fantastik evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
fantastik evren etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ocak 2024 Pazartesi | By: YeniAy M.

Alacakaranlık Serisi "Gece Yarısı Güneşi"

 


KÜNYE

Yazar: Stephenie Meyer

Yayınevi: Epsilon Yayınları

Yayın Yılı: 2020

Sayfa Sayısı: 712

TANITIM BÜLTENİNDEN

“Ve aslan, kuzuya âşık olur.”
Bu unutulmaz aşkı, bu kez aslanın ağzından dinlemeye 
hazır mısınız?
 
Milyonları peşinden sürükleyen Alacakaranlık’ın unutulmaz âşıkları Bella ve Edward, serinin yayımlanan son kitabından on iki yıl sonra, başladıkları yere geri dönüyor. Hikâyelerini anlatmak bu kez Edward’a düşünce, en karanlık ve heyecan verici detaylar arasına dalmak da kaçınılmaz oluyor. 
Sahi, herkesin aklını okuyabilen bir vampirin zihnine 
süzülmeyi kim istemez ki? 


#TwilightSaga serisinin #BellaSwan bakış açısıyla anlatıldığını bilirsiniz. Yazar #StephenMayer bu sefer ilk kitabı #Edward gözüyle anlatıyor. Ben genelde karşı tarafın beyninin içinde olanları da merak ederim, okumak ilgimi çeker.

Yazarımız da en ince ayrıntısına kadar Edward’ın kafasındaki düşünceleri ve hislerini bizimle paylaşmış, bir eksik gedik yok yahut tatminsiz kalacağınız bir nokta da yok. Zaten kitap oldukça kalın olduğu için bu çok mümkün değil. 🙂

Hikayeyi (okuyanlar) genel olarak bildiğimiz için çok ek bir durum var diyemem, sadece Edward yok iken Bella’nın yaşadıkların görmek yerine Edward’ın o sırada ne yaptığını ayrıntısı ile okuyoruz. Aslında seriyi yeniden okuma hissim doğmuştu okurken lakin Edd’in sürekli olarak “uzak durmalıyım, birlikte olmamalıyız,” yaklaşımı biraz sıkıyor. Açıkça ilan ediyorum ki Alice ve Jasper çifti, başrolden daha çok ilgimi çekiyor, en sevdiğim karakter Jasper. Yazarımız onların hikayesini de yazsa ne güzel olurdu. 😅

Ben kitaptan memnun kaldım, seriyi okudu ve sevdi iseniz okumanızı tavsiye ederim.



17 Eylül 2017 Pazar | By: YeniAy M.

Buz ve Ateşin Şarkısı 5 - Ejderhaların Dansı


"Westeros'un kuzeyinde hava iyice soğumaya başlarken; Essos'da hava ısınıyor!"


KÜNYE

Yazar: George R. R. Martin
Yayıncı: Epsilon Yayınları
Sayfa: 1232
Baskı Yılı: 2013(1. Baskı)

TANITIM BÜLTENİ
Kötülüğün yükseldiği bir vakitte olaylar; kanunsuzların, rahiplerin, askerlerin, derideğiştirenlerin, asillerin ve kölelerin büyük roller oynadığı bir sahnede geçmektedir. En zorlu dans, Ejderhaların Dansı başlamaktadır.

Daenerys Targaryen, toz ve ölüm dolu topraklar üzerinde hüküm sürmektedir. Tyrion Lannister, yeni müttefikler edinmiş, bilinmezlerle dolu bir serüvene çıkmıştır. Donmuş kuzeyde Jon Kar, Sur'un ötesinden gelen buzdan düşmanlarla ve en yakınları arasından hasımlarla karşı karşıyadır.

Yedi Krallık'ın akıbeti, uçurumların kenarındadır...

Ve işte benim en sevdiğim kitap! Seri boyunca en çok 5. sevdim(1. de ikinci sırada yer alıyor.). Bol bol Jon'u görüyoruz ve dahası onun Lord Kumandan olduktan sonraki karakter değişimi(olgunlaşması vs.) çok güzel yansıtılmış. Artık genç kumandanımız büyüyor! Jon, ötekilerin geldiğinin farkında ve elinin altında harabeden bir Sur var; dahası Stannis'in askerleri ve esir edilen yabanılların bir kısmını da sayar ise ileride açlık tehlikesi de mevcut. Bunlardan daha önemlisi Jon, kız kardeşi Arya'nın Bolton piçi ile evlendirildiği haberini alır ve durum iyice içinden çıkılmaz hale girer(elbet biz onun Arya olmadığını biliyoruz.). Ayrıca Theon POV'ları sayesinde Arya(sahte) ve Piç'in bölümlerini vs. de görüyoruz.

