katiller çetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
katiller çetesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Eylül 2018 Pazar | By: YeniAy M.

Katiller Çetesi 'Lydia'


KÜNYE
Yazar J. A. Redmerski 
Yayıncı: Ephesus Yayınları
Sayfa336
Baskı Yılı: 2018
TANITIM BÜLTENİ


"Okura her şey yeni başlıyor dedirtecek, şoke edici bir devam kitabı." - USA Today


"Redmerski serinin yeni kitabında yine en başarılı olduğu şeyi yapıyor: Ters köşe!" -New York Times



"Lydia tüm ezberleri bozuyor. Ağzınızın açık kalacak!” - Kirkus Review



Katiller Çetesi'nin tüm dünyada merakla beklenen devam kitabı Lydia'da sular durulmuyor. Her ne kadar Izabel ve Naeva, yepyeni kimlikleriyle planlarını gerçekleştirmeye çalışsalar da, ikili türlü badireler yüzünden ayrı düşer ve Naeva’nın hayatı tehlikeye girer. Naeva’yı kurtarabilecek tek kişi Izabel'dir ama özgürlük için ödenmesi gereken bedel fazlasıyla ağırdır ve Izabel'in Birlik'ten gizlediği korkunç sırrın açığa çıkması dengelerin de değişmesine neden olur.

Fazla uzayan serileri -istisnalar hariç- çok sevmiyorum, bir şeyi tadında bırakmak gerektiğini düşünürüm; Katiller Çetesi de bitsin artık dediklerimden ama bu, her yeni kitapla birlikte heyecan ve tadın aşağıya indiği manasına gelmiyor, sadece artık bir "son" görmeyi beklememden kaynaklı.

Lydia ile gerçekten her şey yeni başlamış gibi görünüyor, hiç aklımıza gelemeyen şoke edici bir bilgiyle - yahut biriyle demek daha doğru - karşılaşıyoruz. Bundan sonrası azcık spoilera girebilir...

Bizimki kitaba kötü bir kazayla başlayıp tam da umduğu gibi arzu ettiği yere gidiyor ama hesapladığından farklı olarak bu sefer "eğitimci" konumuna yükseliyor, "köle" olarak görmüyoruz. Onu bu şekilde görmek bence güzel bir ironi de olmuş. Sonuçta bu kadın zamanında cinsel köle iken şimdi nefret ettiği o eğitmenler, efendiler gibi davranmak zorunda kaldığı için kendi içinde de biraz çatışma yaşıyor. Biraz diyorum ama biraz daha mı çatışma görseydik, bu kadar kolay kabullenme olmasa mıydı, diye düşünüyorum ama diğer yandan Izabel'in geldiği seviyeyi düşününce de sanırım malum seviyede bir çatışma olduğuna kanaate daha yakın gibiyim, yine de en zayıf noktası olduğu için belki bir tık daha? diye düşünmeden edemiyorum. Neyse, çok önemli bir ayrıntı değil, bu kısma okuyucudan ziyade roman yazan biri olarak yaklaştım sanırım. Devam edelim.

Şu gizemli suikastçıların başını hala arıyoruz ve bizimkisi için bu köle pazarı gösterisi onun için güzel bir fırsat, eğer ortaya çıkarsa... Kara Kurt kitabında gördüğümüz iğrenç köle pazarının daha düşük seviyelisini burada da görüyoruz, gerçekten dünyada böyle şeylerin olması korkunç bir şey, keşke her şey ayyuka çıksa da millet ayaklanıp bir şey yapsa; duymak ile görmek çok farklı etkiler yaratıyor. Hatta ABD'deki pazara da şöyle bir üstü kapalı değiniliyor kitapta; en son seçimlerde gerçekleşen Pizza Gates vakasını bilen bilir herhalde, ister istemez akla bu geliyor kafadan. 

