Tutsak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tutsak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Mayıs 2016 Cumartesi | By: YeniAy M.

Gölge Varlıklar Serisi - 3 'Tutsak'

BU KİTABA DA GÖZ ATIN: SULTANLARIN GÜNLÜĞÜ- AY ve GÜNEŞİN SALTANATI


"Zavallı Petra, hem kurtarıcısı hem ölümü olabilecek Nick'e sıkı sıkı tutunmak zorunda."



KÜNYE
Yazar:  J.K. Beck
Yayıncı: Arunas Yayınları
Sayfa: 392
Baskı Yılı: 2013




TANITIM BÜLTENİ

Şehvet ve gizemi hiç bu kadar yakın hissetmediniz! “Havva’nın dokunuşu ile yıkım gelecek. Yerden yükselen üçüncü, güçlü ve değişmiş kişi, gölgelerin kural sütunlarını yıkacak ve çalınmış olanı geri alacak.” Vampire yaptıkları yüzünden idam edilmiyordu, gelecekte yapabileceklerinden korktukları için bu odadaydı. Onları korkutmuştu ve bu yüzden onu öldüreceklerdi... Petra Lang 26 yaşındaydı ve hayatı boyunca lanetiyle yaşamak zorunda kalmıştı. Dokunduğu kişileri canavara çevirmesine neden olan laneti, âşık olmasına da engel olmuştu. Nicholas Montegue, dünyada geçirdiği bin yıl içerisinde tek bir kadına âşık olmuş, ancak ihanetini unutamadığı için başka bir kadının hayatına girmesine izin vermemişti. New York’ta geçirdikleri bir gece, ikisinin de hayatını sonsuza kadar değiştirecekti. Ölümsüz seri Gölge Varlıklar’ın üçüncü kitabı Tutsak; tüm ihtirası, şehveti, karanlığı ve ihtişamıyla sizi derinden sarsacak.

İkinci kitaptan hatırlayacağınız insan-cadı karışımı Petra, dokunduğu herkesi yaratığa dönüştüren bir lanetten mustaripti. Elbette Gölge Dünyasının hükumeti buna asla hoş görü göstermeyecektir, zira yüzyıllardır var olan bir kehanete göre Dokunuş Lanetine sahip birinin yarattığı yaratık, onların yok oluşuna neden olacaktır. Ve Petra da en son Serge'yi dönüştürmüş ve arkadaşlarının ölümüne izin vermeyi reddeden Nick ve Lucius da onu bir yere kapatmayı başarmıştır. Geriye bir tek Petra'yı idamdan kurtarmaları gerekiyordur ki bu işi de Nick halletmiştir. Nick'in Serge'yi umutsuzca kurtarması için çabalamasına tanık olurken Petra'ya karşı duygularının nasıl geliştiğine tanık olacağız. Bu Nick açısından kötüdür, zira kızın ölümü ile Serge eski haline dönebilecektir, ama bunu en başta bilse idi Petra'yı da asla kurtarmayacaktır. Bu yüzden Petra da bu sırrı koruyabildiği kadar koruyacak, hem hayatta kalıp hem de lanetten kurtulmak için, çekiciliğine kapıldığı Nick'e sıkı sıkı tutunacaktır.

İkinci kitabın konusunu pek heyecanlı bulmamıştım ama bu son kitap hoşuma gitti. İlki kadar ilgi çekici bir konusu var. Kurgu güzel; dil akışkan. Genel olarak seriyi değerlendirmem gerekirse eğer 5 üzerinden 3 olan, ortalama bir kitap ama dediğim gibi idare eder, zaman geçirmek için iyi bir seri. Belki benden daha çok beğenirsiniz? :)




            (Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)
28 Kasım 2015 Cumartesi | By: YeniAy M.

Tutsak



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

"Bir ölümlü, ölümsüzlerin arasında ne arar? Nasıl kurtulur?"

