uzaylı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzaylı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Ekim 2014 Çarşamba | By: YeniAy M.

Direniş






UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

İNSANLIK VE LUXENLER ARASINDAKİ SAVAŞTA ARUMLARIN TARAFI NE OLACAK?

Vay canına! Köken kitabını okuduktan sonra ne kadar zaman geçti hatırımda değil, inanın! Sanırım aşağı yukarı bir sene olmuş! Eh, elbette ki Lux serisinin yeni kitabını sürekli gözleyenlerdendim. Fakat, ne yalan söyleyeyim, öyle internette ne zaman çıkacak diye özel bir takibim de olmadı. İnanın bana bu şekilde yapmak daha iyi olabiliyor, aksi halde sabırsızlıktan çatlar durursunuz. Elbette, bu kitap gündeliğini açmama vesile olan bu inanılmaz, harika serinin bitmesi çok üzücü. Yine de her güzel şeyin sonu vardır. Böylece yeni güzelliklere yelken açabilelim. ;)

Gelelim kitabımızın tanımına ve bol bol SPOILER dediğimiz OYUNBOZAN BİLGİLER'e! Biliyorsunuz, benim huyum böyledir. Ne var ne yok her şeyi yazarım. Tabii ki de ufak tefek ayrıntıları yazmamaya özen gösteriyorum. Tamam, tamam, bundan böyle çok daha az oyunbozan koyarak yazacağım tanıtımları. Haklısınız, sonra zevki kaçıyor, değil mi? ;) Ama bu, serilerin ilk kitaplar için geçerli olacak, şimdilik! :D :D :D

Bizim D kardeşleri ve Katy'i bir evde, saklanırken bırakmıştık. Hatırlarsanız eğer bir gece ansızın Luxenler gelmişti. D kardeşler, kendilerinden geçmiş bir şekilde yeni gelen Luxenlerin yanına koşmuşlar ve bizim Katy ile hamile Beth'i, Archer ve Luc ile baş başa bırakmış durumdalar. Katy ve Bethy, son derece sıkıntılı durumda. Zira uzunca süredir sevdiklerinden haber alamıyorlar. Hamile kızımızın da durumu çok belirsiz diyebiliriz. Yani, sonuçta hiç biri melez hamileliği konusunda uzman değil. Melezler hasta olmaz ama bu kız olağan hamile kadınların tüm belirtilerini gösteriyor; kusmak ve mide bulantısı gibi. Bu bir insan için olağan, ama melez için de öyle mi?

Katy, herkesin bildiği ama kendisinin bilmediği bu hamilelik konusunu ve hamile kızımızın kötü durumunu görünce gerekli bazı şeylerin alınması gerektiği konusunda kökenleri ikna edip, Arhcer ile markete gidiyorlar. Lakin, elbette, daha malzemeleri alamadan onlarca Luxen, markete dalıyor ve herkesi öldürüyor. Dahası DNA'ları olağandışı bir hızla asimile ederek insan formlarına kavuşuyorlar. Böyle yaptıkları her insan ölüyor. Archer, Katy'i de alıp kaçmak istese de Katy, Daemon'ı hissedince geri döner ve onu görür. Ama o, bir anda gözden kaybolur. Katy, Dawson ile burun buruna gelir ve onun tarafından kaynak ile vurularak kaçırılır. Aslında bunu yapmasa idi başka bir Luxen onu öldürecektir. Ve biliyoruz ki melezler ölür ise onu mutasyona uğratan Luxen de ölür!

Katy, kendine geldiğinde Daemon, Dawson ve Dee'nin kötü muamelesi ve düzinelerce Luxen'in soğukluğu ile yüz yüze gelmek zorunda kalır. Yine de bu kız, onlar için yenidir ve Daemon ile bağ yüzünden, komutanları, kızın, şimdilik, yaşamasına izin verir. Sadi ismindeki, Daemon'ın Sadist dediği, dişi bir Luxen de, sürekli onun ve Daemon'ın etrafında dolaşmaktadır. D kardeşler, ellerinde olmadan buraya gelmişlerdir, ama aslında fırsatını bulup gitmek niyetindedirler. Fakat Dee bir sorundur. Çünkü o, kendisini onlara kaptırmış, onlarla aşırı bir bağlantı kurmuştur. Aslında bu, Luxenlere has bir durumdur. Direniş zordur. Fakat Daemon ve Dawson gibi, insanlarla özel bağı olan, Luxenler bu direnişi sergileyebilmektedirler.

Komutanları, D kardeşlere inanmış gibi görünse de aslında inanmamıştır ve kendi tertibi vardır. Oğlanların sakladıklarını, özellikle de Katy geldikten sonra, öğrenmeyi başaran Sadi, tüm bilgisini anlatmış, onları tertipleri için kullanma kararı almışlardır. Fakat Katy, hepsini uyarmayı başardıklarında çatışmaya girerler ama özel askeri timler gelince, aleyhlerine olan durum lehlerine çevrilir. Hepsi de AMETİS gözlülerdir, yani KÖKEN ASKERLER. Nancy'yi hatırlarsanız eğer, bizimkilere karşı büyük kin ve öfke içinde olduğunu tahmin ederiniz. Ne de köken kitabının sonlarında pek de hoş ayrılmamışlardı.

Askeri üsse gittiklerinde onları Luc ve Archer karşılar. Las Vegas'da olanlardan sonra üst yetkililer Diadolos'a ve deneylerine son verir. Yüksek rütbeli bir asker, onlara koruma sözü verir. Nancy ise Luc'un ellerindedir, zira köken bebeklerin yok edilmesi emredildiği halde bunu yapmamış, saklamıştır. Luc da çocukların nerede tutulduğunu öğrenmiş, onları yok etmekle tehdit ettiği için Nancy, Luc ne derse yapar olmuştur.