Tanıtım yazısındaki yorumların abartılı olduğunu söylesem de... Kitap heyecanlı mıydı? Eh işte, güzel miydi? Evet. Şaşırtan kısımlar oldu mu? "Huaaa" demesem de oldu. Kitap boyunca Fredirick ve Niklas'ın kızı korumak için kendilerince bir şeyler yapması vs. açıkçası Izabel açısından cidden bıktırıcı bir şey, artık rüşdünü ispat etmiş olduğunu düşündüğüm biri çünkü. Diğer yandan Victor ile Izabel'in ilişkisi kitap sonunda resmi olarak sona eriyor; Niklas ve Izabel için bir şans olur mu acaba? Şahsen bu ikisini daha çok yakıştırır oldum Kara Kurt kitabında. Hoş yeni kitapta hepsinin bir araya gelmesi baya zaman alacak bence, her biri ayrı ayrı başını belaya soktu da...

Biz yeni kitabı daha bekleriz gibi, şu an tüm seri çevrilmiş durumda. O zaman ben başka kitap yorumlarına geçeyim. :) 

(İnternet sitelerinde net fiyatı farklılık gösterebilir.)




29 Nisan 2018 Pazar | By: YeniAy M.

Katiller Çetesi 'Victor'


KÜNYE
Yazar J. A. Redmerski 
Yayıncı: Ephesus Yayınları
Sayfa352
Baskı Yılı: 2018
TANITIM BÜLTENİ
Profesyonel katiller bile kafa dinlemeye ihtiyaç duyar ama Victor için Izabel’le çıkacakları tatil, sevdiği kadınla baş başa kalmaktan çok daha fazlası demektir. Çünkü bu, Victor için bir tür kendini aklama fırsatıdır. Onu Niklas’la neden İtalya’ya yolladığını, Nora’ya olan ilgisinin ardındaki gerçeği ve daha pek çok konuyu açıklığa kavuşturmak için yakaladığı bir fırsat... Fakat yaşanan olaylar bazıları için tatillerin de sadece boş bir hayalden ibaret olduğunu gösterecektir.

5. kitap sonunda Victor ve Izabel tatil kararı almıştı ama kitabın başında görüyoruz ki bu tatil hiç de tam olarak tatil amaçlı değilmiş. Zaten daha tatil yapma fırsatı bulamadan ikili başlarını belaya sokuyor.

Şu ana kadar Izabel, Niklas ve Fredirick'in iç dünyasını, geçmişini ve pişmanlıklarını okuduğumuz seri Victor'un da araya katılması ile devam ediyor. Bu sefer Victor'un geçmiş günahları ve pişmanlıkları; iç çatışmalarına odaklı bir kitap var. Neyse ki aşk meselesi hala 2. planda ama yine de bu kitap, Izabel ile olan ilişkisini sarsacak ve tekrar sorgulamaya itecek şeylere gebe.

Victor, geçmişten gelen düşmanları ile yüzleşin, Izabel de Victor'u daha iyi tanısın... Bu kitap ilk üçe giremez ama 4. sıradaki yerini alır. Kendisinden önceki iki kitaba göre nispeten daha az heyecanlıydı; Niklas'ın iç alemlerini görmeyi daha çok sevmiştim ama Fredirik'ten daha güzel olduğu da kesin. Bizim Victor'un Niklas ve Izabel ile ilgili bir planı da varmış, plan tutsa idi ben mutlu olurdum aslında. :D

Ayrıca geçmişten gelen tek şey düşmanlar değil...

Kitap sonunda daha önceki kitaplarda bahsi geçen Meksika görevi için bizim Izabel yola çıkıyor ve yanında da geçmişten gelen Victor ve Niklas'ın da tanıdığı 'ortak' kişi de var. Doğrusunu söylemek gerekir ise Izabel'in babası ile ilgili bir fikrim var ama bakalım, ancak 7. kitapta ortaya çıkacak. O da bir iki aya kadar geliyormuş, inşallah.

