yazarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yazarlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Nisan 2018 Pazar | By: YeniAy M.

Yazar Olmak İstiyorum



KÜNYE
Yazar:  Ömer Sevinçgül
Yayıncı: Carpe Diem Yayınları
Sayfa: 173
Baskı Yılı: 2017 (13. Baskı)

TANITIM BÜLTENİ

Yağmur taşları eskitiyor, zaman yüzleri. Söylenmeyen her güzellik kalp ağrısına dönüyor. Yazılmamış her şiir ölüm oluyor sonunda. Sen, kalemde sakladıklarını beyaz kağıtlara anlatmalısın. Ki hiçbir çığlık, tutulan sırların sessizliği kadar sağır edici değil... Ve yazarsan kağıdın mürekkebi emmesi kadar tutkulu yazmalısın. Yaşamın anlamını bırakmalısın satır aralarına. Sevdalarını, korkularını, düşlerini, umutlarını, insanlığını… Ölmekle gömülmeyecek bir cümlen olmalı hayata dair… Senden geriye okunulası bir hayat kalmalı… Yaşamı saklamalısın kâğıtlarda. Bir kalemin ince ucundan sonsuzluğa doğru akmalısın. Yağmur taşları eskitiyor… Zaman, güncesini alınlarımızda tutuyor… Sen de yazmalısın! Çünkü bir şiir mevsimi ömrümüzde bizden geriye yalnız yazgılar kalıyor… Yaz! Yürek işçilerini kalem tutmak yormaz!

Ömer Hocam ile son İstanbul ziyaretimde yüz yüze tanışma şerefine nail oldum, gerçekten çok nazik ve ilgili biriydi. Yazar olarak örnek gösterilecek (bana göre) ender kişilerden biri, çünkü yazar var yazar var... değil mi? Kimi yazar sizin yüzünüze bakmaz iken çok ender olan birkaç kişi sizinle sohbet eder, ilgi gösterir hatta size tavsiyeler dahi verir, böylelerini bulunca öpüp başınıza koyun. Maalesef çevremde çok yazan çizen insan var ama herkes yazar değil işte.

Nitekim bu kitap da Ömer Hocamın bu yardımcı olma arzusundan doğan bir eser olarak karşımıza çıkıyor. Günümüzde bir çok insan yazmak istediğini ama bunu nasıl başaracağını, nereden başlayacağına dair bilgi sahibi değil; gençliğin yol gösterilmeye ihtiyacı vardır, bilirsiniz ama yukarıda da söylediğim gibi bunu yapacak yazar vs. bulmak da kolay değildir. Vakti zamanında Ömer Hocam da bu eksikliği çekmiş biri olarak bu ihtiyacı giderme adına bu kitabı kaleme almış.

Üslup akıcı ve sohbet tadında; yazar sanki karşınızdaymış duygusunu tüm kitap boyunca hissedeceksiniz ki bu da bence ciddi bir artı demek; samimiyet hissi şüphesiz ki çok önemlidir. Tavsiyeler net ve açık; size -bir çok kitapta olduğu gibi- kuramlar vs. yazıp çizip önünüze koyup kalıplara sokmuyor, onun yerine size sadece yön çiziyor. Kitap boyunca yazma tekniği geliştirmekten ziyade bir yazar adayı olarak beni duygusal ve zihinsel olarak eğitmeyi amaçladığını sezinledim, daha önce de yazarlıkla ilgili birkaç kitap okumuş, yorumlamıştım ve onlarda böyle bir şey hiç sezmedim, diğerleri daha çok kişinin yazma tekniğini geliştirmesi üzerine durmuştu. Oysa ne mesleği seçerseniz seçin insan ilk önce kişisel olarak kendini geliştirip, erdem sahibi olmalı...

Yazarlık tavsiyeleri deyince aklınıza sadece roman yazarlığı gelmesin; makale yazmak, söyleşi yapmak, oyun yazarlığı gibi bir çok çeşitli yazarlık alanında tavsiyeler söz konusu. Kesinlikle elinizin altında tutup arada bakacağınız bir kitap olacak. Sizi bilmem ama ben verimli ve sıcak buldum, yazar adaylarına ve yolun başındakilere tavsiye edeceğim bir kitap.

Kitaptan İnciler
"Fakat yetenek yetmez. Yazarlık sanatı emek ister. İstikrar ister, sabır ister, sebat ister..."
"Ham meyveyi kimse yemek istemez... eserin senin meyvendir."
"Okurun yüzüne sırıtmamalı mesaj. Meyvenin içindeki vitamin gibi olmalı."
"Cemal Meriç: 'Kalem, bütünüyle haysiyettir."



(İnternet fiyatları, sitelere göre farklılık gösterebilir.)
26 Mart 2016 Cumartesi | By: YeniAy M.