Hükümetin bir tertibi vardır. Özel bir bomba ile, Luxenlerin işgal ettikleri şehirleri, onlardan temizleyebilecektir. Fakat şöyle bir sorun vardır. Luxenler ile birlikte tüm köken ve melezler de ölçektir. Ayrıca kalp hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerde. Elektrik gibi ihtiyaçlar onlarca yıl karşılanamayacak, ilkel çağlara geri döndüreceklerdir. Yan etkiler, devletleri için yıkıcı, masumlar için ölümcül olacağı için, Katy ve diğerleri başka bir tertip yaparlar; Arumlar!

Arumlar, Luxenler ile nasıl savaşacaklarını çok iyi bilmektedir ve sayıları dünya da binlerle ifade edilmektedir. Fakat dünyaya gelen Luxenler bu bilgiye vakıf değillerdir. Varlıklarını bildikleri Arumlar ile nasıl savaşacaklarını bilmediklerinden dezavantajlı durumdadırlar. Fakat bir sorun vardır, Arumlar nerede? İstila başladığından beri hepsi ortalıktan kaybolmuştur. Luc, Hunter isimli bir Arum ile bağlantıya geçerek Katy, Daemon ve Archer'ın liderlerine gitmesini sağlar.

Arum liderlerini ikna etmek? Luxenler ile savaşmak? Dee'yi Luxenlerin içinden çıkartıp yeniden kazanmak? Hamile Beth? Luxenlere yardım eden Kökenler? Bir sürü sorun, yapılması gereken bir sürü iş! Bizimkiler DİRENİŞ ile hikayeye noktayı koyuyor ama sonunda kendi mutlu sonlarını yazmaya devam edebilecekler mi? İşte, hepsini Lux serisinin bu son kitabı ile öğreneceksiniz.
Jennifer L. Armentrout, sen harika bir yazarsın! Bize, böyle güzel bir seri yazdığın için teşekkür ederiz! Seviliyorsun! :)

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Öncelikle söylemem gerekir ki kitabı bitirdiğimde, bazı ayrıntıların öylesine geçiştirildiğini düşündüm. Örneğin, Köken kitabında Luc, adamlardan serumu almak için büyük risklere girdi. Neden? Bir insan kızın hayatını kurtarmak için mi? Kızın durumu ile ilgili kitabın sonunda şöyle bir bilgi verip geçmiş. Belki olay, Luc'u konuya dahil edip, desteğini bizimkilere sağlaması içindi ama zayıf bir durum olmamış mı böyle geçiştirip, önemsiz bir şeymiş gibi yazmak? Sanki, yazar, önce başka bir şey düşünmüş de kitabı yazarken fikrinden cayıp böyle küçük bir bilgi ile açıklama getirip, mantıksızlıktan kaçınmış gibi. Ama olmamış işte!
Hunter, aynı düşündüğüm gibi, bu kitapta bizlere katıldı. Sevindim. :) Luc ile ilgili de bağımsız bir roman bekliyorum, aynı Hunter gibi. Çünkü bu oğlanın yaşamı hakkında o kadar çok az bilgi ve kopukluk var ki! Örneğin, üsten nasıl kaçtı? Archer ile nasıl tanıştı etti falan?( Archer ikinci nesil köken olduğu için, onu kaçıran belki o dur.) Kitabın sonunda 11 aylık bir süre geçiyor, ve o da yeniden ortaya çıkıyor ama neler yaptı etti muamma? Sanırım yazar, onun hakkında bir şey yazacak, yoksa niye sır yapsın oğlanı kitaplarında? :) Bekleriz, bekler! ;)

Bu arada Blake ölmemiştir diye düşünüyordum, ölmüş be! Çıkmadı burada karşımıza. :D Ve maalesef, Beth'in durumu Katy'de tekrar etmedi, tüh be! Neyse :)

He, diğer kitaplarda olduğu gibi kahkahalara boğulmadım ama bir iki güldüğüm nokta oldu. Olsun abla, bu da iyi. :)

Sormadan geçemem! Kitap da Katy'e, gündeliğinde tanıtması için yayıncıların kitap gönderdiğini okuduk. Nerede böyle bir dünya? Bize de göndersenize! Nasıl da imrendim, bilebilirsiniz! ;)
Kitap Okuma Önerisi:  Serinin son kitabı, siz bilirsiniz. :)

Puan: 10/9
Kitap Fiyatı: 22
KARAKTERLER




 Lotho. Arumların lideri. Tam bir zır deli. Bedeninde opal işlenmiş bir şekilde geziyor. Gerçekten de son derece, ama son derece, güçlü bir Arum. Daemon bile, onunla savaşmaya kalksa, işlerin çok çirkin bir duruma gireceğini kabul ediyor. Hem de sadece küçük bir güç gösterisinden sonra! Tüm Arumlar bu adamın ağzına bakıyor, çok sadıklar. (Lee Pace geldi aklıma hemen! Gayet güzel! :) )


Sadi. Roland isimli komutan Luxenlinin sağ kolu. Daemon için onun ismi Sadist. Zira gerçekten de ismine göre hareket ediyor. Ömrü uzun olmayacak ama nefret edeceğiniz bir karakter olacak. Ama söylemedi demeyin, göründüğü kişi değil! ;)

13 Kasım 2013 Çarşamba | By: YeniAy M.

Köken (Origin)






UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

D kardeşler ve Katy yakın bir zamanda seçim yapmak zorunda kalacaklar. Ama açıkçası Luxen mi yoksa Daidolos mu deseler,  insanlık derim. Çünkü iki tarafta da masum değil. Masum olan insanlık.



Lux serisinin 4.kitabı olan "Köken" Kasım'ın ilk haftası raflarda yerini aldı(benim elime geçmesi için ise mağazaya gelmesini beklemek zorunda kaldım bir hafta). Ve biz, hayranları olarak şimdiden 5.kitabı iple çekiyoruz. Kitabı bitirmem 24 saati aldı (arada uyuduk elbette :D ).