Bu arada kitap fiyatı ile ilgili bir eleştirim var; bir önceki iki kitap 368 ve 400 sayfa ve 27,5 liraya satılıyor ama bu kitap 352 sayfa, 29,30'a çıkmış fiyat. Ephesus, serinin popülerliğini kullanıp okuyucunun cebini suistimal etmez ise seviniriz, sonra millet korsan okuyor diye yaygara koparıyor yayınevleri ve yazarlar!

(İnternet fiyatları, sitelere göre farklılık gösterebilir.)

23 Nisan 2018 Pazartesi | By: YeniAy M.

Katiller Çetesi 'Kara Kurt'



KÜNYE
Yazar J. A. Redmerski 
Yayıncı: Ephesus Yayınları
Sayfa400
Baskı Yılı: 2017
TANITIM BÜLTENİ



“Redmerski yine aklınızı başınızdan alacak!”
–USA Today


“Kara Kurt okurlara yine karanlık ve tutkulu dolu bir macera vadediyor.”
–NY Times


“Redmerski, Katiller Çetesi’nde çıtayı hep çok daha yükseğe koyuyor.”
–Publishers Weekly



Katiller Çetesi’nde heyecan Kara Kurt’la devam ediyor… Nora’nın ortaya çıkardığı sırların ardından, Niklas ve Victor arasındaki iş arkadaşlığı da kardeşlik de derinden sarsılmıştır. Fakat Niklas her şeye rağmen yalnızca kendisinin başarıyla yerine getirebileceği düşünülen bir görev için İtalya’ya gitmeyi kabul eder. Çünkü bunu kardeşinin ihanetine karşı bir merhamet –ya da bir intikam – fırsatı olarak görmektedir. Öte yandan Niklas’a İtalya’da Izabel ve çetenin yeni üyesi Nora da eşlik edecektir. Gelgelelim İtalya’da Birlik’in düşündüğünden çok daha zorlu bir süreç yaşanacak ve çete üyeleri hiç beklenmedik olaylarla yüzleşip zor kararlar vermeye mahkûm edileceklerdir.


Kara Kurt kitabı ile Izabel, Nora ve serinin Kara Kurt'u olan Niklas ile İtalya'da bir maceraya çıkıyoruz. Görünüşe göre Nora çok hızlı bir şekilde ekibe uyum sağladı... Niklas'ın Izabel konusunda korumacı tavrının 4. kitapta hissedilir olduğu ve 5. kitapta daha ayyuka çıktığını söylemem gerekir. Doğrusunu söylemek gerekirse ben bir romantik duygu sezinlendim hatta baya baya gördüm...

Victor/Izabel hayranları kızmasın ama Izabel/Niklas'ı daha çok yakıştırır oldum. :P

İtalya görevi bir hayli zorlu bir görev; müşterileri yıllar önce kaçırılan kızını bulmalarını ve onu kaçıran kişiyi ona getirmelerini talep etmektedir... Köle ticareti yapan oldukça gaddar, güçlü ve tehlikeli bir kadının başında olduğu bir aile örgütü var karşımızda... Izabel için eski yaralar hatırlanacak ve onun için oldukça önemli bir sınav olacak.

Victor'un Niklas'ın sevdiği kadını öldürmesinin ortaya çıkmasından sonra Niklas'un bu görevden istifade edip ağabeyinden intikam almak uğruna Izabel'i kullanabileceğini düşünmüştüm ama pek de öyle olmadı, aslında bu da Niklas'ın ailesine hala ne kadar bağlı ve sadık olduğunu gösteren bir durum. Ayrıca Izabel'e verdiği değerin de bir göstergesi... Yine de ağabeyinin 'kumdan kalesine' tekme atmadan geri durmayacak, sonuçta Niklas bu, uslu duracağını kim söyledi? :)

4. kitaptan sonra en sevdiğim 2. kitap. Yani ilk üç sıralamada; 4-5-1 var... :) 7. kitap ile bu sıralamada değişiklik olabilir... Siz bu yorumu okuduğunuzda 6. kitabın yorumu da hazır olacak. Açıkçası son 3 kitabı 3 gün içerisinde bitirdim ama yorumu yazmak biraz daha vakit aldı. :)



(İnternet fiyatları, sitelere göre farklılık gösterebilir.)
20 Nisan 2018 Cuma | By: YeniAy M.

