Mustafa Armağan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mustafa Armağan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Şubat 2016 Perşembe | By: YeniAy M.

Yavuz Sultan Selim Han



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.


"Yavuz Selim Han'ı bir de bu şekilde okuyun."

KÜNYE

Yazar: Mustafa Armağan
Yayıncı: Timaş Yayınları
Sayfa: 304
Baskı Yılı: 2014

Dokuzuncu Osmanlı padişahı olarak 1512 yılında tahta geçen ve 8 yıllık hükümdarlığı süresince Osmanlı Devleti’ni maddi ve manevi olarak asırlarca ayakta tutacak sağlıklı bir bünyenin temellerini maharetle döşeyen Yavuz Sultan Selim’i hiç böyle okumadınız! Fatih’in kalem ve kılıç örsünde dövdüğü, Bayezid’in sabır ateşinde şekillendirdiği bu “altın zincir”in halkaları nihayet Yavuz’un usta ellerinde titizlikle işlenmiştir. Mustafa Armağan, Osmanlı’yı yeniden kuran sıra dışı sultan, zamanın İskender’i, şarkın fatihi Yavuz Sultan Selim’in hayatını, bilinmeyen yönleriyleYavuz Sultan Selim Han kitabında anlatıyor.
* 40 bin Alevi’yi kesti mi?
* Portekizlilerin Peygamber Efendimiz’in mezarını kaçırma girişimine nasıl dur dedi?
* Hilafeti devralmadı mı?
* Neden Batı’ya değil de Doğu’ya seferler düzenledi?
* Küpe takar mıydı?
* İnsan olarak nasıl bir padişahtı? Hobileri ve ilgi alanları nelerdi?
* Suriye-Mısır seferlerine dair bilinmeyenler...
* Ders kitaplarında neden yanlış anlatılıyor?
* Okur ve “kitap kurdu” olarak Yavuz’u ne kadar tanıyoruz?
* Kürtler aleyhine söylediği iddia edilen sözlerin gerçeği...
* Can dostu Hasan Can’ın kaleminden Yavuz Sultan Selim!
Kafanızı karıştıran tüm bu soruların cevabı ve daha fazlası Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı,Ufukların Sultanı Fatih Sultan Mehmed kitaplarıyla Osmanlı Padişahları’nı gerçek yönleriyle okurlarına sunan Mustafa Armağan’ın Yavuz Sultan Selim Han kitabında…
Okulda tarih derslerini aldığımızdan beri ağırlık olarak üzerinde durulan padişahlar Fatih ve Kanuni olmuştur. Bunun dışındaki padişahların ismi ya pek geçmez ya da şöyle bir bahsedilir, üzerinde durulmadan geçilir gidilir. Kaldı ki bahsi geçenlerin de sadece savaş becerileri anlatılır, sanki tarih ve şahıslar savaşlardan ibaretmiş gibi! Hali ile biz ne ecdadımızı adam gibi tanıdık ne de geçmiş devletlerimizi, kültürümüzü. Ortada ciddi bir kasıt olduğunu da düşünüyorum! (İnsan okullarda hiç mi Türk-İslam / Türk Sanat-Kültür tarihi öğretmez? Tarih değil mi bu? )

Mustafa Armağan takip ettiğim ender tarihçilerden biridir. Daha önce 'Avrupa'nın 50 Büyük Yalanı' ve 'Büyük Osmanlı Projesi' gibi nadide eserlerini okuma imkanım olmuştu. Hepsi de oldukça bilgilendirici ve aydınlatıcıydı zannımca.(Ayrıca Derin Tarih isimli harika bir tarih dergisi de çıkartmaktadır; her ay alırım, tavsiye ederim.) Kendisinin Yavuz Sultan Selim Han hakkında yazdığı kitabı görünce de hali ile oldukça meraklandım ve okumak için tutuştum. Kitabı yavaş yavaş, hazmederek, sindirerek okudum ve bitti.

Yavuz Sultan Selim Han çoğumuzun yanlış tanıdığı veya hiç tanımadığı sır dolu bir padişah portresi çizmiştir bunca zaman. Mustafa Hocam da yazdığı kitapla bu portreyi daha bir belirginleştirmiş ve bize ciddi bir resim ortaya çıkartmış, sağ olsun. Zaten sevdiğim padişahlardan biriydi, şimdi çok daha sevdim kendisini. Fatih'in torunu olarak bu sıfatı cidden hak etmiş bir şahıs olduğunu kitabı okuyunca görüyoruz. Ayrıca böyle bir padişahın 8 yılda yaptıklarını görünce, eğer bir 8 yıl daha yaşasaydı, kim bilir neler yapacaktı? sorusunu kendimize sormadan edemiyoruz.

Kitapta, Yavuz'un şehzadelik döneminden vefat ettiği döneme kadar yaşadıkları, yaptıkları ayrıntı ile gözler önüne serilmiş. Gerçi yazara göre bu yazılıp çizilenler deryada bir su damlası ama olsun, kafamda Yavuz konusunda ciddi bilgiler birikti, kendisini tanıyormuş gibi hissetmeye başladım. Kitabın içeriğinde Yavuz'un aldığı kararların arka planına da değinildiği için; örneğin gerek Safevilere gerekse Memluklara sefer kararı almasındaki siyasi ve zaruri nedenler, daha sağlıklı ve verimli bir kitap ortaya çıkartmış yazar. Ayrıca Yavuz'un olaylar karşısındaki tutumu ve hareketlerini örnek aldığımı söylemek isterim. Hem kendisi de benim gibi bir kitap kurdu olduğu ve süse meraklı olmadığı için, ortak bir yönümüzün olmasına ayriyeten çok sevindim. :)

Yazarımız kitapta yukarıda bahsi geçen sorulara ve daha fazlasına cevap verdiği için Yavuz konusunda oldukça tatmin edici bir eser var karşımızda. Eğer bu sırlı padişahı merak ediyor ve daha yakından tanımak istiyor iseniz, kesinlikle bu kitabı edinmenizi tavsiye ederim.