Dany ciddi bir sıkıntı içerisinde zira Meeren'de işler yolunda gitmiyor; Harpiyan'ın Oğulları sonu gelmeyen cinayetler ve başkaldırmalar ile Dany'nin saltanatını zora sokuyor. Tyrion ise onun yanına gitmek için yola çıkmış bile. Yolculuğa Varys'ın eski dostu olan Volantisli bir peynir tüccarı(1. kitapta Dany ve abisine yardım ettiğini görmüştük) vesilesi ile başlıyor ve bu yolculukta hiç umulmadık bir karakter ortaya çıkıyor; işler baya değişecek gibi.

Jaimie, Brinnie ile buluştuğundan beri ortalıkta değil ve Cersei, İnanç takipçileri tarafından hapis edilmiş durumda ve kurtulması için bazı itiraflarda bulunması gerekmekte. 

En başta da söylediğim gibi en sevdiğim kitap bu oldu ve oldukça heyecanlı bir yerde bitti; bilhassa Jon'un sonu baya yürek kanatan cinsten(mecaz kullanmıyorum :D ). Onun kız kardeşine düşkünlüğünü okumak güzeldi, zaten ikisi de seri boyunca birbirlerini 42/48 defa düşünmüşler. Diyeceksiniz ki bir de oturdun saydın mı? Yok yav, başkası üşenmemiş saymış. Neden? Şey, aslında bu da ayrı bir kuram. :P (Seri, dizideki gibi ilerleyecek ise bu ikisi aslen ku.... haydi diziyi izlemeyenler için demiyorum. :D ).

Serinin bitmesine 2 kitap kaldı ve yazar, 6. kitabı 6 senedir yazıyor. Bitirmekten de aylarca uzakmış dede efendiye bak hele! Birkaç ön okuma niyeti ile bölüm paylaştı ama o kadar uzun sürdü ki kitabın bitmesi yetmez oldu haliyle. 2018 çıksa inşallah, ya o ölecek ya biz bu gidişle.

(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)

Buz ve Ateşin Şarkısı 4 - Kargaların Ziyafeti

"Kral'ın Şehrinde dengeler değişiyor!"


KÜNYE

Yazar: George R. R. Martin
Yayıncı: Epsilon Yayınları
Sayfa: 1008
Baskı Yılı: 2012(1. Baskı)

TANITIM BÜLTENİ
George R. R. Martin, imgesel kurguya yeni bir soluk getiren abidevi serisinin uzun zamandır beklenen dördüncü cildi Kargaların Ziyafeti ile şaheserine devam ediyor.

Yedi Krallık'taki çetin mücadelelerde hayatta kalmayı başaranlar, emelleri için yeni savaşlara girişir. İnsan suretindeki kargalar, ziyafet için bir araya gelerek yeni komplolar hazırlar ve tehlikeli ittifaklar kurar. Asiller ve sıradan insanlar, askerler ve büyücüler, katiller ve bilgeler; bahtları ve elbette hayatları uğruna bir araya gelir...

Kargaların ziyafetinde çoğu misafirdir fakat azı nefes almaya devam edebilecektir...

Kargaların Ziyafeti, serinin 4. kitabı olma şerefine nail olmakla birlikte ağırlıkta Kralın Şehrinde olan bitenlere odaklanmış. Sur ya da Essos hakkında hiçbir POV yok, haliyle Jon ya da Dany veyahut Tyrion hakkında neler olmuş bitmiş bilmiyoruz. Sur ile ilgili sadece Sam'in bir POV'u ile Jon'u bir kez görüyoruz ama sonrasında o da yok. Doğal olarak Jon Snow'un olmadığı bir kitap, benim için en sıkıcı kitap olmaya aday. Onsuz olmaz kardeş, cidden hoşlanmıyorum onsuz bir şeyi. Haliyle serinin acı-tatlı sonu Jon'suz olur ise bundan da hoşlanmayacam George dede, anladın? :D

Evet, 3. kitap baya korkunç olaylara gebe olmuştu ; Ygritte öldü(umurumda değilsin kızım), Robb korkunç bir şekilde öldü(üzdü), Joff öldü(çok sevindik) ve evet, Tywin de öldü(baya rahatladık Stark destekçileri olarak. Aferin Tyrion.).

