cadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cadı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
17 Mart 2019 Pazar | By: YeniAy M.

Ruhlar Üçlemesi "Gece'nin Gölgesi'


KÜNYE
Yazar  Deborah Harkness
Yayıncı: Pegasus Yayınları
Sayfa672
Baskı Yılı: 2014
TANITIM BÜLTENİ

Tarih ile büyünün zengin dünyasında kök salan aşk hikâyesi, geçmiş ve tutkuyla örülmüş bir masala sürükleniyor. Düğüm yavaş yavaş çözülüyor…Her şey Cadıların Keşfi'yle başladı… Güçlü bir cadı ailesinden gelen tarihçi Diana Bishop ile vampir Matthew Clairmont, canlıları birbirinden ayıran doğa yasalarını bozmuştur. Diana, Bodleian Kütüphanesi'nde gizemli bir el yazması keşfettikten sonra Matthew'la kaderlerini birbirine bağlayan olaylar zincirini tetiklediği için cadı, iblis, vampir ve insanların bir arada yaşamasını sağlayan hassas bağ tehdit altına girmiştir.
Güvenli bir yer arayan Diana ile Matthew zamanda geri giderek 1590 Londra'sına yolculuk ederler. Ancak kısa süre içinde geçmişin aslında güvenli bir sığınak olmadığını anlarlar. Bir şair ve Kraliçe'nin casusu olarak eski kimliğine geri dönen vampir, Gece Okulu adındaki, radikal grupla tekrar bir araya gelir. Aralarında oyun yazarı Christopher Marlowe ve matematikçi Thomas Harriot'ın da olduğu bu toplulukta kural tanımaz iblisler ve dönemin yaratıcı zihinleri vardır.Matthew ile Diana, Ashmole 782 el yazmasını ve genç kadına olağanüstü güçlerini nasıl kontrol edeceğini öğretecek olan cadıyı bulmak için birlikte Tudor Londra'sının altını üstüne getireceklerdir.
 İki ayı geçkin zamandır yeni yorum hazırlamadım, biraz tembelliğin dibine düştüğümü itiraf ediyorum ama bu, kitap okumadığım manasına gelmiyor. Sadece yorumları yazmadığım manasına geliyor ama merak etmeyin, bu kitapla birlikte en az iki üç kitap yorumu daha gelecek arka arkaya inşallah.

İlk kitabından sonra ikinci kitabı da güzel bir başlangıç yapmış diyebilirim. Yazar, her zamanki güzel anlatımı ve akıcılığı ile ilerlemiş. Bizimkiler 1. Elizabeth'in ihtiyarlık döneminin İngiltere'sine gidiyor ve kendisi dahil bir hükümdarla daha tanışma fırsatı buluyoruz ki kendisi kendini Macaristan İmparatoru olarak da anan kral Rudolf. Biri şu adama o dönem Macaristan'ın Osmanlı toprağı olduğunu hatırlatsın. :D

Avrupa krallıklar tarihine pek vakıf değilim o yüzden yazar, o karakterleri vs. ne kadar iyi yansıtmış bilemem ama okurken kendimi o dönemlerde hissettiğim bir gerçek. Yer yer yazarın -ilk kitapta olduğu gibi- olaylara, tarihe Avrupa merkezci çarpık bakış açısıyla baktığını sezinlemeye devam ediyoruz aslında, bu bence serinin en büyük kusuru. Diğer yandan Matt'in tarihteki neredeyse tüm ünlü karanlık tiplerin ta kendisi olması da bilemiyorum; karaktere haddinden fazla harikalık katmak olmuyor mu acaba? Elbette bu kadar yaşlı ve gündemlere bu kadar ilgili bir vampirin her taşın altından çıkması çok şaşırtıcı olmasa gerek ama bilemiyorum, az biraz abartılmış gibime geliyor.

Diğer yandan Matt'in babasıyla da tanışıyoruz elbette ve söylemem gerek, kendisine bayıldım. Keşke ölmüş olmasaymış diyorum ama bir umut, belki 3. kitapta hortlayacağı tutar, bunu da okuyunca göreceğim artık inşallah.

Kitap boyunca sadece 1500'lerin Avrupa'sını görmüyoruz elbette birkaç kere kısa aralıklarla günümüze gelip, ailenin neler yaptığını da görüyoruz ama o kadar parça parça ki tam olarak ne işler karıştırıp, neler döndüğünü anlamakta biraz zorlanıyoruz. Hele ki ikili sonunda döndüklerinde yaşanmış olan bir olayın ardındaki kaybı anlamaktan zorlanmak elde değil. Diana'nın üvey vampir oğlanın bir insan manitası yapması ama ilk tanıştıkları an dışında hiçbir şey gösterilmeden oldu bittiye getirilmiş olması gibi şeyler hep 2. kitabın eksisi olarak kalıyor. İkili arasındaki gereksiz gerginlik kısımları da azıcık sıkmış olabilir.