Katiller Çetesi 'Kötülük Tohumları'


KÜNYE
Yazar J. A. Redmerski 
Yayıncı: Ephesus Yayınları
Sayfa368
Baskı Yılı: 2017
TANITIM BÜLTENİ


"Kötülük Tohumları'yla Redmerski, okurlarını yeniden tadına doyulmaz, karanlık bir maceraya çağırıyor."
-The New York Times-
"Redmerski, Katiller Çetesi'nin bu yeni kitabında da hedefi on ikiden vuruyor."
-USA Today-
"Kötülük Tohumları'nda karanlık sırlar tek tek ortaya dökülürken, çoktan bağımlılık yapmış bu seriye okurlar bir kez daha hayran kalacak."
-Wall Street Journal-
Victor Faust'un yeni Birlik'i hızla büyümektedir. Fakat çete üyeleri arasındaki ilişki, beklenmedik bir düşmanın, örgütteki kişilerin sevdiği insanları kaçırmasıyla derinden sarsılır. Düşmanın, kaçırdığı kişileri serbest bırakmak için çetenin karanlık sırlarını kendisine itiraf etme koşulu koymasıyla da işler iyice karışır.
Oysa Nora adında, genç ve güzel bir kadın olan bu son derece tehlikeli düşman, çete üyelerinin birbiriyle ilgili bildiklerinden çok daha fazla şeye vakıftır. Gelgelelim örgütün elinde bu kadına dair hiçbir ipucu yoktur. Üstelik çok geçmeden kadının gerçek niyeti tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıp Birlik’i yeni başlangıçlar yapmaya zorlayacak ve hatta yıkıma sürükleyecektir.

Hemen kafadan yazacağım; açık ara 6 seride en sevdiğim kitap, 4. kitap oldu. Oldukça hızlı bir giriş ile hikayemiz başlıyor; Nora denen kadın bizimkileri öyle bir sıkıştırıyor ve itiraflar alıyor ki Birlik içinde gerçekten ciddi yaralar, çatlaklar açılıyor; bilhassa Victor ve Niklas arasında. Bizim Izabel ise Nora'nın karşısında öyle bir sırrını açığa vuruyor ki son kitapta bu kısım açıklığa kavuşacak diye düşünüyorum(7. kitap yolda).

Şahsen gece başladım, ertesi gün en geç öğleden sonra bitirdim, yani 24 saat olmadan kitabı bitirdim ve bir diğerine başladım. Oldukça sürükleyici, eğlenceli ve heyecanlıydı; uzun zamandır beni böyle esir alan kitap okumamışım, yazarı tebrik ederim. Açıkçası 2. ve 3. kitap beklentimin altında ve sıradan gelmişti, bu yüzden sırf seriyi bitirme adına kitapları okumaya devam etme kararı almıştım ama 4. kitap ile beklentilerimi yeniden yükseltmeyi başardı.

İlk üç kitap karakterlerin iç dünyaları ve aşklarına odaklanmış iken 4. kitap ile artık Birlik/Örgüt vs. konularına giriyor, aşk 2. plana geçiyor... Yani kitap, isminin hakkını vermeye başlıyor. Bu şekilde yazmaya devam Bayan Redmerski! :) 



(İnternet fiyatları, sitelere göre farklılık gösterebilir.)