Cersei POV'ları sayesinde hem onun geçmişi hem de Robert hakkında hatta Lannisterlar hakkında kayda değer bazı şeyler öğreniyoruz, bu açıdan Cersei POV'larını sevdiğimi söylemem gerekir. Sam POV'ları ile Braavos'u ve Hisar'ı gördük; Arya da hala orada ve eğitim görmeye devam ediyor; onu da gördük(zaten o da olmasa kitap toptan bayabilirdi beni; Jon'dan sonra desteklediğim 2. karakter). 

Jaimie POV'ları sevdiğim bölümlerden oluşmakta, karakter ve geçmişi hakkında gene güzel şeyler öğreniyoruz. Brinnie ile kurduğu saygı/dostluk ilişkisi neticesinde biraz adam olmuşa benziyor ve iç muhasebe yapıp duruyor. Bu arada bu kadının povları çok sıkıcı geldi hızlı hızlı geçtim. Dorne sahneleri de gördük ki Prens Doran hiç de sandığımız gibi bir adam değil, bunu göreceğiz. :)

Genel olarak(Jon olmasa da) güzel ve entrika dolu bir kitap olmuş. Yazarın kurgu ve betimlemeleri her zamanki gibi güzeldi. Siz bunu okurken ben 5. kitabın yorumunu yazacağım. :)


(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)



Buz ve Ateşin Şarkısı 3 - Kılıçların Fırtınası


"Kılıçların gölgesinde kanlı geceler devam ediyor!"



KÜNYE

Yazar: George R. R. Martin
Yayıncı: Epsilon Yayınları
Sayfa: 1232
Baskı Yılı: 2012(1. Baskı)

TANITIM BÜLTENİ
George R. R. Martin'in muhteşem serisi, Kılıçların Fırtınası ile modern fantastik edebiyatın istisnai başyapıtlarından biri konumuna geliyor, imgesel kurgunun büyük eserleri arasındaki yerini sağlamlaştırıyor. 
İktidar mücadelesindeki beş savaşçıdan birinin ölmüş, bir diğerinin gözden düşmüş olmasına rağmen savaş tüm şiddetiyle sürmektedir. Yedi Krallık'ın zor durumdaki hükümdarı Joffrey, Demir Taht'ta oturmaya devam etmektedir. En amansız düşmanı Stannis, takip ettiği büyücü kadının kurbanı olmuş ve bozguna uğramıştır. Nehirova'daki Genç Robb, Kuzey'e hükmetmekte; Daenerys yaşayan son ejderhalarla beraber kana bulanmış bir kıtayı katetmektedir. Rakipler son hesaplaşma için harekete geçerken büyük bir yabanıl ordusu, efsanevi Ötekiler'le birlikte medeniyetin merkezine doğru ilerlemektedir. 

Serinin 3. kitabıyla birlikte Westeros ve Essos'a geri dönüyoruz. Kral Joffrey (Lannisterlar) ve Robb Stark arasındaki mücadele hızla devam ederken; Kuzeyin Kralı, Freylere verdiği sözü dayısı aracılığı ile gerçekleştirme niyetiyle harekete geçerken sancaktarlarından Karstark'ların desteğini kaybetmeye neden olacak bir hamleye imza atacaktır. 

Jaimie Lannister hala Kral'ın Şehrine dönmeye çalışmaktadır ama bu yolculukta ağır bir kayıp verecektir. Lakin kendisini ciddi bir değişimin ortasında bulduğunu ve bu kaybın ve bir senelik esaretin olumlu bir etkisi olacağını söylemek güç değil. 

Dany ise Essos'da köleleri serbest bırakma arzusu ile hareket ederken ejderhaları gibi destekçileri de büyümeyi sürdürmekte ama bir o kadar da düşman kazanmaktadır. 

Jon Snow ise Yabanılların arasından kaçarak Castle Black'e geri döner ve saldırı haberini vererek kara kardeşliği bilgilendirir ama bazıları onun bir hain olduğunu ileri sürerek cezalandırılması gerektiğini düşünür.

Stannis ise Karasu felaketinden sonra kızıl rahibenin tavsiyesi ile kuzeye; Sur'a yürüyecek.

Tyrion için ise işler pek iyi gitmiyor; ailesi ile arası ciddi bir şekilde geriliyor ve kopma noktasına geliyor. Hatta kellesi her zamankinden daha çok tehlikede desek yeridir.

