yunan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yunan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Aralık 2014 Cuma | By: YeniAy M.

Tarih Tıbbı Konuşturdu - 1


"İnsanlığın gizemli ölümleri, hastalıkları... Adım adım tarihsel otopsi."



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

SUİKASTLAR, SIR ÖLÜMLER, ESRARENGİZ OLAYLAR... BU KİTAPTA TÜM BUNLARA CEVAP BULACAK MISINIZ? OKUMADAN BİLEMEZSİNİZ. ;)

Tarihe aşığım, özellikle Türk tarihine. Lakin gelin görün ki her tarihçinin kitabına müptela gibi yaklaşamıyorum. Sonuçta bir romandan bahsetmiyoruz, tarih anlatımından bahsediyoruz. Bu da bilgi kadar anlatım becerisinin de yüksek olmasının gerekliliğini gösteriyor. Bu yüzden tarihçiler arasında en çok sevdiğim ve dinlerken çok keyif aldığım yegane kişi Talha Uğurluel'dir. Ayrıca bilgisine de çok güvenirim. Bilmediği bir şey varsa da açık seçik "O konuda maalesef bilgi sahibi değilim." diyecek kadar da açık bir insandır.  Aynı açıklılığı tüm tarihçilerimizden bekleriz. Sonuçta bilmiyorsanız bilmiyorsunuzdur, ayıp değil ya, gidip araştırır öğrenir anlatırsınız. Varlık amacınız bu sonuçta. Neyse, gelelim kitabımıza. Talha ağabey, B.Muhammer Kayatekin ile birlikte özel bir kitap hazırlamış. Kendisi hekimdir. Zaten tarih ve tıp iç içe ise yanınızda bu konuda uzman birinin gerekliliği de kaçınılmazdır.

Kitabın kısaca özetini yaparsam eğer,

Fatih Sultan Mehmet öldürüldü mü, yoksa ecel mi?

Hürrem Sultan ve Kanuni neden öldü?

Büyük İskender'in ani ölümünün arkasında yatanlar nelerdir?

Savaş alanında insanların neden susuzluk çekerdi?

Yemen türküsünün arkasında yatan o bilinmezlik nedir? gibi bir çok soruya bu kitapta cevap aranmış.
Hatta Aşil konusuna bile değinilmiş. Yani, o adam gerçekten de ayak tendonuna ok yediği için ölmüş olabilir mi ki? Yoksa mit uydurmalarından biri daha mı?

Osmanlı mumyalama sanatı ile Mısır mumyalama sanatı arasındaki farklar nedir? Bu arada evet, gerçekten mumyalanmış padişahlar söz konusu. :)

Bu kitapta benim en ilgimi çeken konu mumyalama ve Mısır piramitlerindeki bir ayrıntı oldu. Osmanlı resmi kayıtlarında Piramitler için "Yusuf Ambarları" deniyormuş. Hz.Yusuf'un yaşam öyküsünü hepiniz biliyorsunuzdur: Mısır'a vali olarak atanmasını sağlayan bir rüyayı yorumlaması ve öngörülen yedi yıllık kıtlıkla başa çıkabileceği güvencesini vermesiydi. Başak arpalarının yedir yıl boyunca bozulmadan korunmasını nasıl sağladı? Yaptırdığı ambarların özelliği neydi ki? Piramitler gerçekte bu ambarların ta kendisi mi? Çünkü yapılan bazı deneylerde piramitlere konan gıdanın bozulmadan uzunca süre kalabildiğini biliyoruz.

Şahsi düşünceme gelince, piramitler, bahsi geçen o ambarlar değil. Lakin piramitler o ambarların mühendisliğine göre inşa edilmiş yapılardır. Bildiğiniz Allah'ın Hz.Yusuf'a öğrettiği teknolojik bilgiyi bunlar almış cesetleri ve daha nice şeyleri korumak için şaşalı mezarlara çevirmişler. Eh, bu da benim kanaatim.

Mısırdan konu açılmışken, mumyaların batıda sözde şifa kaynağı olarak kullanıldığınız biliyor muydunuz? Mumyalardan alınan parçalar satılıyor ve toz haline getirilerek kullanılıyormuş. Daha önce kan ve insan eti yiyerek de şifa kaynağı aradıklarını tarih dergilerinden okumuştum. Yamyamlık Afrika insanına özgü değil anlayacağınız.