Yazarlık Okulu


  UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

 "İddia ediyorum, herkes yazar olabilir!"

KÜNYE

Yazar: 
Yayıncı:  Kaldırım Yayınları
Sayfa: 272
Baskı Yılı: 2013
Araba kullanmayı, yüzmeyi, bisiklete binmeyi, resim yapmayı, bağlama çalmayı, ayakkabı boyamayı, film çekmeyi annesinin karnında öğrenen biri var mı? Ya da doğuştan kasap olarak, piyanist olarak doğan biri?Hiç kimse anasının karnından badana yapmayı, topa röveşata vurmayı, yankesicilik tekniklerini öğrenemez. Bunların hepsi belirli bir süreçte, çeşitli eğitim ve uygulamalarla öğrenilmiş şeylerdir. Maradona'nın gol kralı, Picasso'nun soyut resimler yapan bir ressam, Tarkan'ın bir pop star olarak doğması çok inandırıcı olmadığına göre, bir kişinin yazar olarak doğması da beklenilemez.Fakat yazarlık da birçok meslek ve uğraş gibi sonradan, çeşitli çalışmalarla, uygulamalarla, üstün bir çabayla elde edilebilecek bir kazanımdır.İşte "Yazarlık Okulu bu gerçeklerden hareketle sana yazarlığın şifrelerini veriyor!Bu kitap, konuşmayı bilen herkesin yazar olabileceğini ispat ediyor!

Sen de yazar olabilirsin!
Bu kitabı tevafuk ya, bir kitap çekilişi sayfasında gördüm ve hemen yarışmasına katıldım; nasip kısmet ki kazandım ama kitap, yayınevinin işgüzarlığı sayesinde aylar sonra elime ulaştı. Şu ana kadar beş kitap yazmış, şu an 6. kitabını yazan bir yazar adayı olarak bu kitabı görür görmez sahip olmak istememi kimi okuyucum garip karşılayabilir.

"Bir kitabın basıldı, 2. çıkmak üzere inşallah ve 6 kitap yazmışsın; niye gerek duyuyorsun ki böyle bir kitaba?" diyen olabilir. Olsun, deyin. Makul bir soru. Verebileceğim en tatmin edici cevap; bilgiye aç bir insan olarak yazarlık adımımı atarken bir eğitim vb. şeyden geçmemiş olmamdır. Yani yazarken güvendiğim tek şey yeteneğim ve bunca yıldır okuyucu olarak gözlem yeteneğimle edindiğim bilgilerdi. İstediğiniz kadar Allah vergisi bir yeteneğiniz olsun, işin tekniğini bilmediğiniz sürece her zaman yarım bir şeyler kalacaktır. Ha zamanla, tecrübe edinerek o yarımı tamam edebilirsiniz belki ama ne gerek var onca yıla? Oturun küçük de olsa bir eğitimden geçin ve işin tekniğini öğrenin. Ben de aynen böyle yapmak istedim.

Kitap, umduğumdan çok daha iyi çıktı; isminin hakkını gerçekten veriyor. Yazar, sayısız bölümü olsa da aslında kitabı iki bölüme ayırmış; işin felsefesini ve tekniğini anlattığı iki ana kısım var kitapta. Yani önce işin erdemini anlatıp bizi yazmaya motive ediyor, sonra yazma tekniklerini öğretiyor.

Başlıkta da gördüğünüz gibi yazar, "Herkes yazabilir." diyor. Ben hemen şunu düşündüm; "yetenek gerekmez mi?"

Yazara göre zaten o yeteneğe sahipsin. Sadece buna inanmak ve işin tekniğini biraz kapıp, uykuda tuttuğun becerilerini uyandırmak ve geliştirmen gerekiyor. Açıkçası kitabı bitirince, yazarın haklı olduğu görüşüne hakim oldum. Eh, söylediği şeyleri yapan herkes yazabilir. İşin özünde de mantılı değil mi? Hepimiz konuşuyoruz, değil mi? Kendimizi iyi ya da kötü bu şekilde ifade edebiliyoruz? Bazılarımız hatip olmuştur zira kendini geliştirdiği için daha iyi konuşur. O zaman aynı şey yazmak için de geçerli olmalı? Konuşmak mı zor yazmak mı? Konuşmayı öğrenmektir asıl sancılı süreç; öğrendikten sonra da gelecek her şey daha kolay olmalıdır.