Kitap boyunca sayfaları çevirmekten kendinizi alıkoyamıyorsunuz ve evrenin o büyülü havasını içinize çekerek daha fazlası için yalvarıyorsunuz. Betimlemeler, anlatım tarzı ve kurgunun harikalığına kusur bulmak mümkün değil ama editörlerin imla konusunda biraz daha özenli olmasını isterdim. Serinin geneli boyunca bu konuda bana göre özensiz davranılmış. Epsilon gibi bir yayınevinden 1. sınıf iş beklediğimden bu eksi bir özellik olmayı sürdürüyor.


 
(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)




19 Mayıs 2017 Cuma | By: YeniAy M.

Buz ve Ateşin Şarkısı - 2 'Kralların Çarpışması/ Kısım 2'



      "Kralların Savaşı devam ediyor!"



KÜNYE

Yazar: George R. R. Martin
Yayıncı: Epsilon Yayınları
Sayfa: 504
Baskı Yılı: 2011(1. Baskı)

TANITIM BÜLTENİ
BUZ VE ATEŞİN ŞARKISI, II
Krallar çarpışırken tüm diyar titrer...
George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor.
Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir...
"Martin, birinci ciltteki vaadini fazlasıyla yerine getiriyor ve yazılmış en iyi fantastik eser olmaya aday serisine devam ediyor."
The Denver Post
"George Martin kesinlikle destansı fantastik edebiyatın yeni ustalarından."
Katharine Kerr
"Kendisinden her zaman en iyi işleri beklediğim George R. R. Martin beni asla şaşırtmıyor."
Robert Jordan
"Muhteşem bir öykü, muhteşem bir tarihi fantastik yapıt! Göz kamaştırıcı."
Anne McCaffrey
"Muhtemelen gelmiş geçmiş en iyi epik fantastik eser."
Marion Zimmer Bradley

Bir önceki kitap, Renly ve Stannis arasındaki savaşın başlayacağı yerde bitmişti. Kralların Çarpışması 2 de yine kaldığı yerden devam etmiş. Diziyi izlememiş olanlar muhtemelen iki kardeşin birbiriyle olan savaşı göreceğini düşünecektir ama işler hiç de sandığımız gibi ilerlemiyor. Bu kitapta Robb'u hiç görmedik ama yaptığı şeyleri sık sık duyduk. Diğer yandan Kral'ın Şehri saldırı altında ve onu korumak için liderlik edecek yegane kişi Tyrion Lannister gibi görünüyor... Sansa için kaçma umudu doğmuştur ama sabretmesi gereken en az bir iki ayı daha vardır... Arya, Harrenhall'da Jaqen ve Gendry ile kaçma planları yapadursun, Jon da duvarın ötesinde yabanıllar ile karşılaşsın ve hayatının en önemli vazifesini üstlensin... Bran ise kendi güçlerini kabullenecek ve Kışyarı'nı Theon'un ellerine bırakmak zorunda kalacaktır. Bundan sonra uzun süre evine geri dönemeyeceği kesin...

Kitap, kaldığı yerden eski hızıyla devam ediyor. Aynı hareket, aynı heyecan ve aynı sürükleyicilik... Okurken yazarın aslında ne kadar kolaya da kaçtığını gördüm. GoT serisinin bol ayrıntıya sahip olduğunu herkes bilir ama bu ayrıntıdan kasıt olaylar örgüsü için değil diyarın tarihi ve karakterlerin geçmişi vb. hakkında. Olay örgüsündeki ayrıntılardan belli karakterlerin gözünde POV yazarak kurtulmayı başarmış. Yani Robb'un onca gerçekleştirdiği savaşı bize göstermek yerine sonucu sağdan soldan kişilerin ağzı ile anlatıp, etkilerini göstermiş. Akıllıca. Kesinlikle bir eksi olarak düşünmüyorum, 2. tekil şahıs yazarı bir çok ayrıntıdan kurtarıyor, yükünü hafifletiyor. Bilmeyenler için 2. tekil 1. tekil ile aynı mantıkla ama karakterin ağzından değil yine sizin ağzınızdan anlattığınız ama sadece karakterin gördüklerini ve düşündüklerini yazdığınız ve çok da yaygın olmayan bir anlatım tekniğidir. 1. var iken 2. tekilden neden yazalım diye düşünen varsa da hemen söyleyeyim; 1. tekil kullanarak genelde tek bir karakterin ağzından hikaye anlatılır ve bu karakter sayısının artışı pek alışıldık değildir ve şahsen ben hoşlanmıyorum, ters bir etki yaptığı görüşündeyim. Bu yüzden 2. tekil anlatım tarzı bu yönden idealdir.

