Türkiye Cumhuriyeti Devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkiye Cumhuriyeti Devleti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ağustos 2018 Cuma | By: YeniAy M.

100 Yıllık Terane



KÜNYE
Yazar:   Taha ÜN
Yayıncı: Sanat Ofisi Yayınları
Sayfa: 210
Baskı Yılı: 2016
TANITIM BÜLTENİ
Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi ile yakın tarihin karşılaştırmalı medya analizi olarak karşımıza çıkan 100 Yıllık Terane isimli kitap, Taha Ün'ün kaleme aldığı kendi mecrasında ilk çalışma olarak okuyucuya sunuluyor. Abdülaziz ve Abdülhamid dönemi Osmanlı yayın organları ile yakın tarihimize damgasını vuran gazete manşetlerini, afişleri ve görsel materyalleri yan yana getiren Taha Ün, ortalama 100 yıllık medya tarihimizin üslubunu, Türkiye'nin sorunları karşısında takındığı tavrı bütün çıplaklığı ile gözler önüne seriyor. 100 Yıllık Terane, okura bir asrı geçen süreç içerisinde zamanı, olayları, kişileri ve tepkileri iyi derecede harmanlamış, okuyucuya mukayese imkanı veren, tarihte iz bırakmış olayları, günümüze kadar uzanan tartışmaları sayfalarına taşımıştır. Sanat Ofisi yayınları arasında yer alan bu değerli eser, Türkiye'nin gündemini uzun süre meşgul edecek çarpıcı manşetlerin 100 yıl önce benzerlerini bularak yeni polemiklerin kapısını aralayacak içeriğe sahip. Bu kitap, sadece Osmanlıca kaynakları değil, Amerikan, İngiliz, Fransız, Kanadalı ve daha birçok ülke gazetelerinin Osmanlı imparatorluğu ile son çeyrek yüzyılda Türkiye hakkındaki gazete manşetlerini de gözler önüne seriyor. Jön Türkler'den FETÖ'cü darbe girişimine kadar karşılaştırmalı medya görselleriyle kaleme alınan kitap güncel konular hakkındaki düşüncelerinizi derinden etkileyeceği muhakkaktır. 210 sayfalık bu kitap, sosyal medyada yıllarca paylaşılacak yeni bir caps kaynağı olarak da sıkça karşımıza çıkabilir.


İhsan Sırrı Süreyya hocanın kitaplarını hatırlarsınız? Abdülhamid devriyle ilgili yazdığı bir çok kitabı okumuş ve yorumlamıştım. O yorumlarda da bahsetmiştim; onun dönemi ile şu an yaşadığımız dönemde çok benzer yaşanmışlıklar var diye. 

Taha ÜN de benim gibi iki dönem arasındaki paralellikleri fark etmiş ve bu konu üzerinde araştırma yaparak bu kitabı meydana getirmiş. Kitap, bilindik kitaplardan biraz farklı; 100 yıl önceki Osmanlı dönemi Türkiye ile 100 yıl sonraki Cumhuriyet dönemi Türkiye'yi konu alan gazete kupürleri arasındaki benzer/aynı başlıkların bir araya getirilerek görsel olarak bize sunmuş. Yani elimizde bir nevi gazete arşivlerinden oluşan bir kitap var. İçerik olarak da kitap siyaset ve tarih konusunu kapsıyor. 

Sayfaları çevirirken nası olur da bugün var olmayan gazeteler ile bugün var olan gazetelerin aynı konular hakkında, sanki 100 yıl önce sözleşmişler gibi, manşetler attıklarına insan şaşıyor. Aslında kitabın isminden de anlaşıldığı üzere "100 yıldır aynı terane" ile karşımıza gelip gelip duruyorlar. Maalesef toplumlar genel olarak resmin büyüğüne bakmak yerine küçük parçalarına bakıp, gözünü dışarıya dikmiyor ve doğal olarak eksik bir bakış açısı eksik-yanlış sonuca götürüyor.

 Aslında kitabı yorumlarken biraz da çekindim, çünkü toplum olarak baya kutuplaşmış bir haldeyiz ve insanların kimisi öyle politize olmuş ki sırf bir isim veya görsel üzerinden saldırıda bulunabiliyorlar. Kendi kalıp yargılarımızın öyle esiri olmuşuz ki karşı taraf ne diyor ve ne demek istiyor? sorusunu sormayı akıl etmeyi bırakın sormak dahi istemiyoruz, umurumuzda değil; çünkü tek doğru biziz.

İnşallah siz de kitaba siyasi gözlüklerle bakmazsınız, çünkü bunun çok ötesinde olduğunu düşünüyorum. Sırf bir kitapevin'dedenk gelip sayfaları karıştırsanız bile görürsünüz zaten. Ben birkaç görseli aşağıya atacağım. Umarım yazılar okunacak kadar büyüktür, fazla yer kaplamaması açısında iki resmi birleştirerek ekledim, bu şekilde mukayesesi de kolay olur.