Anlatılacak çok şey var, kısa özet geçtim. Benim kısa özetim de bu oluyor ama gerçekten bu sefer çok daha kısa oldu. :D

Kitap hakkındaki genel görüşüm:
Genel olarak kitabı başarılı buldum. Gerek içeriğindeki bilgiler gerekse kaliteli tasarımı ve sayfaları ile bu kitap kütüphanenizde olmak zorunda. Talha Uğurluel'in kitaplarını sevme sebeplerimden biri de sadece o güzel anlatımı ve bilgi aktarımı değil; kitabın kaliteli kağıtlara, renkli resimli basılması. Tam koleksiyonluk bir görüntüsü var. Kitap delisi biri olarak da koleksiyonluk kitaplara ayrı bir sevgim var. Böyle yan yana hepsini sıralayınca harika bir görüntü oluşturuyorlar, sizce de öyle değil mi? ;)

Sadece küçük bir olumsuzluk var, bana göre. O da kitaptan beklentimi ne kadar yüksek tutmuşsam artık, bütün o muamma bazı olaylara %100 cevap bulacağımı sanıp, onun yerine yüksek oranlı varsayımlarla karşılaşmış olmam. Eh, tarihi belgeler de bir yere kadar götürüyor insanı, bunu idrak etmiş oldum. :)

Kitap Okuma Önerisi:  Muhakkak alın.

Puan: 10/9


Kitap Fiyatı: 17,5



23 Ağustos 2013 Cuma | By: YeniAy M.

Percy Jackson Son Olimposlu

 
UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.
 

Geldik mi serinin sonuna! Kahramanların savaşı! Kehanetin Gerçekleşmesi vs. Tüm düğümler bu kitapta çözülecek işte!

 

Kehanete göre 16 yaşına basan, üç büyük Olimposluların çocuklarından biri ya Olimpus'u kurtaracak ya da onu yok edecektir. Şu ana kadar da hayatta kalan üç büyüklerin çocukları Thalia(ki Artemise katıldığı için asla 16 yaşına basamayacak), Nico(Hades'in oğlu) ve Percy (Poseidon'un oğlu). Percy bu sene 16 yaşına basacağı için kehanetin ağırlığını daha bir üzerinde hissediyor. Melezler ise Kronos ve ordusu yüzünden büyük tehlikede. Savaş kapıya dayandı.

Percy bu kitapta babası Poseidon'un deniz altı krallığını görecek ve onunla konuşacak. Eh hali ile onun aracılığı ile nasılmış oralar biz de göreceğiz. Yalnız savaş öyle bir duruma gelmiştir ki deniz altı krallığı dahi zor durumdadır. Öyle ki bu yıpranma Poseidon'un görünümü dahi olumsuz etkilemiştir; yaşlı bir adam gibi görünmektedir. Percy için diğer kardeşi ile tanışma vakti de gelmiştir. Kendisi(Poseidon) gibi Olimposlu olan  ve babasının varisi olan Triton.

Percy melez kampına döndüğünde tavan arasındaki kahinde kehanetin tamamını öğreniyor; ölümünü. Evet, Percy bu işin sonunda ölecektir. Percy, Nico'nun yardımıyla görevini tamamlamaya çalışırken de Son Olimpos'lu ile tanışır ve ondan iyi bir tavsiye alır. Her ne kadar o an anlayamasa da. Sonrasında ise Hades'in tutsağı olsa da kurtulmayı başarmıştı. Düşünsenize, şehrin ortasında kocaman bir savaş var ve bir sürü de ölüm ama siz bunu görmüyorsunuz. Eh, olacak o kadar. Kitabın sonu hakkında bilgi vermek istemiyorum. Gerçi sonu belli de o sana nasıl ulaşıldığı konusunda bilgi vermeyeceğim.

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Son kitap olmasından mıdır nedir daha heyecanlı denebilir. Ne de olsa tüm Olimposluları ve melezleri Titanlar ile savaşta göreceğiz. İnsan Luke için de üzülmüyor değil.

Kitap Okuma Önerisi:  Bu kadar yolu gelip de bu kitabı almaz iseniz ayıp olur zaten.
Puan: 10/9


Kitap Fiyatı: 21

 
Athena- Zeus-Poseidon
 
 
Hades
 
Hermes(2.filmde farklı biri canlandırıyor. Oysa bu daha iyi :D )



Percy Jackson Labirent Savaşı

 
UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.
 