Genel olarak kitabın 2. kısmını da beğendim, sıkılmadım ve kısa sürede bitirdim hatta daha fazla okumak istedim ama Haziran ayını beklemem gerekiyor. Diziden daha iyi ve ayrıntılı ilerlediği için çok farklı bir tat veriyor, daha güzel bir tat. Yavaş yavaş da dizi ile frekansları değişmeye başlamış bu kitapta. Misal Harrenhal Tywin'in elinde iken ve Arya da onun hizmetinde iken kitapta el değiştirip Bolton'lara geçiyor ve Arya da Roose Bolton'un emrine giriyor ve kendine Nymeria diyor. Bir sonraki kitapta olacakları bildiğimden muhtemelen çok akılıca bir hareket.

DİPÇE: Şu parantez içinde cümle yazma işi devam ediyor, açıkçası bu yöntem hiç alışılmadık bir yöntem. Genelde -...- kullanılır, zira makale vs. yazılmıyor. Neyse, muhtemelen diğerlerinde de aynen devam ettiğinden bir daha bunu belirtme gereği duymayacağım. :)

(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)

26 Nisan 2017 Çarşamba | By: YeniAy M.

Buz ve Ateşin Şarkısı - 2 'Kralların Çarpışması/ Kısım 1'

      "Kralların Savaşı başladı!"



KÜNYE

Yazar: George R. R. Martin
Yayıncı: Epsilon Yayınları
Sayfa: 504
Baskı Yılı: 2011(1. Baskı)
TANITIM BÜLTENİ

Buz ve Ateşin Şarkısı IIKrallar çarpışırken tüm diyar titrer...
George R. R. Martin, Taht Oyunları'nın sabırsızlıkla beklenen devam kitabı Kralların Çarpışması'nda okuyucuları eşsiz hayal gücüyle buluşturuyor. Büyü, intikam ve savaşla dolu, eşi benzeri görülmemiş bir dünyanın kapıları açılırken büyük bir serüven başlıyor.
Alev ve kan rengine bürünmüş bir kuyruklu yıldız, gökyüzünü baştan başa kaplamıştır. Ejderha Kayası'nın kadim kalesinden, Kışyarı'nın haşin topraklarına kadar korkunç bir keşmekeş hâkimdir. Altı güç, Demir Taht'ı ve parçalanmış Yedi Krallık'ı ele geçirmek için kıyametvari bir savaşa hazırlanmaktadır. Gecenin karanlığında ölüler yürümekte, kardeş kardeşi katletmektedir. Bir akıl şövalyesi, tehlike saçan bir büyücü kadını zehirlemek peşindedir. Bir prenses, öksüz oğlan kılığında dolaşmakta; Ay Dağları'nın vahşi adamları, yağma için inmektedir. Kardeş katli, zillet, simya ve kıyımla ilerleyen bu macerada zafer, kılıcı ve kanı en soğuk olanların dahi olabilir...
Ned Stark'ın ve Kral Robert'ın ölümüyle beraber Westeros tam manasıyla bölünmüş ve savaşın eşiğine gelmişti. İkinci kitabımızda ise bu savaş artık tam manasıyla yaşanmakta; bilhassa Kuzeyin Kralı ilan edilen Robb Stark ve Tywin Lannister'ın güçleri savaşırken diğer yandan kendini Kral Robert'ın hak varisi ile eden Stannis ve Renly de kral olduğu iddiası ile birbirlerine karşı mücadele vermekte. Jon ise Sur'da amcası Benjen'i bulmak için gece bekçileri ve lord kumandan ile yola çıkar. Arya da eve dönmek için erkek kılığında kuzeye doğru ilerlemektedir. Sansa ise esir hayatına devam etmekte. Dany de kendi yolunu çizmeye çalışmakta.

İlk kitap tek bir ciltten oluştuğu için hikaye, kopmadan ve tatmin edici bir şekilde bitmişti. Fakat bundan sonraki kitaplar iki kısma ayrılarak devam ettiği için hikayenin ortasında bitmiş havası vererek ilerliyor. Daha doğrusu tatmin etmiyor. Keşke ilki gibi diğerleri de tek bir ciltte toplansa ama sanırım daha fazla para kazanmalarına engel olacak bir şey. :)

Kurgu her zamanki gibi güzel ve eğlenceliydi. Betimlemeler her şeyi kafanızda oluşturacak kadar güçlü ve yaşanan olaylar çok uzatılmadığı için sizi sıkmıyor. İlkinin seviyesinde devam ediyor yani.