"Opal" kitabında, Katy'i Diadolos'un eline düşmüş halde bıraktık. Daemon ise delice bir şey yapıp, Katy'yi şuursuzca kurtarma hareketine girmemesi için çığırından çıkmış Luxenleri kapattıkları bir kulübede tutulmaktadır. Ama Ash'in yardımı sayesinde kaçan Daemon doğruca, kendilerine ihanet eden tek kişinin Blake olmadığından şüphelenmiş şekilde, melez ergen Luc'un kulübüne gider. Görünüşe göre süper zeki ve tehlikeli olan Luc sadece Luxenler ile değil "Hunter" gibi Arumlar ile de iş yapmaktadır ama Luc'un ihanet ile ilgisi yoktur. Ama bir teklifi vardır. Luc, Diadolos'un elinde olan bir ilacı istemektedir. Eğer o ilacı ona getirirse, bağlantıları sayesinde onu ve Katy'yi nerede olursa olsun çıkartabileceğini söyler. Zaten adam akıllı bir tertibi olmayan Daemon için yapacak başka bir şey de yoktur. Teslim olacak, Katy'nin yanına götürülecek ve ilacı bulup, Luc'un casusları sayesinde oradan çıkıp, kurtulacaklardır. Damon Weather Dağına gidip Nancy'e teslim olur.

Diğer yandan ise Katy bazı gerçekler ile başa çıkmak zorundadır. Daha doğrusu kendisine anlatılanların gerçek mi yoksa yalan mı olduğu ile... Çünkü Dawson ve Beth'e yaptıklarına bakılırsa Daidalos hiç de masum ve iyi niyetli değildir. Zaten bir de kendisine yaptıklarına ve onu yapmaya zorladıkları şeyler de pek güzel sayılmazdı. Katy mutasyona kusursuz bir şekilde cevap vermiş ender örneklerden biri olduğu için bir asker ve hekim olan Dasher için çok değerlidir. Zaten onu dönüştüren Luxen de çok güçlü olduğu için Nancy için önem arz etmekteydi.

Dasher ona Luxenlerin sandığı kadar iyi olmadıklarını, Arumlar ile savaşın başlama sebebinin Luxenlerin varlığı olduğunu ve de Dünyayı ele geçirmek isteyen 9bin Luxenin hazırda beklediğini de ekler. Dahası uzaya dağılmış Luxenlere haber gönderdikleri anda istila için binlercesi gelecektir Diadalos'da bu ve buna benzer çeşitli durumlar hakkında araştırmalar yapmakta, önlemler almaktadır. Terörist bir Luxenle tanışana kadar, Katy hiçbirine doğruluk ihtimali vermez. Dasher onu stres sınavlarına tabi tutar ama hiçbir meleze zarar vermek istemeyen Katy karşılık vermez ve bunun sonucunda da eğitilmiş melezler tarafından dövülür. Tüm bunların karşısında kendisine iyi davranmaya yakın olan tek kişi ise Archer isminde bir askerdir.

Daemon, Katy'yi görme karşılığında her istediklerini yapacağını söylediği için Nancy oğlanı 51.bölgeye getirir ve onu hemen kızın yanındaki hücreye koyar. Ama şüphe çekici bir durum vardır. Ortak banyo paylaşıyorlardır. Buna yapmalarının sebebini de sonra anlarlar. B bölgesinde "Köken" dedikleri luxen ve melezden doğmuş çocuklar vardır. Bunlar son derece zeki ve güçlüdürler. Mükemmel mutasyonları yüzünden ikisinin de birlikte olup, çocuk yapabilecekleri ihtimaline karşı ortak bir alan sağlamışlar ve oraya kamera koymamışlardır. Elbette bu fikir çok rahatsız edici gelir. Zira Micah isimli karşılaştıkları köken çocuk ürkütücü derecede zeki ve güçlüdür. Ama ellerinde yüz tane kadar bu çocuklardan vardır.

Daemon'ın iyileştirme yeteneğini görmek için Katy'ye akıl almaz yaralar açarlar. Dahası başka insanları da mutasyona uğratması için uğraşırlar. Bunlara da Promethous dedikleri bir ilaç veriyorlardır. Ama etkisi iyi olmaz. Ayrıca bu, Luc'un istediği şeydir de. Archer hakkında da bir gerçek açıklanır. Kendisi de bir kökendir. Ama ilk nesillerden olduğu için o 5 yaşlarındaki kökenler kadar güçlü değildir. Zira onlara da bu ilaçtan verilmiştir.  Bu sırada anlarız ki kökenler düşünce okuyabilmekte ve Archer da Luc'un (gözlerdeki benzer bir özelliği görünce Luc'un da köken olduğu anlaşılır.) içeride ki casusudur. O da bu yerden kaçıp gitmek istemektedir. Nitekim köken çocuklardan birinin yardım teklifi ile bir tertip düzenlerler ve Katy ilacı almayıp başarıp, kökenleri serbest bırakıp, kargaşadan yararlanarak Archer sayesinde kaçarlar.

Saklandıkları bir motelde Archer ile buluşan Daemon ve Katy, yanında Luc ve Paris'i de getirdiğini görmüştür. Luc ilacı alır, onlara da süprizi vardır. Las Vegas'a giderler ve orada ailesi ile buluşurlar. Onu kurtarmak için uğraşmışlar ve ilk önce Luc'un peşine düşmüşlerdir. Matthew'un bir arkadaşının evidir. Bazı noktaları geçiyorum ki eğlenceli ve sürpriz olsun. :P