(Liste fiyatı 25, net fiyatını bilemiyorum zira şu an tükenmiş durumda.)
17 Aralık 2016 Cumartesi | By: YeniAy M.

Tarihe Düşülen Notlar



"17 Aralık AB Zirvesinin Perde Arkası"


KÜNYE
Yazar:   Yalçın Akdoğan
Yayıncı: Alfa Yayıncılık
Sayfa: 354
Baskı Yılı: 2010
TANITIM BÜLTENİ
"17 Aralık 2004 AB Zirvesi, Türkiye'nin üyelik müzakerelerine başlaması yönünde kararın verildiği tarihi bir zirve olmuştur. Bu toplantıda yaşananların önemli satır başlarını, Başbakanlık Başmüşaviri Yalçın Akdoğan'ın hazırladığı Tarihe Düşülen Notlar kitabında okuyabileceksiniz. Zirvenin arka planına ışık tutan bu çalışmanın diplomatik hafızamıza yapacağı olumlu katkılarla hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum."
Recep Tayyip Erdoğan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mart 2003 tarihinde 59. Cumhuriyet Hükümeti'ni kurarak Türkiye'de Başbakanlık makamına gelen 25. kişi oldu.
Erdoğan'ın Başbakan olarak ortaya koyduğu performansı, temel siyasi görüşleri, günlük yaşamı, icraatları mutlaka detaylı olarak değerlendirilecek, bu konularla ilgili birçok kitap yazılacaktır. Ancak sadece Erdoğan'ın değil, Türkiye Cumhuriyeti'nin de tarihinde en önemli aşamalardan birisi 17 Aralık Avrupa Birliği Zirvesi'dir.
Erdoğan'ın zirvedeki performansı, tutum ve çıkışları, bugüne kadar çok
konuşuldu. Peki 17 Aralık'a giden yolda son aylar nasıl geçti? Erdoğan 17
Aralık'a nasıl hazırlandı, nasıl bir politika izledi, kimlerle görüştü, neler konuştu?
Bunlar gibi birçok ayrıntı, hem Türkiye'nin siyasi tarihi, hem de Erdoğan'ın
yakın geçmişi açısından önemlidir.
Bu kitap, bir başbakanın üç ayına ışık tutmayı amaçlıyor; Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın 17 Aralık zirvesine giden günlerde neler yaşadığına, nasıl bir söylem ortaya koyduğuna değiniyor.
Bu dönemde yaşananların kayda geçirilmesi, yarın bugünleri yorumlamak
isteyenler için aydınlatıcı olacaktır.

Ne zaman aldığımı hatırlamıyorum. Sanırım en az iki üç sene olmuştur. Belki daha fazla. Aldıktan en az bir yıl sonra başladım, yarım bıraktım. Zira AB ve onunla ilgili konulara ilgimi kaybetmiştim. Fakat arkamda, sıkıntıdan patlamadığım ve hiç beğenmediğim bir eser olmadıkça, yarım kitap bırakacak değilim. Bundan sonra, uygun fırsatta, üç kitabı tek kitapta birleştirdikleri Göktürk tarihi ile ilgili kitabı bitirmek için kasacağım, inşallah. :D

İsminden ve başlıktan da anlaşıldığı gibi kitap, Türkiye ve AB arasındaki ilişkinin nispeten yeniden/yeni başladığı dönemdeki olayların arkasında olanları anlatıyor. Kitap, sadece AB süreci ile ilgili gelişmelerden değil Erdoğan'ın o dönem siyasi hamlelerini bir kısmını da konu edinmiş. Bir nevi lider olarak Erdoğan'ı da tanıtmayı amaçlamış. Her siyasi kitap gibi bu da elbette ki yanlı... Zaten siyasi olup da yansız yazılan bir kitap yoktur, olamaz. Kimse kendini kandırmasın.

Erdoğan, AB ve Siyasi üçlemelerini sevenler için okunabilecek bir kitaptır, tavsiye ederim. Aslında AB'nin ne denli iki yüzlü hamleleri olduğunu, niyetlerini aslen ta en başta belli ettiklerini de görüyoruz kitapta, satır aralarını okumasını bilene. Sizi bilmem ama ben AB'ye olan ilgimi çok çok uzun zaman önce kaybetmiş ve geleceğinde yıkılmanın kaderi olduğu dandirik bir birliğe girme isteğine sahip değilim. Bilhassa da Avrupa'da yaşayan akrabalarımın anlattıkları ve hızla yükselen aşırı sağcı eylemler vs. de birleşince bence doğu ile batı arasında duvar çekelim gitsin, diyorum. İnanın doğu, huzur içinde yaşar gider. Büyük olasılıkla da batı, kendinini yer bitirir.

(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)