Yalnız ilk kitapta bahsettiğim baskı kayması dediğim bu kitapta da vardı ama bu sefer çok ama çok azdı. Ayrıca oldukça garip ve bu ünde bir kitaba yakıştıramadığım () içinde açıklama kısımları gördüm. Sanki senaryo okuyoruz ya da kompozisyon, makale yazıyoruz. Romanlarda olacak şey değil bu. Çeviriden kaynaklı olabileceğini düşünüyorum.


  (Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)
18 Nisan 2017 Salı | By: YeniAy M.

Buz ve Ateşin Şarkısı - 1 'Taht Oyunları'

"Taht Oyunları ile Westeros topraklarına yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? İhanet, hırs, siyaset ve ejderhalar ile daha fazlası bu kitapta!"



KÜNYE

Yazar: George R. R. Martin
Yayıncı: Epsilon Yayınları
Sayfa: 850
Baskı Yılı: 2011(1. Baskı)
TANITIM BÜLTENİ
1. ve 2. Kısım Tek Kitapta
Yazların on yıllar, kışların bir insan ömrü sürebildiği diyarda, dehşetli ve soğuk zamanlar yaklaşmaktadır. Kışyarı'nın kuzeyindeki buzul topraklarda, Yedi Krallık'ı koruyan Sur'un ötesinde tehditkâr doğaüstü güçler toplanmaktadır. Savaşın tam ortasında, doğdukları topraklar kadar sert, boyun eğmez Starklar vardır. Acımasız soğuğun hüküm sürdüğü kuzeyden, uzak güneydeki sıcak zevk yurduna uzanan, leydiler, lordlar, savaşçılar, büyücüler ve katillerle dolu öykü, korkunç kehanetlerin işaret ettiği bir devirde başlamaktadır. Komplo, trajedi, ihanet, zafer ve dehşet dolu olayların ortasında Starklar'ın, dostlarının ve düşmanlarının kaderi bıçak sırtındadır. Hedef, en ölümcül savaş olan taht oyununda muzaffer olmaktır.

George R. R. Martin türünün sınırlarını zorladığı Taht Oyunları ile bir şaheser ortaya koyuyor. Dünyanın dört bir yanındaki fantastik edebiyat okurlarını kesinlikle memnun edecek epik serinin ilk cildi gizem, entrika, aşk ve macera dolu sayfalarıyla büyülüyor.
Yıllar evvel dizisine başladıktan sonra okumuş ve içerik hakkında da neredeyse anlatmadığım hiçbir şeyin kalmadığı bir yorum yapmış ve devamını uzun süre almayacağımı söylemiştim. Neden? Çünkü dizinin ilk yılı ile ilk kitabı %99 uyumluydu. Haliyle alma gereği duymamıştım ama dizi ilerledikçe ciddi bir kopma yaşandı ve doğal olarak kitaba geri dönüş yaşadım. :)

İlk okuduğum andan daha zevk alarak okuduğumu ve bir çok ayrıntıyı unuttuğumu ve biraz üzerinde düşününce bazı şeylerin farklı şekilde olduğunu gördüm. %1'lik farklı kısım işte. 800 küsur sayfa olunca tatmin seviyesi de en üst seviyede bir kitap oluyor. Harita konusunda fikrimi biliyorsunuz; gerçeklik kattığı için bayılıyorum. Bu kitapta da haritalar mevcut.

Seri, insana ilham veren ve kurgu yeteneğini geliştirmek isteyenler için güzel bir öğretmen olmaya aday aslında; okuma sebeplerimden biri de bu. LOTR sonrası GoT serisini okumamak yazar adayı olan ben için kayıp olurdu.

Kitap, diziden daha edepli, bunu söylemem gerekli ama yine de bir +16/17 sınırlaması koyardım. Sonuçta tek mesele edep değil.

İlk yorumumu okumak isteyen olursa buyursun ama unutmayın, baştan aşağı kitabı yazmışım. :D

DİPÇE: Kitap hakkında bir eleştirim var; basımdan kaynaklı harflerde kayma olmuş ve sonlara doğru birkaç kez tekrar etmiş, okurken gözleri rahatsız eden bir bulanıklık oluyor. Sonraki basımlarda dikkat edilmesi gereken bir şey. Neyse ki okunmayı imkansız kılan bir hata değil ama hoş da değil.

(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)