Dee Archer'dan hoşlanmış gibidir. Bizim asker de ondan. Hatta yeminle ben o kısımları okumadan önce hayal ettiğim bir sahne vardı. Aynen gerçek oldu. Ahahhaha. Demek yazar ile aynı kafada ilerliyoruz. Ah bu arada yukarıda yazmayı unuttum. Bizim Kat, motivasyon olup dövüşsün diye Blake karşısına çıktı. Baya da gıcık oluyor zaten, biliyorsunuz. Evet, oğlan orada idi. Aslında hiç kaçma ihtiyacı yokmuş sevdiği kızın. Dahası Blake bizim Kat tarafından öldürüldü. Evet, ya! Atlamışım işte. Önemli değil. Açıkçası bence yazar onu öldürmedi. Öyleymiş gibi gösterdi ki Archer bile onu öldü sanıyor ve herkes herkese öyle dedi. Ama madem yazar ile kafam aynı işliyor, yazın kenara bu oğlan ölmedi! Ayrıca Matt aynen şüphe ettiğim gibi çıktı. İnan birindi kitaptan beri şüphe ediyordum. Ahan da yazarla aynı kafada çıktığım bir yer daha ve kitabın sonlarına doğru "tahmin ettiğim" bir şey daha ortaya çıktı ve ben inanıyorum ki benzer bir şeyi 5.kitapda da göreceğiz. :P

Bizimkiler baskına uğrarlar(ihanet yüzünden) ve kaçarlar elbette ama kaçmak için de kendilerini insanlara karşı açığa çıkartırlar. Elbette bu pek iyi sonuçlanmaz. Daidalos karşı saldırıya geçer. Sonuç ise; Ash, Andrew ve Paris ölür. Aslında yazar haklı. Artık onlar bu saatten sonra yük olurlar. Çünkü işler kızıştı ve Daidalos da haklı çıkmıştır. Uzaya dağılmış Luxenler gelmeye başlarlar. Artık savaş başlayacaktır. Kim hangi tarafta olacak ve savaşın gidişatını göreceğiz. Bu üç karakteri ise bu kargaşa da bir yerlere sokuşturup sürekli varlıklarını belirtmeye çalışması çok yorucu olacaktır. Onlar önemli karakterler değiller zira.

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Yazarımız o güzel anlatımına ve beni güldürmeyi başarmaya devam ediyor, tebrikler! Nasıl başarıyorsun bunu? :) Kadına hasta oldum yani, neredeyse! Sevdim seni Jennifer abla!

Kitap doyurucu, sıkıcı tek nokta ise Daemon'ın bitmek bilmez "pişmanım, suçluluk duyuyorum" kısmını her fırsatta kitabın her noktasına işlemeye çalışması. Biraz fazla kaçmış. Bunun dışında genel olarak her şey tahmin edilebilir şekilde(en azından benim için) ilerlese de kitap beni sıkmadı ve hızlıca bitirebildim. Bu kitap da beklediğimi bir başkasının başına getirdi ama eminim 5.kitap da istediğimi alacağım! :P

DİPÇE: Bu sefer kitap kapağını beğenmedim.

Kitap Okuma Önerisi:  Almamak olmaz.

Puan: 10/9 (Bahsettiğim olumsuz durum için kitabın puanını 1 basamak düşürmek zorundayım.)


Kitap Fiyatı: 21


KARAKTERLER



Archer. 20'lerin başı-ortası arası diyelim. Uzun boylu, iri yarı, hoş mavi gözleri olan yakışıklı ve acayippppp seksiiiiii(Dee öyle diyor.) köken asker. Daidalos'un elinde olduğu süre zarfında elinden geldiğince Kat'e yardım etti. Luc'un 51.bölgedeki casusu. Kendine ait bir yaşam istiyor. Bu yüzden de bizimkilere kaçmasında yardım etti. Dee bu oğlanı görünce hasta oldu(ki Dee'yi kendim olarak hayal edip, aşkım Ewan'i ekledim Archer olarak. Gerçi benimkisi 40 yaşında ama olsun. :D ).


Luc. 15 yaşındaki ergen köken çocuk. Her köken gibi zeki ve tehlikeli. Yakışıklı bir çocuk olarak tanımlanıyor. Hükümetin elinden kaçmayı başarıp, kendine bir hayat kurar ve açtığı clupden baya para kazanır. Sürekli kafasında bir şeyler var bu oğlanın. Bizimkilere oradan getirmelerini istedikleri bir ilaç karşılığında kaçmaya yardım sözü veriyor. Bu kitap da bolca göreceğiz ve inanıyorum ki 5.kitap da daha fazla bilgi edineceğiniz bu oğlan hakkında. Örneği o ilaç ile ne yapacak? Amacı nedir? gibi.... :)



19 Ağustos 2013 Pazartesi | By: YeniAy M.

Opal




UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

Sanırım kalbim duracak! Katy böyle diyor ama ben de diyorum ki ya kardeşim öyle bir yerde bitti ki kitap!