21 Aralık 2017 Perşembe | By: YeniAy M.

Katiller Çetesi 'Kuğu ve Çakal'


KÜNYE
Yazar J. A. Redmerski 
Yayıncı: Ephesus Yayınları
Sayfa400
Baskı Yılı: 2017
TANITIM BÜLTENİ


“Muazzam bir kitap daha”
-The Book Enthusiast-


“Kesinlikle çok çarpıcı. Beklentilerimin çok ötesinde.”
-Nikki Arivel Larazo-


“Başından sonuna kadar harikaydı. Bir sonraki kitabı dört gözle bekliyorum.”
-Catherine Duffy-


Fredrik Gustavsson hiçbir zaman aşka inanmamış ve kimsenin karanlık hayatını kabul edebileceğini düşünmemiştir. Ta ki en az kendisi kadar tekinsiz Seraphina’yla karşılaşana dek... Fredrik ve Seraphina beraber dopdolu iki sene geçirmiş ve aşkın en karanlık halini tatmıştır. Fakat bir gün Seraphina Fredrik’i geride bırakıp kayıplara karışır.
Gelgelelim Fredrik Seraphina’yı bulmaya kararlıdır. Fredrik’in elindeki tek koz ise Cassia adında, hafıza kaybı yaşayan masum bir kızdan başkası değildir. Fredrik’in Cassia’nın yaşananları hatırlaması için çabalamaktan başka şansı yoktur. Ve bu esnada hiç umulmadık olaylar yaşanır ve Fredrik kendini türlü açmazın içinde bulur.
Katiller Çetesi’nde macera Sarai ve Izabel’in ardından devam ediyor, gerilim iyiden iyiye tırmanıyor. Kuğu ve Çakal J.A. Redmerski’nin dünya çapında büyük yankı uyandıran serisinin üçüncü kitabı.

Geldik bir serinin yeni kitabına daha; Kuğu ve Çakal ismi, kitabın sonlarında daha bir anlam buluyor, gerçekten. Yani Cassia gerçekten tam bir Black Swan hikayesi; okuyunca demek istediğimi anlayacaksınız. Fredrik de zaten Çakal lakaplı biri olduğu için tam uymuş isim. Kafadan isim yorumuyla girdim. :P Yine de Kuğu'luğuna kitabın sonunda değil de başlarında ve ortalarında da birer kere değinseydi keşke. :)

Aslında isim açıklamasından ve tanıtım yazısından da anlayacağınız gibi 3. kitap tamamen Fredrik ve Cassia ikilisi üzerine odaklanmış. Elbette yer yer Victor, Izabel, Niklas  vs. ekibin hepsini görüyoruz... Bu açıdan bakar isek eğer 3. kitap Katiller Çetesi'nin o hareket ve entrikalarından uzak, daha çok Fredrik'in iç dünyası ve geçmiş sorunları üzerine yazılmış.

Kitaba ilk girişle birlikte Fredrik ve Cassia arasındaki halihazırda olan yakınlık, etkileşim okuyucu için kafa karıştırıcı hatta kurguda bir zayıflık gibi geliyor ama işin özünde, kitabın sonunda ortaya çıkan bir gerçekle birlikte meselenin özü de açığa çıkıyor. Cassia ile ilgili şüphelerim vardı ve aslında şüphelerimde nispeten haklı çıksam da bu şekilde bir şey beklemiyordum, yazarı tebrik ederim. Yazarın dili, anlatımı vs. diğer iki kitabın tadında ilerliyor ama açıkçası kurgu, diğer ikisinin heyecanını çok vermedi desem yeri. Ayrıca Fredrik karakterini de bir hayli abartı buluyorum, niyeyse yazarın en sevdiği karaktermiş izlenimi verdi, gerçi ben de seviyorum. 😃

Bunun dışında aradığım lezzeti tam bulamasam da genel olarak güzel, hoş vakit geçirten bir kitap oldu. Puanlarken 3 ila 3,5(ortalama ile iyi) arasında kaldım. Doğrusu 3,5 üstünde bir şey vermek de zor.
(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)

27 Kasım 2017 Pazartesi | By: YeniAy M.

Katiller Çetesi 'Izabel'



KÜNYE
Yazar J. A. Redmerski 
Yayıncı: Ephesus Yayınları
Sayfa368
Baskı Yılı: 2016
TANITIM BÜLTENİ

