Misyonerlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Misyonerlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
8 Mayıs 2016 Pazar | By: YeniAy M.

Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri


"İslam'ı Nasıl Yok Edelim?" Bir İngiliz Misyoner Casus Hampher



KÜNYE
Yazar İhsan Süreyya Sırma
Yayıncı: Beyan Yayınları
Sayfa112
Baskı Yılı: 2011(15. Baskı)
TANITIM BÜLTENİ

Londra Misyoner teşkilatı başkanı şöyle konuştu:"Biz İngilizlerin müreffeh ve saadet içinde yaşamamız için, müslümanların arasına nifak tohumlarını ekmemiz lazımdır. Onların içinde ihtilaf kıvılcımlarını tutuşturmalıyız. Biz Osmanlı Devleti'nin her tarafına fitne sokarak, onu yıkacağız. Böyle yapamazsak, İngilizler gibi küçük bir millet, nasıl müreffeh olur? İşte Hempler, bunun içindir ki, İslam dünyasını nifak ve fesat ateşine vermeden onları tefrikaya sokmadan geri gelme!"

Yazarın, Belgelerle 2.Abdülhamid Dönemi kitabında yaptığım yorumda söz verdiğim gibi, bu kitabını da edindim. Kitabın ilk yarısı aslında sıkıcıydı.  Aslında değerli bilgiler veriyordu ama zaman zaman öyle ağır bir Türkçe(Osmanlı Türkçesi) kullanılmış ki(doğrudan Latince alfabeye çeviride) anlamakta zorlandığım hatta hiç anlamadığım noktalar oldu. Fakat 2. yarısında daha ilgimi çeken bilgilere geçtik. Genel olarak kitabı yararlı ve aydınlatıcı buldum. İnsan, düşmanını tanımalı; ne de olsa o bizi çok iyi tanıyor, değil mi?

Temel başlıkları sıralamak gerekirse eğer;
1-Misyonerler, ağırlıkta İngiliz merkezli Proteston mezhebi temelinde hareket etmekte ve Masonlarla da ilişkili bir örgüt.(Günümüzde İngilizler, Uzak-Doğuyu; Amerikalılar da Doğu topraklarında faaliyet göstermekte; ağırlık olarak.)

2-Ana gayeleri, İslam'ı yok ederek veya etkisini Müslümanlar üzerinde asgari ölçüye indirerek hem Müslümanlardan intikam almak hem de topraklarını sömürmek(bunları hep kendi kaynaklarından dillendirdiklerini söylemem gerek. kitapta göreceksiniz.)

3-Bunun için de Müslümanların zayıf ve güçlü yönlerini tespit edip, zayıf noktalarından saldırıp, güçlü yönlerini zayıflatmaya çalışıyorlar; savaş, iç savaş, ihtilaflar, mezhepçilik, milliyetçilik hatta dini devlet yönetiminden vb. alanlardan etkisini yok ederek İslam ülkelerini zayıf, pejmürde, fakir ve sürekli iç sorunlarla uğraşan gaflete düşmüş toplumlar haline getirmek için en az 100 yıldır fırıldaklar çeviriyorlar. Vallahi İblis'in askerleri gibi çalışıyorlar, sorsan her şey Mesih için(!) derler!

4-O kadar çok madde var ki hangisini yazacağımı şaşıyorum ama en dikkat çekici noktalardan biri Müslüman gençleri fuhuşa ve zinaya bulaştırmak için hristiyan (bir anıda da yahudi) fahişeleri kullanmış olmaları ve gene gerek bunlar gerekse dost kisvesi altında size yaklaşan misyonerlerin geleneksel İngiliz Samimiyetsiz Samimiyet Politikaları ile alkol başta olmak üzere tüm ahlaksızlıklara bulaştırmaları... Hatta gerekirse homoseksüel olun diye bile emir yağdırmışlardır ki kanıtları yukarıda ismini verdiğim casus misyonerin kitabında yer almakta(sayfa da verem 23.)... Kısaca sizi bizi İslam ile olan bağdan koparmak istiyorlar ki zayıf düşürüp sömürsünler, yok etsinler. Eh, İslam topraklarının günümüzdeki haline bakarsak ciddi oranda başarılı olduklarını görebiliriz.