Opal, Obsidiyen ve Oniks sonrası, Lux serisinin üçüncü kitabı! Bir hafta da bu serinin 3 kitabını, artı Lestat kitabını bitirdim. Okuyacak daha çok kitap var ama şu an, bu kitap gündeliğini açmama sebep olan bu serinin son kitabının çevrilmesini beklemek adama koyuyor! Neyse.
İkinci kitap da Adam'ın ölümü ve Blake'in serbest bırakılıp, Kat'in bu oğlanın amcasını öldürmesinden ve evet bir de annesinin sevgilisinin, yani Will'in casus çıkmasının ardından bir kaç gün sonrasında gözlerimizi açıyoruz. Gerçekten uyanıyoruz. :)  Ah! Elbette bir de yakışıklımızın ikizi yakışıklı Dawson da var. Kat gözlerini açar açmaz neden Dawson'ın onun odasına gelme gereği duyduğunu söylemek isteyen var mı? Aman. Kötü niyetli olmayın sakın. Oğlan zor günlerden geçiyor yani. D ve A kardeşler (Dawson-Daemon- Dee ve Adem-Andrew-Ash) Dawson'ın delice bir şey yapıp, Beth'i kurtarmak için SD'ye saldırmasına engel olmaya çalışırlarken Blake geri geliyor. Zaten hiç gitmemiş ki!
Blake bir teklif getiriyor: "Chirs'i kurtarmama yardım edin, ben de size Beth'i kurtarmanız için onun nerede olduğunu söyleyeyim. Dahası tesise girmenizi sağlayım!" İkisinin de aynı yerde tutulduğunu söylememe gerek yoktur? Bizimkiler elbette ona güvenmiyorlar ama ya Beth'i kurtaracaklar ya da Dawson kendini kaybedip, tek başına kurtarmaya gidecek. Anlayacağınız yapacakları pek bir şey kalmadı. İçeri girmelerini sağlayacak şifreler ise kendileri gibi melez olan Luc isminde bir oğlanda ve ona ileride bir iyilik karşılığından (4.kitapta bu iyiliği göreceğiz gibi geliyor.) şifreleri vermeyi kabul ediyorlar. Dahası kamera ve benzeri güvenlik düzeneklerini de 15 dk için kapatacaklar.
Gel zaman git zaman, will geri dönecek mi dönmeyecek mi? Annesine söylese mi söylemese mi? Arumlar ne yapıyorlar gibi gibi gibi sorular eşliğinde ki şu anki dertleri göz önüne alınca pek öncelikli değiller,  tesise girme tertiplerini yapıyorlar. Blake güvenilmez bir oğlan olduğu için son dakikaya kadar onlara kazık atılma olasılıklarından endişelenmelerine hak veriyorum doğrusu. Blake her daim söylediğinden fazlasını bildiğini gösterdi bize değil mi? Ayrıca kafasında hep başka tertipler var ve ben, onların ne olduğunu gerçekten merak ediyorum. Örneğin, Arumlar ile ilişkileri neydi? Veya SD Arumlar ile mi çalışır olmuşlardı? Neden?
Bu sırada Simon'a neler olmuş bunu da göreceğiz. Gerçi, kimin umurunda ki? Yalnız beklenmeyen bir ölüm Kat'i, beklenmeyen bir durum ise Daemon'ı bu kitapta mahvedecek. Will ise beklenmedik bir anda geri dönecek. Sizce mutasyon işe yaramış mıdır?
Blake döndüğünde, A kardeşlerin içinden katil çıkmasını beklerken Dee'in içinde böyle bir şey çıktı. A kardeşler ise hala Kat'e karşı pislik gibi davransalar da o kadar da kötü değiller herhalde dedirtiyor insana. Dee ise Adam'ın durumunu ancak kitabın sonlarına doğru kabullenecek ama Kat ile aralarındaki ilişki kolay kolay düzeleceğe benzemiyor. Ah, sonunda iki kitap boyunca beklediğiniz şeyi bu kitapta göreceksiniz. ( ;) ) Yazarın yerinde olsa idim, hem heyecan hem ilginçlik vs. katmak adına bir sonraki kitapta Kat'e bir hediye verirdim! :P He, bu arada, Kat'in annesi Daemon'a tutuldu herhalde. Acaba bu yüzden mi oda ve kapı kuralı koydu Kat'e? :D
Kitap hakkındaki genel görüşüm: İlk kitaptaki Katy ve Daemon arasındaki iniş çıkışlı, kovalama-kovalama, kaçış-kaçış durumu benim için çok daha heyecan vericiydi. Galiba bu tarz "ret" ilişkilerinden zevk alıyorum ama öyle ya da böyle bu iki aşığın kavuşması şart, değil mi? Neyse. Hareketi az inmiş gibi geldi ama yine de önceki kitaplar gibi başarılı buldum ama gelin görün ki aralarındaki "senin başına bir şey gelsin istemiyorum, kal, gitme, yapma, etme." konuşmaları bir zaman sonra adamı bayıyor. Tamam, Daemon son derece korumacı hatta fazla korumacı bir kişilik ve yazarın da bunu yansıtması gerekiyor ama gene de insanı bayıyor. Ayrıca sürekli yakınlaştırıp, geri çektirmesi de bir noktadan sonra bayıyor. Yani, her fırsatta yiyiştirme be kadın şunları! Tahminen okuyucu "acaba?!" desin diye ama her defasında hüsranla sonuçlanınca "ama başlayacağım şimdi ha!" diyorsunuz. Bu iki durum benim için olumsuz kitap için. Ama kitaptaki konuşmalar beni hala güldürmeyi başarıyor ki bu da kitabın dili ve akışkanlığı gibi çok büyük bir artı. Ağabeyim bile dün gece "insan kitap okurken güler mi be" dedi bana! :D
Kitap Okuma Önerisi:  Almayıp ne yapacaksınız? Mecburrrrrrr!

Puan: 10/9 (bu iki olumsuz durum için kitabın puanını 1 basamak düşürmek zorundayım.)


Kitap Fiyatı: 22

Heyecan yapın diye şöyle bir resim koyayım dedim. Kat için seçtikleri kitap mankeninden hoşlanmadım ben. Kusura bakmasın kız ama gözleri masum bakmıyor. Benim için her daim öyle bakmak zorundalar. Ama Daemon için seçtikleri oğlana lafım yok! :)


DİĞER KARAKTERLER


Matthew Garrison, 20'lerin sonu, 30'ların başlarında, açık kahverengi saçlı Luxenli. Hem Luxenlerin yetişkin olanlarından hem de bizim A ve D kardeşlerin gayriresmi ebeveyni yani velisi diyelim. Onlardan bu ağabey sorumlu. Kendisi hakkında çok bilgi sahibiyiz diyemem. Kendisi bizimkilerin okulunda biyoloji öğretmeni ve kurallara bağlı biri. Kat ile çok konuşması olduğunu söyleyemem ama ilk başlarda Kat ve Daemon olayına kızsa da sonunda kabullenme başlamış gibi duruyor. Hatta Adam'ın ölümünden sonra Kat'e çok anlayışlı davranıyor ve onunla bu kaybın acısı yaşıyor. Matthew, gezegenlerini ve ailesini-bizim gençlerin aksine- hatırlayan ama bu konuda konuşmayı acı verici olduğu için yanaşmayan bir kişi. Lux gezegeninde iken ailesini tamamen kaybetmiş ve bu yüzden bu çocukları da kendi ailesi gibi görüp, seviyor.(Senden şüphe ettim Mat, kusura bakma! :D ) Bu nedenle kayıpların onun için de çok acı verici olduğunu tahmin etmek zor olmasa gerek. Kendi başına yaşaması üzücü olsa da 18 yaşına gelen Luxenlerin soylarının devamı-özellikle kadınların azlığından kaynaklanan sorundan dolayı- için evlendirilmeleri gelenek olmuşsa da bu yakışıklı şey nasıl olurda evlenmemiş ben onu anlayamadım. Acaba ergenleri denetleyen koruyucuların evlenmeleri bir süre erteleniyor mu ki?