KÜNYE

Yazar: Ş. Nil Demir
Yayıncı: Sokak Kitapları Yayınları
Sayfa: 400
Baskı Yılı: 2013

Gidip gitmeme konusunda bir süre öylece kararsızca dikildi. Zeus geldiğine göre belki onu serbest bırakırlardı. Bu adamların ve kadınların içinde kendisinin ne işi olduğunu bilmiyordu. Antik tanrı ve tanrıçalar... Belki zamanında dünyanın altını üstüne getirmişlerdi ama artık hepsi efsanelerde kalmıştı. Zaten hafızası silinmişti ve başına gelenleri birilerine anlatsa ona direkt, deli gömleği giydirirlerdi. Bir şey daha Dünya'nın zihnini meşgul ediyordu. Malikâneden ayrılması demek Ares'i bir daha görememesi anlamına geliyordu. Gitmeyi, ilk günkü kadar istemediğini fark etti. Elindeki tişörtü yere hırsla fırlattı. Neler düşünüyordu! Ares, savaş tanrısı, acımasız ve gözükara prens, onunla kafeteryada çay mı içecekti? Hem de rakibi Afrodit'ken...

Selamlar canlarım. Tutsak kitabı birkaç aydır elimde duran bir kitaptı. Ha okudum ha okuyacağım dedim, dedim; kısmet bugünlereymiş. :) Biliyorsunuz ben de kitap yazdığım için, odaklanmanın çocuğunu kitaba veriyorum. Okuma isteği de azalıyor böyle dönemlerde. Son kitabı yazarken baya bir ara vermişim. Öyle ki bir tanesi yarım kaldı; tarihi bir kitap. Neyse. Sadedimize dönelim. 

Kitap, ilk başta basit kurgulu gibi geldi. Bilhassa Yunan mitlerine son birkaç senedir dünya çapında bir yığılma var(gerek film gerekse kitap). Ama okumaya başlar başlamaz ilgimi çekmeyi başardı. Oldukça akışkan bir dili var. Karakterler arası konuşmalar; başkarakterin kişiliği ve zaman zaman alaycılığı çok iyi. Eğlendiğimi belirtmem gerek. Zeus falan görünce sandım ki bir Türk yazar daha gene gavur karakterler kullanıyor. Yani ben yabancı birinin Türk veya diğer kültürleri kitaplarında başrol yaptığını görmedim, siz niye özentisiniz? havasındayım ben. Böyle kitaplara, kurguları beğensem bile, muhakkak kafadan -1 puan veririm.  Lakin bu kitabın başrolü zaten Türk. :D Geçtiği yer Türkiye, Antalya. Hatta bizim Adonis, Adanalı(Adanalıyız, Allah'ın adamıyız dediğini hayal ettim bir an :D ); Ares ise Trakyalı. İşin özünde antik dönemlerdeki Anadolu'da doğmuşlar ve doğal olarak da Anadolu çocuğu oluyorlar. :P Ama yazar Yunan miti konusunda bilgili, tebrikler; hem efsaneler açısından hem de arkasında yatan gerçek konusunda. Bilmeyen vardır belki, Yunan çakma ilahları, aslında başka kültürlerden çalıntıdır; isimleri değiştirilmiştir. Roma'nın Yunanlardan alması gibi Yunanlar da başkalarından almıştır...

Yazarın kurgusunun güçlü olduğunu, sıkıcı bir tek yeri dahi olmadığını belirtmem gerek. Betimlemeler yerinde. Oldukça güzel bir hikaye var karşımızda. Öyle ki öğleden sonra akşama doğru başladığım kitabı gece yarısına doğru bitirdim. Beni kendine bu kadar bağladı işte. :) Kitabın sonu da bence çok yerinde bitmiş. Arzu eder ise devamını da yazabilir istemez ise orada da kalabilir. Yani o şekilde bitmiş. 

Kitaptaki tek eksik imlalarda falan biraz sorun var o kadar. Başka bir şeyi yok. Yazarımızı tebrik ederim. Ben çok beğendim kitabı. Sonraki kitaplarını da görmek, okumak isterim. FANTASTİK ve BİLİMKURGU aşığı olarak iyi kurgulanmış her kitaptan zevk alırım. :)

Bizim yayınevleri de gerekli değeri vermiyor fantastik yazarlarımıza maalesef. Büyük bir genç nüfusumuz var ve bu nesil de fantastik kitaplara aşık. Ama yayınevleri yabancı kitapları tercih ediyorlar. Misal bu kitabın da yabancı yunan miti kitaplarından çok farkı yok ki! 

Derler ya ağızlarının tadı olsa kendi poklarını yerler.... bizim yayınevlerinin durumu da bu. :)

Puan: 10/9

Kitap Fiyatı: 20 TL

DİPÇE: Kitapevlerinde kitap tükenmiş duruyor. Fakat N11.Com ve HızlıAl.Com gibi sitelerde mevcut. Maalesef şimdilik yeni baskı yok. İnşallah olur.