Ülkemizde bile Allah'ın indirdiği ile yönetilmeye karşı çıkanların olması, başarılı siyasetlerinin bir göstergesidir. Bunu da adı John, Christian olan adamlar değil, bunlar adına çalışan siyasiler yapmıştır, yapmaktadır. Bu ve fazlası kitapta gerek kendi ellerinden çıkma hatıralardan gerekse dönemin insanlarının bunlarla münsabette bulunmuş kişilerinin hatıratlarında mevcut.

Uyanık olmak ve bilinçli bir şekilde hareket etmek için bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Bu adamlar zamanında çocuk yaşlarda İslam ülkelerine sokulmuş, zamanında tekkelere şimdi ise ilahiyat fakültelerine girip, Müslüman gibi davranıp(münafıklık) İslam'ı, dilinizi, kültürünüzü öğrenip sizlerle dostluk kuruyor ve sonunda gözlerine kestirdikleri; zayıf kişilikli, kibirli, her şeyi ben bilirim havasında gezinen bizim sözde aydınlanmış şahısları ağına düşürüyor ve kendi lehlerine çalıştırıyor; makam ve mevki vaat ederek. Sana bana bulaşmaz bunlar ama tespit edip gerektiğinde hareket etmek de bize düşüyor.




        (Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)

8 Ekim 2013 Salı | By: YeniAy M.

Misyonerlik

 
UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.
 

Misyonerlik Nedir? Psikolojisi ve Faaliyetleri Ne Şekilde? Müthiş bir temel bilgi kaynağı!

 
 
Prof. Dr. Şinasi Gündüz'ün Misyonerlik isimli çalışması, bizlere Misyonerliğin ne olduğunu, kısa bir tarihçesini ve günümüzde bu hareketin kullandığı yöntemleri anlatmakta. Elbette sunulan bilgilerin KAYNAK bölümü de olduğundan, güvenilir bir kitap olarak görmekteyim.
 
Kitapta görüyoruz ki 11 Eylül saldırıları arkasından Orta Doğu ve Asya bölgelerindeki misyonerlik faaliyetleri hız almış, özel bir önem verilir olmuş. Yazar önce bize Misyonerlik kavramların öğretiyor; evanjelizm, misyon, misyonerlik, şehitlik, tanıklık, beyan gibi Hristiyan terimbiliminde önemli kavramlar... Misyonerlerin kendi özel kavramlarını, bulundukları kültürün diline uyarlayarak onların terimlerini kullandığını görüyoruz. Açıkça yapılan bir misyonerlik faaliyetinden önce, psikolojik temelini kurduklarını anlıyoruz. Böylece faaliyete başladıklarında doğrudan veya çok sert bir şekilde direnç ve karşılık görmeyi engellemeye çalışıyorlar. Akıllıca...
 
Sonra misyonerliğin Hristiyan kitabındaki yerine değiniyor yazar. İlerleyen bölümlerde aralarda İslami tebliğin nasıl olduğunu ve misyonerlikle farkını da ortaya koyarak herhangi bir yanlış anlamaya ve karıştırmaya mahal vermiyor. Benim kitapta özellikle işaretlediğim yerlere değinirsek eğer; ilk olarak Yeni Ahitte hristiyanların "Tarihsel İsa" ve " İlahi Oğul İsa Mesih" şeklinde iki ayrımın olduğunu ve tercihlerini ikinciden yana yaptıklarını görüyoruz. Bunu da Pavlus'un mektuplarında dillendirdiği pasajlarla destekliyor. Aslında ilerleyen sayfalarda örneklerde de görüyoruz ki 2.İsa resmi, tamamen Pavlus ve yandaşlarının çizdiği, yeniden yarattığı ve bizim Hz.İsa ile ilgili olmayan bir İsa şeklidir. İlk Hristiyanlık dönemindeki Hz.İsa ile de ilgisi yok hali ile... Zaten tarihte Hz.İsa'yı sadece bir insan ve elçi olarak kabul eden bir mezhebin varlığından ama Katolikler tarafından yok edildiklerini söyler(şu ana tek tük bireysel olarak varlar.). Hatta İznik Konsülü dönemlerinde bir papazın sırf bunu savunduğu için öldürüldüğünü de biliyoruz.
 