Ash, A kardeşlerin kız olanı. Kendisinin son derece uyuz, Daemon aşığı ve Kat'e uyuzluk yapan, gıcık bir moda delisi kız olması dışında pek bilgi sahibi değiliz. Gerçi üçüncü kitapta daha fazla gördüğümüz bir kız. Daemon konusu yüzünden sürekli Kat ile birbirlerine laf atmaktalar. Aslında kardeşi uyuz Andrew gibi onun da içten içe iyi kalpli olduğuna eminim. Sadece insanlara vs. karşı ön yargılılar. Aslında, Ash'in ki ön yargıdan ziyade kıskançlık ya, neyse.

DİPÇE: Sonunda Daemon nasıl telaffuz edilir öğrendim galiba. Demon ile aynı şekilde diyor Google çevirici amca. Ama şüphem var ya, o zaman neden farklı yazılıyor?


17 Ağustos 2013 Cumartesi | By: YeniAy M.

Oniks



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

Daemon ve Kat, sizi seviyorum! Daemon taş gibisin, evet, evet! :)


Obsidiyen'den sonra ONİKS ile karşınızdayız! Evet, evet, evet! Daemon ve Katy geri döndüler! Ve aralarındaki elektrik ise her zamankinden çok daha yakıcı! :) Yalnız, bu kez başları da büyük belada.

 Obsidiyen sonunda Katy'de garip değişimler olduğunu fark etmişinizdir. Daemon ve Katy arasındaki birleşme (hayır, öyle değil, uzaylı durumundan bahsediyoruz! Ne kadar da kötü niyetlisiniz! :D Önce kitabı okuyunuz lütfen! ) sonucunda Katy'nin bedeninde değişimler meydana geliyor ve sonuç olarak Daemon ile aralarında o kadar da büyük engel kalmıyor(bence). Bu arada bu ismin telaffuzunu hala bilmiyorum, bilen bir desin bana ya!

Yalnız kasabaya yeni bir oğlan geliyor ve oğlanın durumu da aynı Katy'e benziyor! Yalnız bu, çocuğa güvenmek için yeterli mi? SD, kasabaya üşüşüyor ama ilk kitabın başında da gördüğümüz gibi belki de en başından beri oradaydı? ;) Kitabın başından beri arzuladığınız şeyi ben biliyorum! O kısımlara girmeyeceğim. :) Yalnız Katy adamı hasta eder. "Uzaylı bağı şeysi yüzünden" diye diye sürekli Öküz'e duyduğu aşkı inkar ediyor ve açık seçik duygularını söyleyen bizim öküzün duygularının "geçici" olduğunu söylüyor! Çok saçma diyorsunuz okurken ve bir küfür savurup geçiyorsunuz.

Bu arada Katy, öyle birini görüyor ki (yoksa öldüğünü düşündüğümüz kardeş yaşıyor mu? )tüm dengeler alt üst oluyor ve sonunda Daemon'ın tüm amacı ve odaklanması SD'ye oluyor ve evet, öhöm Katy'de var. Yalnız, Katy ve Daemon arasındaki sır, hala diğer Luxenlilerden gizlenmekte ve Arumlar şu an için tehlike değiller veya en azından öyle gözükmekte ama eminim onlar şu an göz ardı edilen tehlikelerden. Üçüncü kitapta olayı göreceğimizi düşünüyorum ama genelde çözüm noktası serinin son kitabında olurlar, bu yüzden dördüncü kitabın çevrilmesini beklemek gerek.

Şu ONİKS işi nedir diye merak ede edede kitabın sonlarında öğreniyoruz sonunda. Kitabın sonunda ise Daemon arzu ettiğie şey/lere kavuşuyor elbette! ;) Katy'nin bir de "WİLL" sorunu var arkadaşlar.  Dee ise sonunda kendine bir erkek arkadaş buluyor. Zaten üreme için yaşı geldiği için bu konuda büyükler tarafından da baskıya uğrıyor ama maalesef bu ilişkinin sonu Dee için de iyi bitmeyecek. Belki ileride Dee! Bazı şeyleri okurken anlıyor veya en azından şüphe ediyorsunuz. Açıkçası bir casus olayı vardı ve ben bir noktada bizim biyolojiciden şüphe eder gibi olsam da şu an temiz görünmekte ve casus başkası çıkmakta. Neyse, Oniks, her zamanki gibi ilgi çekici konusu ile "oku beni! oku beni!" demekte.

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Oniks'de ilk kitabı Obsidiyen kadar başarılı olmuş. Kitap sayesinden bilmediğim taşları da öğreniyorum. Dilin akışkanlığı ilk kitapta olduğu gibi on numara! Konuşmalar ise tam manası ile günümüz gençlerin konuştuğu bir argo ve komik konuşmalarda var. Kendimi gülmekten alıkoyamadım ki bir kitabın beni güldürdüğünü, yakın zamanda hatırlamıyorum. Sonuç olarak başarılı olmuş bir kitap ve üçüncüsüne de en kısa sürede geçiş yapacağım inşallah. Mesela bu gece, İngilizce çalıştıktan sonra. ;)

Kitap Okuma Önerisi:  Obsidiyeni okuyan, bunu da eşek gibi okuyacak arkadaş! Başka şansınız mı var? :)

Puan: 10/10


Kitap Fiyatı: 21

Her kitap eleştirim de başkarakterin temsili resimlerini ekleyip, onları tanıttıklarımı biliyorum ama seri kitaplarda başkarakterlerin tekrar ve tekrar tanıtılmasının bir manası yok. Bu yüzden yan karakterlerden bir iki kişiyi tanıtacağım.