Percy'nin okulda saldırıya uğramadığı bir an da neredeyse hiç yok!

 


Percy, yeni okuluna başlamıştır. Gündelik hayatını yaşamaya çalışan Percy, her zaman olduğu gibi okulda iki yaratığın saldırısına uğrar. Onun yerinde olmak istemezdim. Düşünsenize sürekli olarak her yeni okulda, her sene zırt pırt saldırıya uğrayıp duruyorsunuz. Yazık be oğlana! Okula her gün korku ile giderdim; "Acaba bugün de saldırırlar mı?" İşte bu yüzden bu melezlerin gittiği bir okulda olmalı, sadece savaş için melez kampı değil!

Saldırı sırasında, daha önce tanışmış olduğu, sisin etkisiz kaldığı bir kız olan Rachel ile tanışır. Eğer görüntünüzde bir gariplik varsa ve sis ile bunu saklıyorsanız boşa uğraşmayın, bu kız sizin gerçek halinizi görür! Okuldan kaçan Percy yolda (gene) Annabeth ile karşılaşır ve ikisi de kendini melez kampına atarlar.  Şimdi Percy ve arkadaşlarının yeni bir görevi vardır. Kronos ve adamları Labirent isimli, hemen her yere çıkış sağlayan, bir mekandadırlar. Elbette bu çıkışlardan biri de Melezler Kampı'dır.  Amaç, kronos'un bu yolu keşfetmeden kampa çıkışı kapatmaktır.

Percy bu işlere yoğunlaşsın Nico ablası ile iletişime geçmeye çalışır. Evet, kendisi ölü ama o Hades'in kızı yani ölüler ilahının! ;) Bianca'da kardeşinin yaptıklarından memnun olmasa gerek ki İris iletileri vs. ile Percy'e kardeşini gösterip durmakta. Yolculukları sırasında Percy kendini gizli bir adada bulur. Her daim kahramanlara aşık olan, adasından ayrılamayan-cezalı- güzeller güzeli Kalipso'nun adası. Percy bir süre bu kızın büyüsüne kapılsa da gitmesi gerektiğini biliyordu, bu yüzden ayrılıp kampa geri dönüyor ama Annabeth ve diğerleri onun öldüğünü düşünmektedirler. Öyle olmadığını görünce çok sevinirler elbette ;)

Labirent görevinde Percy ve arkadaşlar sisin içini görebilen Rachel isimli ölümlüyü de yanlarına alacaktır ve başka olimposlularla da tanışma imkanları olacaktır ve melez kampı bir kez daha savaş ve ölümlerle sınanacak. Bu arada Kronos, Luke'un bedebine girerek canlanmıştır. Herkes Luke'un öldüğünü düşünmesinin aksine oralarda bir yerde beklemekte.

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Labirent kısımları yer yer bayabiliyor ama garip, heyecan verici karşılaşmalar da göreceğiz. Ben tek bir mekanda gelişen olayları pek sevmem.


Kitap Okuma Önerisi:  Seri kitapları kaderi, alacaksın, okuyacaksın.
Puan: 10/9


Kitap Fiyatı: 21

KARAKTERLER
 
 

Tyson, Percy Jackson'ın üvey kardeşidir. Kendisi bir kikloptur yani tepe göz. Şirin bir oğlan değil mi?  Saf, nazik, sakar bir oğlan ama saflığı az biraz aptallık derecesinde olabiliyor. Kitapta dişleri yamuk bir şey olsa da filmde tek kusuru gözü. :) SİS ismi verilen bir şey sayesinde olağan biri görünmeyi başarıyor.
22 Ağustos 2013 Perşembe | By: YeniAy M.

Percy Jackson Titan'ın Laneti

 

UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.
 

Thalia nedense Percy'den daha havalı. Babası yüzünden mi acep? :P

Zeus'un kızı Thalia'nın yeniden canlanması ile yaşlı olimposluların yegane çocuğu artık Percy değildi. Onun gibi tehlikeli olan Thalia'da vardı. Bu sırada yeni keşfedilen iki melezin(Nico ve Bianca) varlığı, onların kampa sağ salim ulaştırılması yönünde bir görevi de ortaya çıkartır. Bu görev ise Kıvırcığa aittir ve elbette Percy ve Annabeth onu bu görevde asla yalnız bırakmayacaklardır. Bu görevde Thalia'da onlara eşlik edecektir.