"Sayfaları çevirmekten kendimi alamadım. Muhteşem!"
-Kelly Mcbride-
"Izabel'i ilk kitap gibi çok sevdim. Biraz kan, biraz gözyaşı ve tabii ki bolca aksiyon."
-Devan Fox-
"Izabel'de karakterler öyle güçlü ve canlı ki onlarla vakit geçirmek insana tarifsiz bir zevk veriyor."
-Jennifer Kyle -

Onu esaretten kurtaran katiller çetesiyle karanlık bir hayat sürmeye kararlı olan Sarai, acımasız bir sadistten intikam almaya karar verir. Ama Sarai'ın pervasız halleri onu asla geri dönemeyeceği bir yola sürekler. Öte yandan Arthur Hamburg'un sağ kolu Willem Stephens da Sarai'ın peşindedir. Fakat Izabel kimliğine bürünen Sarai'ın geçmek zorunda olduğu bambaşka bir sınav vardır ve bu son sınav aynı zamanda genç kızın Victor Faust'a olan güvenini de sorgulamasına neden olacaktır. Sarai'ın devam kitabı olan Izabel okurları yine karanlık, ölümcül ve heyecan dolu bir serüvene çağırıyor.
Katiller Çetesi'ne bir sene sonra kaldığımız yerden devam ediyoruz. Sarai'yi en son Dina'nın yanında, sıradan ve sakin bir hayat sürerken bırakmıştık. Aradan geçen 8 ay sonra, Sarai, bu sıradan hayatın hiç de ona göre olmadığına karar verir. Dahası kanın tadını bir kere almış köpek balığı gibi, daha fazlasını arzulayarak yarım kalmış bir işi bitirmek için Los Angeles'a geri döner.

Elbette bu zaman zarfında Victor'dan tek bir haber dahi alamamış, en sonunda onu unuttuğuna ve umursamadığına ikna olmuştur. Yine de Sarai amacından vazgeçmeyecektir ve daha önce Victor'un vazifesi aracılığı ile tanıştığı sapkın iş adamını öldürmek için lokantasına geri döner. Lakin işler hiç de umduğu gibi gitmez.

Bundan sonraki yaşanan olaylar Sarai'nin Victor ile yeniden bir araya gelmesine ve bu Katiller Çetesi'nin içine daha fazla girmesine neden olacaktır. Elbet bir de Victor'un kardeşi 'Nikalas' sorunu var ki bu oğlanın olayını, doğrusu; başta anladım,lakin her şeyin açığa çıktığı olay öncesinde yaşananları görünce "Yok ya, öyle değilmiş herhalde." dedirtti yazar. Bu açıdan kendisi tebrik ederim, kendimden şüpheye düşürttü. :D

Aslında ilk kitabı ikinci kitaptan daha çok sevdiğimi ve daha başarılı bulduğumu söylemem gerekir; ilk kitaba 5 üzerinden 4 verirken; bu kitaba da 5 üzerinden 3,5 veriyorum. Neden tam olarak bilemiyorum(beklentim belki fazla yüksekti) ama olayların gidişatı ve karakterler arası konuşmalar bana biraz ortalama geldi; üzerinde biraz daha durulup, geliştirilseydi daha iyi olurdu. Karakterlerin konuşmasına da biraz taktığımı söylemem gerek; yani erkek karakterlerin hemen hemen hepsi de aynı tarz konuşması, sanki hepsinin aynı torbadan çıkmış gibi hava vermesine sebep olmuş; bu da karakterlerin kendilerine özgünlüklerini kaybettirmiş.  Sarai'nin kana susamışlığını da ancak son sayfalarda görüp, algılayabildim; öncesinde bana sadece intikam isteyen ve hayatı için kiralık katil olmayı seçen bir kadın portesi ötesini çizemedi. Sadece Victor'un sözleriyle kana susamışlığını 'biliyoruz' ama açıkçası 'göremiyoruz'... Sonuçta Victor da yeri geldiğinde intikam alan kiralık bir katil ama kana susamış değil. Fredirick'in deliliği bile daha iyi gösterilmiş.

Şimdilik söyleyeceğim bu kadar, inşallah 3. ve 4. kitaplar daha başarılıdır.
                                               (Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)
2 Ekim 2016 Pazar | By: YeniAy M.