DİĞER KARAKTERLER

Blake Saundres; altın rengi teni, özenle dağıtılmış kahverengi saçları ve kendine güvenen gülüşüyle yakışıklıydı diyor Kat bize. Blake, Daemon için bir çeşit rakip ve tehlike zira kendisi Kat'den hoşlanıyor ve bizim oğlanda sırf sinir olduğundan ismini sürekli yanlış söyleyip duruyor. Oysa Blake bu durumlara gayet iyi tepki veren, kendinden gerçekten de emin ve çekici bir oğlan. Ayrıca son derece girişken de. ;) Blake'in durumu da aynı Kat gibi ama daha derin ve daha gizemli ve sonunda Kat ve Daemon için tehdit olup olmayacağını göreceksiniz.





Adam ve Andrew; bizim tatlı ikizler diyelim veya tatlı/acı ikizler. Çünkü Adam bizim Kat'i sevse ve desteklese de ikizi Andrew bu konuda öküzlük(tek öküz Daemon değil yani) etmekte. Adam ve Dee'nin birlikte olmaları da beklenmekte, söylemeden edemeyeceğim ve bu ikizler, aslen üçüz. Aynı, Dee-Deamon ve Dawson'lar gibi çünkü Luxenler her daim üçüz doğarlar. Bunların üçüzleri de "ASH" isminde sürtük bir kız yani Kat'e öyle davrandığı için ve gerçekten de uyuz şeyler yaptığı için öyle düşünüyorum neyse Andrew da aynı mal gibi. Hatta bu kitapta Kat yüzünden Daemon'dan iyi dayak yiyor! Kitapta bu ikisi hakkında çok bilgi sahibi değiliz maalesef, çünkü malum, bunlar yan karakterler ve genelde de kaderleri az bilgi verilmesidir. Soldaki Andrew, sağdaki Adam diyelim mi? Ay, dejavu yaşadım. Bu teenwolf ikizlerinden birinin adı Adam değil miydi? :D

DİPÇE: Fark etmediyseniz ben sizin gözünüze sokayım zira ben de ikinci kitapta fark ettim. Luxenler sadece üçüz doğmuyor aynı zamanda hepsinin isimlerinin baş harfleri de aynı. Bu özellikle seçilen bir durum mu Luxen kültüründe bilmem ama yazarın özellikle seçtiği bir durum olduğu kesin. :)

Daha fazla karakter tanıtımı yapmam için bir sonraki kitabı bekleyin! Yan karakterler hakkında bilgim yok arkadaşım, vermiyor yazar çok bilgi. Olduğu kadar ekleme yapıyoruz işte. :D


15 Ağustos 2013 Perşembe | By: YeniAy M.

Obsidiyen


BU KİTABA DA GÖZ ATIN: SULTANLARIN GÜNLÜĞÜ- AY ve GÜNEŞİN SALTANATI





UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

Hey yakışıklı, hangi gezegendensin sen?

 

Geçenlerde, seri kitaplarımdan birini alırken gözüme çarptı. İlginç bir ismi vardı ve yazarı daha önce hiç duymamıştım. Kitaptaki yakışıklıyı görünce insanın ilgisini çekmemesi mümkün mü? :) Kitabı inceleyince bir sonraki zamanda almaya karar verdim ve elime para geçer geçmez(bayram ve harçlık veren akrabalar sağ olsunlar.) gidip aldım. Ben bu kitabı tek bir kitap zannetmiştim ama yanılmışım. Hay, aksi! Gene seri bir kitaba başladım! Seri kitaplarını sorunu da bu; illa ki hepsini almak zorundasın yoksa hikayen yarım kalıyor. Maalesef kitaplarımız ucuz da değil! :( Konuya gelelim.

Obsidiyen, bir fantastik değil, bilim kurgu romanı. Daemon ve kardeşi Dee(ikizi), Lux isimli bir gezegenden gelen, uzaylı bir aile. Elbette, Superman misali, gezegenleri yok edildiği için, küçük yaşlarda, meteor yağmuru ile geliyorlar ve kendileri tek uzaylılar değil. Bir sürü Luxenli var ve yaşadıkları kasabada da mevcut ama hepsi dost canlısı, merak etmeyin. Hükümette kendilerinden haberdar ve onların kendilerini açık etmelerine izin vermiyorlar. Eh, o zaman heyecan nerede? Heyecan, yok olan tek gezegenin Lux olmaması.  Lux, Latince "ışık" anlamına geliyor ve bizim uzaylıların asıl görüntüsü de ışık ve "karanlık" olan karşı düşmanlarıda var. Onlar da karanlığın her şeyi emmesi misali, Luxenlilerin güçlerini emip, yok ediyorlar. Kötücül varlıklar yani.

Deamon'ın ailesi, geçmişte kötü bir tecrübe yaşadığı için hiçbir insan ile ilişki içerisinde olmuyorlar hatta onları kendilerinden uzak tutmak için de her şeyi yapmaktalar. Ta ki Katy isminde güzel bir hatun gelene kadar(elbette!). Bizim yakışıklının ikizi olan Dee(kendimde çok özleştirdim ya! Çocuksuluğu bana benziyor.), insan arkadaş edinmek istiyor ve bunun için Katy hazır durumda. Elbette Deamon, buna engel olmak için uğraşmakta ve bunu çok açık seçik dile getirmekte. Diğer uzaylı yakınları da bu konuda Deamon'ı destekliyorlar. Ama ne yaparsa yapsın kader ağlarını örüyor ve Deamon, kızı kurtarmak zorunda kalıyor. Bu yüzden de Katy üzerinde sadece kendi gibilerin görebildiği bir iz bırakıyor ve bizim kötücül varlıklarda bu izleri takip ederek onları buluyor.