Pavlus kendi yarattığı İsa ve Hristiyan resmini öyle denli savunmaktadır ki mektuplarında da yazdığı gibi "Gökten melek inse ve size benim öğrettiklerimden başkasını öğretse... lanet olsun ona!" diyerek, SADECE Allah'ın emrini yerine getirmekle görevli olan meleklere bile lanet ederek, sözlerini ilahi bir konuma yükseltme cesaretine girmiş. Aslında Hz.Cebrail'in indiğini ve onun öğrettiğinden başka bir öğretiyi elçimize bildirdiğini düşünürsek eğer(Hristiyanlarda da başka elçinin geleceği bilgisini de eklersek), Pavlus bir sonraya gelecek elçinin önünü kesmeye çalışıyor gibi. Göreceğiniz gibi kitap Pavlus'a çokça değinmiş çünkü günümüzdeki Hristiyan-İsa-Misyonerlik anlayışı ve hareketi tamamen onun öğretilerine göre düzenlenmiştir.
 
Diğer bölümlerde misyonerlerin İslami ülkelerdeki terim seçimlerini bize anlatıyor. Örneğin üçlemedeki Baba yerine Allah, kitaplarındaki pasajlar için "ayet", yeni antlaşma yerine "incil" veya "incili şerif", Hristiyan yerine "İsevi", Kilise yerine "Mescidi İsa" terimini kullanıyorlar. Son yıllarda da Papaz-Peder yerine Pastör tercih edilmiş durumda. Vaazlarında Yeni Ahit ile çelişmeyen hatta doğrulayan Kur'an Ayetleri kullanarak aktardıkları görüşü destekleyip, bilinç altına yerleştirmeye çalışıyorlar "Kuran bile bizi doğruluyor. Görün işte, bizim öğretilerimiz doğru ve hak" demeye getiriyorlar. Bunları, örneğini internetteki Hristiyan sitelerinde görebiliriniz.... Hem İslam'ı kötülerler hem de kendi konularını desteklemek için çelişmeyen-destek veren ayetlerimizi kullanırlar. Baba yerine forum kategorilerinde ALLAH yazar(çoğunda tıkladığın zaman Allah yehova falan olur) ama terimi gene reddederler yazılarında(ilginç bir zihin).... Papaz değil pastör deyip duruyorlar kendilerine. Zaten İslam hakkında da konuşamazsınız, sizi atıyorlar. Tüm iletiler onların denetiminden geçmek zorunda. Hepsi de dış kaynaklardan destekli misyonerlik siteleridir. Kabul etmek gerek, imkanları iyi kullanıyorlar.
 
Kitap hakkındaki genel görüşüm:  Yolda giderken bile okuyordum kitabı. Misyonerlik ve faaliyetleri, psikolojisini öğrenmek adına çok içi temel bir bilgi kaynağı olmuş. Daha üst çalışmaları varsa kesinlikle okumak isterim ama temel bilgi edinmek için muhakkak alın. İnsan bilinçleniyor.
 
Kitap Okuma Önerisi: Şiddetle tavsiye!

Puan: 10/10
 
Kitap Fiyatı: 4 tl (diyanet yayınları)