Kıvırcık ve arkadaşları melezleri koruyup kampa ulaştırmaya çalışırken elbette ki saldırıya uğrarlar, uğramazlarsa olmaz. :) Bu macera sırasında Artemis ve avcıları dahil bir çok olimposlu ile tanışacaklardır. Dahası Annabeth'in babası ile de tanışma şansımız olacak. Ama büyük bir sorun vardır. Annabeth esir düşer. Arkadaşları onu kurtarmaya çalışırken de Bessie ismini taktıkları bir deniz canlısının varlığı Titan kehaneti dolayısıyla Olimpos için tehdit oluşturmaktadır ama her şey geçici de olsa yoluna girecek, Bessie Titanların elinden kurtarılacaktır. Sorun şu ki kehanetin ayrıntısından haberi olan Olimposlular Thalia ve Percy'nin yok edilmesini istiyor olabilirler ama Poseidon ve Zeus elbette buna karşı çıkmaktadırlar. Sorun şu ki Thalia yakında 16 yaşına girecektir ve Kronos tarafından cezbedilebileceğini de bu macerada göstermiştir. Bunun üzerine üvey kardeşi Artemis Thalia'yı ava katılmaya davet eder Bu sayede asla 16 yaşına basamayacak ve aynı yaşta kalarak kehanetin yükünden kurtulacaktır. Ama 2 sene sonra Percy için ne olacak? İşte bunu da iki kitap sonrasında göreceğiz. :)

Hesaplanamayan sorun işe şudur: Ablası Biancanın ölümünde Percy'i sorumlu tutan Nico, Hades'in çocuğu olduğunu gösterecektir ama artık ortalıktan kaybolmuştur. Al başa bela! :)

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Yazar, gençlik ağzı ile yazıyor. Bu yüzden gençler için son derece rahat bir dil; bir önceki kitaplarda olduğu gibi. Kitap git gide heyecanlanmaya başlıyor gibi, siz ne dersiniz? Gerçi biraz HARRY POTTER misali bir şey ama olsun.

Kitap Okuma Önerisi:  Alacaksınız yani, biliyorum. :)

Puan: 10/8

Kitap Fiyatı: 17,50


KARAKTERLER
 
 
 
Ağaç kız Thalia, Zeus'un kızıdır. Çocuk yaşlarda iken melez kampına ulaşmaya çalışırlarken ölüyor ama babası onu bir ağaca çevirerek kısmen de olsa hayatta tutuyor. İkinci kitapta post sayesinde yeniden canlanıyor ve yaşama dönüyor. Aslında bakmayın, olimposlular da kendilerince çocuklarını sevip, ilgi gösteriyor ama kendi yöntemleriyle.  Thalia kehanetin yükünü omuzlarından atmak için kardeşi Artemis'in avı topluluğuna katılmayı kabul ediyor. Bu sayede asla yaşlanmayacak!
 
Luke,Hermes'in oğludur ve babasına da hayli bir kızgındır. Hali ile tüm olimposlulara. İlk tanıştığımız Luke son derece eğlenceli, komik ve iyi bir çocuktu ama içinde sakladığı öfke ve intikam ateşi onu yanlış yönlere sürüklüyor. Gerçi bana göre öfkesinde haklı ama gösterme yöntemi yanlış. Luke tüm yanlış yönlenmelerine rağmen özünde iyi bir çocuk ve arkadaşlarına hala büyük değer ve sevgi vermektedir. Zaten bunu gösterme biçimini ilerleyen zamanlarda göreceğiz. Luke akıllı bir oğlan olsa da duyguları onu Kronos'un kuklası haline getirmiştir.


Percy Jackson: Canavarlar Denizi

 
UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.
 

Olimposluların çocuklarının başı hiç olmadığı kadar dertte!

 

Percy gördüğü rüyanın etkisi ile okuluna gittiğinde tüm gün rüya ile ilgili şeyler düşünüyordu. Okulun son günü geldiğinde ise her olimposluların çocukları gibi percy de melezler kampında gitmek için sabırsızdı. Aslında tüm yıl burada olmamaları ne kadar kötü. Ne var özel okul gibi de işlese?