Kitap boyunca, Deamon ve Katy arasındaki elektriği almamanız mümkün değil! Hatta ilişkilerinin ilerlemesini görmek, çatışmalarını görmek ... Paha biçilemez! :D Hanımlar, Deamon delisi olacaklar, Edward halt etmiş yani! Çünkü onun karakteri son derece ilgi çekici ve ne yalan yazar, Deamon'ın gözünden tut, vücut kaslarına kadar her şeyi ayrıntılı yazınca, kafada canlanmaması ne mümkün! Zaten kitap kapağındaki temsili resim de sizlere baya yardımcı oluyor. Hayır, hayır! Bu kitap sadece hanımların ilgisini çekmez! Beyler, sizler için de güzel şeyler var ama kabul, kitap Deamon'ın kasları üzerine kurulmuş, ne yapalım yani? Kızların kitap okuma oranı(özellikle bu tarz) sizinkilerden daha çok! :D :D :D

Genel olarak kitap hakkındaki görüşüm: Kitabın dili bence harika ve çok iyi bir akıcılık ile yazılmış. Asla insanı sıkmıyor ve her sayfayı merak ile çeviriyorsunuz. Kitap ise Katy'nin gözünden anlatılıyor ama son bölümde, merak edebileceğiniz ana noktaların bir de Deamon gözü ile anlatıldığı yerler var. Bilim kurgu kitaplarını severim ama uzaylı türlerine karşı fazla ilgim yok. Yazarı bu konuda tebrik etmek gerekiyor çünkü kurgulamasına bayıldım! Daha kitap bitmeden, hemen ikinci ve üçüncü kitapları satın aldım. Gerçi, ikinci kitabı bulamadım kitapçılarda da internetten sipariş ettim, bugün yarın elime geçecek inşallah. O zaman okuyup, gerisi hakkında eleştiri yazımı yazarım.

Kitabın kötü noktaları yok mu? Vallahi bende heyecanı sürekli tavanda tuttu ki benim de beklediğim budur. Kilişe noktalar var mı? Yok edilen gezegen, meteor yağmuru ile gelmeler gibi ufak tefek kilişeler var ama bazen kitaplar o kilişeler olmadan da yazılamaz arkadaşlar.
Söylemeden edemeyeceğim; kitap , bana bu gündeliği kurmam için acayip bir heves verdi. ;)

Kitap Okuma Önerisi:  Şiddetle almanızı tavsiye ederim!

Puan: 10/10

Kitap Fiyatı: 19

BAŞKARAKTERLER

 

Kitabımızdaki asıl oğlan bu; Deamon! (İsmi nasıl telaffuz edilir bilmiyorum. Bana Vampir Günlüklerinde ki Demon'ı hatırlatıyor.). Yakışıklı, çekici, müthiş yeşil gözler ama bir o kadar küstah ve sinir bozucu! Yani, Katy onu bu şekilde tanımlamakta ve haklı da! Kıza tüm öküzlükleri  yapıyor!  Küstah ve sinir bozucu olsa da onun tek derdi ailesini koruyabilmek. Şu an, kitapta bilinen en güçlü Luxenli bu çocuk. Korumacı tavırlarının altında yatan özgüven buradan geliyor. İnsanlara karşı tavırlarının temelinde ailesindeki kayıplar yer alıyor ve çok sevdiği ikizi olan Dee'yi de kaybetmemek için her şeyi yapabilecek bir oğlan ama artık hayatında, kaybetmemek için her şeyi yapabileceği tek kişi Dee değil. ;)
DİPÇE: Film ya da Dizi yapılırsa bu kitaptaki oğlanı oynatsınlar bence.

Efendim, kendisi esas kızımız olan Katy. Kitabı okurken kafamda çizdiğim Katy'ye bu resim uymasa da temsili olarak bir resim eklemem iyi olur diye düşündüm. Kesinlikle başka biri tercihim. Her neyse! Katy, babasını birkaç yıl önce kanserden kaybetmiş, sağlık alanında çalışan annesi ile yeni başlangıç yapmak adına yaşadıkları yerden taşınan ama hayatının sıradanlığı kaybolmak üzere olan bir kız! Deamon ile ilk karşılaşması pek iyi olmuyor ve karmaşık duygular içerisinde iken bir de onun ikiz kız kardeşi Dee ile karşılaşıyor. Dee ise bu kız ile arkadaş olmaya kararlı! Katy, bir yandan Dee ile olan arkadaşlığını ilerletirken diğer yandan arkadaşının ikizi olan Deamon ile ilişkisini anlamlandırmaya ve duygularını reddetmeye çalışmakta. Ama ne mümkün? :)




Dee için sağdan solda araştırarak böyle bir temsili resim buldum. Kitapta temsili resmi yok çünkü(Kitabı okurken beni de Dee olarak canlandırabilirsiniz. :D :D :D ). Dee ikizinin aksine insanlara karşı güven ve sevgi besleyen, hatta onlar içerisinden kendine arkadaş edinmek için uğraşan bir kız. Katy kasabaya taşındığında ise ilk fırsatta onunla tanışıyor ve arkadaşlık başlıyor ama Deamon ve diğer uzaylılar bundan hoşlanmıyor. Dee ise tüm bunlara kulak asmadan olağan biri gibi yaşamak için insanlar içerisinde katılıp uyum sağlamak isteyen biri ki karakteri çok uyumlu bir kız da! Dee, ön yargılardan uzak, etrafına kolayca uyum sağlayabilen ve istediği her şekilde girebilen bir kız. Her uzaylı belli konularda diğerlerinden çok daha başarılılar ama Dee kardeşi kadar kuvvetli değil, bu yüzden kardeşinin aşırı korumacı tavırlarına katlanmak zorunda ve Katy gibi o da bazen kardeşinin bir "öküz" olduğunu düşünmekte.