Katiller Çetesi 'Sarai'




"Sarai, denize düşmüş ve kurtulmak için yılana sarılmak zorunda kalmış bir genç kız... Hem de katil bir yılan!"



KÜNYE
Yazar J. A. Redmerski 
Yayıncı: Ephesus Yayınları
Sayfa416
Baskı Yılı: 2016
TANITIM BÜLTENİ
Sarai henüz on dört yaşındayken annesi tarafından Meksika’daki bir uyuşturucu baronunun yanında yaşamaya zorlanmıştır. Fakat Sarai, normal bir hayatın ne demek olduğunu unutmasına rağmen, zorla alıkonulduğu evden kaçma umudunu da hiç yitirmemiştir.
Soğukkanlı bir katil olan Victor da tıpkı Sarai gibi çocukluğundan beri hep ölüme ve şiddete tanık olmuştur. Victor öldüreceği yeni hedefiyle ilgili bilgi almak için Sarai’ın bulunduğu yere geldiğinde genç kız ,buradan kaçabilmek için elindeki tek fırsatın bu adam olduğunu anlar. Ne var ki, işler Sarai’ın planladığı gibi gitmez ve tehlikeli bir adamın elinden kaçarken, kendini Tucson’a giden bir kamyonun arkasında değil, bambaşka tehlikelerin içinde bulur.
Firar sırasında Victor içgüdülerinin etkisindeki kişiliğinden sıyrılır, vicdanının sesini dinler ve Sarai’a yardım etmeye karar verir. Çift birbirine gittikçe yakınlaşırken, Victor kızı korumak için her şeyini, hatta herkes gibi Sarai’ın ölmesini isteyen erkek kardeşi Niklas’la aralarındaki ilişkiyi bile tehlikeye atar.
Victor ve Sarai birbirlerine olan güvenlerini arttırırken, aralarındaki uyuşmazlıklar da zamanla azalmaya başlar. Peki Victor’un kaba kuvvete dayanan yetenekleri ve tecrübesi Sarai’ın hayatta kalmasına yetecek midir?


Bu kitap Sarai ve Victor’un hikâyesidir.
Yeni bir seri. :)

Yazarın dilinin akıcılığı ve kurgusu güzel. Kitabı hızla okuyup bitirdim. Hasta yatağımda vaktin hemencecik geçmesini sağladı. :) Tanıtımda konusu oldukça açık, bu yüzden içeriğine girmeyeceğim.

Kiralık bir katilin yaşamını kitap olarak daha önce okumadığım için kurgusu ilgimi çekti ve konuyu yazar, iyi işlemiş diyebilirim. Hatta bana benzer bir şey için ilham bile verdiğini söyleyebilirim. Kim bilir, belki ileride bu türde bir roman yazarım? :D

Sarai, Victor'dan çok daha ilginç bir karakter aslında. Victor tipik bir kiralık katil kişiliğini yansıtıyor ama Sarai de ona uygun bir eş portresi çiziyor. Eş derken sadece karı koca ilişki bağlamında değil; iş ortaklığı manasında da söylüyorum. Victor ve Sarai'nin birlikte bir işe çıktıkları bölüm çok eğlenceliydi. Kitabın sonundan anladığım kadarı ile sıradan bir hayat Sarai için uygun değil ve yarım kalmış bir işi tamamlamak için harekete geçerek; Victor'un alemine tamamen giriş yapacak. :P

Evet, ikinci kitabı da okumak isterim. Beklemedeyiz. ;)

Olumsuz eleştirdiğim bir yer var mı? Pek yok aslında. Sadece gözüme bir iki kelime hatası denk geldi ama kolayca göz ardı edilecek kadar az. Bir iki tane dedim ya zaten. :P

Sarai'nin bu hikayesine 4 puan veriyorum. Çok güzel bir kitap evet, ama ortalamanın çok çok üstünde de değil. Elbette benim bakış açımdan konuşuyoruz. ;)



   (Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)