Yazarımıza tekrar ve tekrar teşekkür eder ve darısı diğer padişahların da başına derim.



(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)


12 Haziran 2015 Cuma | By: YeniAy M.

Büyük Osmanlı Projesi



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

"Hatırla onu! Hatırla Kendini!"

KÜNYE


Yazar: Mustafa Armağan
Yayıncı: Timaş Yayınları
Sayfa: 304
Baskı Yılı: 2014

Kitabı aldığımda, yazarın, kitabın ismine bakarak günümüz üzerinden bir iç-dış politika geliştirdiğini zannetmiştim. Benim gibi düşünen varsa bilsin ki aslında öyle değil, tam olarak değil. Mustafa Armağan, bize, unuttuğumuz/unutturulan ecdadımız-tarihimiz olan Osmanlı'nın bilinmeyenlerini, anlatılmayanlarını yazarak, tarihi şuurumuzu uyandırmaya çalışıyor. Nitekim kitapta bunun ne denli önemli olduğuna dikkat çekiyor ki göreceksiniz; biz unutmuş/unutturmuş olabilirler ama onlar hatırlıyor ve bu korku ile üzerimize geldikçe geliyorlar; ayağımıza ve ellerimize prangalar takıyorlar. Onların en büyük korkusu bu prangalardan kurtulup, yeniden ayağa kalkmamız!

Muhakkak ki kitapta anlatılan şeyler, tarihimizin- ECDADIMIZIN bilinmeyenlerinin-anlatılmayanlarının tamamını kapsamıyor. Fakat bu kadarı bile bizi uyarmaya yetecek, gururlandıracak ve yeniden hatırlamamızın ne kadar önemli olduğunu hatırlatacak cinsten!

Geleneğim üzerine kitaptan birkaç önemli kısmı sizinle paylaşacağım.

Yazar, sürekli okutulan tarihe göre Osmanlı'nın gerileyip gerilemediğini, sorguluyor. Bunu anlatan bazı tarihçilerimizin(!) bunu dillendirme şekli ve Osmanlıya aşağı bakış açısı da ayrı bir kondur. Şahsi fikrim, bir ülkenin yıkılması için illa ki bir gerileme sürecinden geçmiş olması gerekiyor ama yazara göre bu durum her zaman bu şekilde evrilmemektedir. Kaldı ki gerileme sürecinin başlangıcı komiktir; Sultan Süleyman'dan sonra Osmanlı'nın gerilemeye başladığı anlatılmıştır. İyi de ondan itibaren yıkılışına kadar 3,5 asır geçmiştir; yani 357 yıl gibi bir süre. Nasıl bir gerileme ki bu 357 yıl boyunca sürmüş, Osmanlı dayanmıştır? Bu mucizenin sırrı nedir? Bize de söylesinler zira 2020 yılına gelindiğinde bir çok ülkenin çöküp yıkılacağını söyleyen uzmanlar var.

Yazar, Ortaçağ'dan Yeniçağ'a geçişi de sorgulamakta hatta bizatihi Ortaçağ kavramına bugün yüklenen anlamı deşmektedir. Bu konuya başka pir dediğimiz tarihçilerden de duymuştum. Osmanlı-Müslüman alemi hiç ortaçağ(günümüz anlamı ile) yaşamış mıydı ki yeniçağa girmiş olsun İstanbul'un fethiyle? Buna delalet yani işaret eden bir veri yoktur! Yani Türkler-Müslümanlar(Osmanlı) hiçbir şekilde ortaçağ döneminde yaşamamıştır. Kaldı ki batı için o dönemlerde ortaçağ kavramı günümüzden de çok farklı bir manadadır. Kısaca özetlersek; ortaçağ, din adamlarına göre, bir kısmı gerçekleşmiş fakat henüz kemal noktasına ulaşmamamış(bitmemiş) bir projenin 'orta'sını ifade etmektedir. Yani bugünün eski ABD başkanı Bush'un defalarca dillendirdiği gibi 'Yeni Dünya Düzeni' projesi gibi veya aynı proje olduğunu düşünmekte beis(sakınca) görmüyorum.

Avrupa'nın Kanuni Korkusu isimli başlıkta hayli bir ilginç. Başlığı bir çeşit deyim gibi görebilirsiniz. Kanuni'nin zamanındaki gücü ve Avrupa'ya kök söktürmesi üzerinde bıraktığı izin etkileri bugün Türk korkusu olarak devam etmektedir... Ayrıca kapitülasyonlar konusunda çok bilinen bir yanlışa açıklık getiriyor; Kanuninin kapitilasyonlar ile ülkeye zarar verdiği izlenimi(ben dahil) bir çok vatandaşın zihninde yer edinmiştir. Lakin Kapitülasyonlar, Osmanlı'ya 19. yüzyılda bela olmaya başlamıştır, öncesinde değil. O zamana kadar kar getiren, lehimize olan bir ticari anlaşmaydı. Eh, bir insanın 300 yıl sonrasını görmesini bekleyemeyiz, değil mi?

Bu bilgiler, kısa ve öz şekilde çerezlik olarak size sunulmuştur. Detaylarını ve daha fazlasını kitabı edinerek öğrenebilirsiniz ki almanızda yarar olduğunu söylemem gerekir. :)

Puan: 10/9

Kitap Fiyatı: 16 TL