Allah'ın dediği gibi "ilk yaratma mı daha zordur yoksa yeniden diriltme mi?" Yani her şeyin ilki, mantıken, daha zorlu bir şeydir; yoktan var edersin ama sonrası, yeniden yeniden yaratması, daha kolaydır. Allah'ın bir ayetini örnek kullandığım için biraz uç bir örnek gibi gelebilir ama işin özünü görmeye çalışın. :)

Yazarımıza çok teşekkür ederim, bildiğim şeyleri daha ayrıntılı bir şekilde yeniden gözden geçirme imkanı verdiği gibi bilmediğim nice şeyi de öğrenmemi sağladı. Bilhassa yayınlatma aşamasında ünlü yazarların yaşamlarından kıssalar vererek vazgeçmeyip, umutsuzluğa kapılmadan yılmadan devam etmeyi öğretti; motive etti. Açıkçası bu konuda bir sıkıntım vardı ve şimdi daha iyi hissediyorum. :) Allah razı olsun, hocam. Bakarsın bir gün kitabımı senin için imzalarım. ;)


    (Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)
1 Aralık 2015 Salı | By: YeniAy M.

Yazarlığın 'De' Hali



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

"Bir yazarın anılarından yazarlık..."


KÜNYE

Yazar: Deniz Üstüngel Süer
Yayıncı: DKY
Sayfa: 208
Baskı Yılı: 2015

Yazmayı seven, birikimlerini kâğıt üzerinde görmek isteyen, İyi olan, güzel olan, doğru olan her şey karşısında sevinen, duygulanan, Düşündüklerini, hislearini paylaşmak isteyen,Deneyimlerini aktararak gençlerin yaşamını kolaylaştıran,Anılarını yazarken tarihe ve tarihçilere de ışık tutan,Öykü, roman, şiir, sinema, tiyatro, deneme gibi eserlerin insanı insan etme yolundaki katkısını bilen,Duygulanmaktan korkmayan, düşünmekten kaçmayan,Barıştan, birlik ve beraberlikten yana olan,Tüm insanları yazmaya davet ediyorum. İyi olanı, güzel olanı. doğru olanı gördüğünde rahatsızlık, huzursuzluk duyan, sağlıklı olmayan düşünceler ve duygularla kalemi eline alan, barış, birlik ve beraberliğe katkıda bulunmak yerine ayırma, bölme çabasında olan kişileri de yazmamaya...

Kitap, çekilişte kazandıklarımdan biri. Mart ayında yayınlanmış. Birkaç aydır elimdeydi, fırsat bugüneymiş. İsmine bakınca hemen yazarlık konusunda, daha doğrusu yazma teknikleri konusunda bilgi veren, öğretici bir kitap gibi gelmişti. Bu yüzden çekilişe katılmıştım. Tam olarak öyle bir kitap değil. 

Kitap, Deniz Hanım'ın yazarlık konusundaki yaşam tecrübelerini aktardığı bir dizi olay serisinden oluşuyor. Kendisi tiyatro yazarı, bu yüzden roman yazarı olmamış olması da benim için ikinci yanılgı oldu. :D Ama sanmayın ki kitap öylece anılardan ibaret, hali ile değersiz bir kitap! Aksine, unutmayın ki her anı bir tecrübe ve her tecrübe bir bilgidir. Deniz Hanım çok hoş bir üslup ile anılarını aktarırken, almasını bilene de yazmakla ilgili tavsiyelerde bulunuyor. İlla ki açık seçik yazmasını da istiyorsanız, kitabın sonlarında öykü vs. yazmakla ilgili birkaç teknikten bahsediyor. Sıfırdan başlayanlar için güzel bir öğüt maddeleri de var. Onun resmini çekip FB sayfamda yayınlamak da istiyorum aslında.

Kitabın içeriğinde çöp adam çizimleri ile anlattıklarını yer yer karikatürize etmiş yazar. Oldukça şirin ve eğlenceli buldum. Hatta sayfaları çevirdikçe gözlerim sırf o resimleri aradı desem yeridir. Belki yazar, çizmeye yeteneği olmadığını düşünebilir ama bunu yapmaya devam etmesini tavsiye ederim. İş olarak değil hobi olarak; anılarını veya anlatmak istediklerini bu şekilde karikatürize etsin. :)

Sayın Deniz Hanım'a bu güzel kitap için teşekkür ederim. Bilhassa kendisinden imzalı olarak almak ayrı bir şereftir.

DİPÇE: Devrik Cümleler ile ilgili bir diyeceğim var hocama. Hocam, günlük yaşamımızda karışık cümleler kurarız, haklısınız. Lakin bunu yapma sebebimiz; Türkçe dil bilgisini adam gibi bilmememizden kaynaklı. :D Bu yüzden sakın ola ki kendinize haklılık payı çıkartmaya kalkmayın; Suzan Hanım haklı! :D :D :D 

Saygılar, sevgiler, selametle... (Benim meşhur üç S'li vedalaşmam :D )


Puan: 10/8(neden 2 puan kırdığımı söylemeyeceğim, hayır. :D )

Kitap Fiyatı: 15 TL