Neyse. Tyson yanında iken yamyamların Percy'e okulunda saldırmasıyla Tyson'ın da sıradan olmadığı, onun gibi-kısmen- olduğunu görüyoruz ama onunla ilgili tek sır da bu değil arkadaşlar. Percy, Annabeth ve Tyson kampa gittiklerinde kampın saldırıya uğradığını, kampın sınırlarını koruyan bariyerin zayıflamaya başladığını görürler. Dahası yakında bariyeri ana kaynağı olan ağaç zehirlenmiş ve ölüyordur. Annabeth için bu daha bir önemlidir çünkü ağaç Zeus'un kızı ve kendisinin de arkadaşı olan Talia'ın ta kendisidir. Bu yüzden de Percy ve arkadaşlarının ağacı iyileştirmek için "ALTIN POSTU" bulmaları gerekmektedir. Sorun şu ki post, canavarlar denizi dedikleri-bermuda şeytan üçgeni- bir bölgedeki adadadır.

Elbette tüm bu saldırıların altında Hermes'in kızgın oğlu Luke vardır. Luke cronos'u canlandırmak ve tüm olimposluları yok etmek niyetindedir. Bu yüzden o da altın postun peşindedir. Ve dahası Luke bu işte yalnız değildir. Kendisi gibi ailelerine öfkeli melezleri de yanına çekmeyi başarmıştır. Bu da kampta casuslar olduğunu göstermektedir. Percy bu sefere çıkarken öğrendiği kehanet karşısında da afallamıştır. Kehanete göre yaşlı olimposluların (Zeus-poseidon ve hades) yaşayan çocuklarından biri 16.cı yaşına geldiğinde ya olimposun yok edilmesine ya da kurtarılmasına sebep olacaktır ve şu an yaşayan tek yaşlı olimposlunun çocuğu da Poseidon'un oğlu Percy Jackson'dır.

Kitapta görüyoruz ki Luke, Annabeth ve Talia küçükken çok yakın dostlarmış. Bu yüzden Talia olayı ve Luke'un davranışları Annabeth'i ayrı bir etkilemektedir. Şahsen ben Luke adına üzülüyorum. Bencil ailelerinin zevk için onunla  bununla birlikte olup sonradan olan çocukları ile ilgilenmemesi çok üzücü bir durum. Ne de olsa Olimposlular bencildir! Carissa mıdır nedir Ares'in kızı da çok sinir bozucu be. Babası gibi egoist bir tip. :)

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Yazar, gençlik ağzı ile yazıyor. Bu yüzden gençler için son derece rahat bir dil; bir önceki kitaplarda olduğu gibi. Thalia'yı tanıma adına güzel bir kitaptı diyebiliriz. Ama ölümler olduğu için sanılanın aksine bebe kitabı diyemem bu seri için.

Kitap Okuma Önerisi:  Yunan mitleri ve fantastik kitaplarını seviyorsanız, neden almıyorsunuz?
Puan: 10/8


Kitap Fiyatı: 17,50

DİPÇE: Ben ilk kez "Şimşek Hırsızı" filmini izlemiştim. Kitapları olduğunu görünce doğrudan bu kitaptan başladım, şimşek hırsızını almadım. Bu yüzden yakın zamanda onun eleştirisini yapmayacağım. :)

BAŞKARAKTERLER
 
 

 
Percy Jackson, Poseidon'un oğludur. Gerçek yunan mitinde Zeus'undur ama biz kitabımızı baz alarak yaklaşalım. Kendisi melez olduğunu öğrenene kadar annesi ile yaşayan ve okulda okuma zorlukları çeken bir oğlandır ama okulda onu koruyan kişilerde vardı. Kim olduğunu öğrenen Percy şu anda yegane yaşlı olimposlulardan birinin yaşayan tek çocuğu olarak melezler kampında baya fiyakalı bir havaya sahiptir.

Annabeth, Athena'nın kızıdır ve gerçekten de kızıdır. Aynı annesi gibi akıllı bir kızdan bahsediyoruz burada ki Percy'nin en büyük destekçilerinden ve dostlarından. Aynı zamanda Luke ve Talia'nın en yakın dostu idi kendisi ama dostluklar parçalanmış duruyor.

Kıvırcık bir Satirdir. İnsanların dünyasında, Percy kim olduğunu bilmediği zamanlarda onunla dostluk kurmuş ve korumuştur. Bu koruma kollama görevine de hala devam etmektedir. Komik bir oğlan olduğunu söyleyebilirim. Çok sık korksa bile aslen cesur ve sadık bir dost. İlk kitabın sonunda boynuzları çıkmaya başlıyor ki bir Satir için çok önemli bir andır.