Diana ikinci kitapta güçlerine dair daha çok öğreniyor ve biraz daha hakimiyet kuruyor, ayrıca sonunda büyülü bir hayvanı da oluyor. Eh, vakti gelmişti yavrucum. Genel olarak beğendiğim, güzel vakit geçirdiğim bir kitap oldu. Üçüncü kitapla görüşmek dileği ile Allahaısmarladık.


2 Kasım 2018 Cuma | By: YeniAy M.

Ruhlar Üçlemesi "Cadıların Keşfi'



KÜNYE
Yazar  Deborah Harkness
Yayıncı: Pegasus Yayınları
Sayfa672
Baskı Yılı: 2014
TANITIM BÜLTENİ
Olağanüstü güçlere sahip bir cadı, imkânsızlıklara direnen yasak bir aşk ve her şeyi başlatan gizemli bir elyazması.

Oxford'un Bodleian Kütüphanesi'ndeki kitap raflarının arasında araştırma yapan genç akademisyen Diana Bishop, tesadüfen simyacılıkla ilgili eski bir elyazması bulur. Köklü ve seçkin bir cadı ailesinden gelen Diana'nın yaptığı bu keşif yeraltında doğaüstü bir karışıklığa sebep olarak iblis, cadı ve vampirlerin kısa sürede kütüphaneye doluşmasına yol açar. Diana, yüzyıllardır aranan bir hazine keşfetmiştir ve her şeyi yoluna koyabilecek tek kişi de yine kendisidir. Bu zorlu mücadelede en büyük destekçisi ise onu hiç yalnız bırakmayan, her türlü fedakârlığı göze alıp kendi soyunun karşısında duran meslektaşı, vampir Matthew olacaktır.


Ruhlar Serisini, "Cadıların Keşfi" ismiyle yayınlanmaya başlayan dizisi ile tanıdım. İlk başta romanı alıp almama konusunda ciddi kuşkularım olduğunu belirtmem gerekir çünkü yorumlar (olumlu-olumsuz) başa baş gidiyordu. Genelde de yorumlara bakarak kitap almamaya özen göstersem de bu sefer, beni kararsızlığa itti. Sebep olarak roman için "romantik" ağırlıkta denmiş olması. Oysa ben cadılar vb. şeylerin olduğu fantastik ağırlıkta bir kitap okumak istiyordum ve dahası 50-60 kiralık bir kitap olduğu göz önüne alındığında insanı birkaç kez düşünmeye itiyor bu durum. Yine de diziyi izlemeye devam ederken dayanamadım ve 2. el olarak sipariş ettim(mümkün değil veremem o fiyatı.) ve okudum.

Ben gibi yorumları okuyanlar için şunu söylemem gerekir ki iki şekilde yorum yapanlar da haklı. Romanın ilk kitabı(muhtemelen de diğer iki kitabı da) iki karakter arasındaki romantizm ağırlığında ilerliyor ama bu, fantastik hiçbir şey yok demek değil ama öyle aşırı bir hareket yok. Diğer yandan buna rağmen gayet akıcı ve sıkılmadan okuyacağınız bir üslup ile yazılmış, şahsen bilgisayar dahi açmadan romanı bitirmeye odaklı bir iki gün geçirdim. Sayfa sayısı göz önüne alındığında da gayet doyurucu bir roman sizi bekliyor.

Romanın kurgusunu başarılı buldum, bilimsel-tarihsel temelli bir çok sohbet, bilgi ile harmanlanması... yani ayrıntılar da güzel işlendiği için zengin içerikli olduğunu düşündüğüm bir roman var karşımızda. Genel olarak çok beğendim ve ikincisinin de siparişini vereceğim inşallah. Yine de alıp almama konusunda kararsız iseniz eğer bu durumun tamamen sizin beklentileriniz ile ilgili olduğunu unutmayın. Eğer etrafta büyülerin, vampir saldırılarının vs. uçuştuğu fantastik macera kitabı arıyorsanız büyük ihtimal ile bu kitap size göre değil ama romantizm, tarih, bilim ve fantastikle harmanlanmış bir roman arıyorsanız kesinlikle size göre. Yalnız bazı uygunsuz olduğunu düşündüğüm noktalar yüzünden +18 bir seri olduğunu söyleyebilirim, hayır cinsellik değil. Bulamazsınız bu kitapta, diğerlerini bilmem elbet.

Söylemem gerekir ki Diana'nın teyzelerinin evine bayıldım. Evde cadı ruhları yaşıyor ve kendi kendine kararlar veriyor. :D

Yukarıda söylediğim gibi tarihsel bilgilerin de olduğu bir roman, karşımızda 1500 yaşında bir vampir olunca bu kaçınılmaz oluyor elbette ve ben de tarihe ilgili bir kişi olarak tarihsel bazı konulara ciddi bir muhalefet damarım kabardı okurken. Misal çiçek aşısını bilmem kimin bulduğu ile ilgili bir yorum yapılmış, elbette batılı birinin ismi söz konusu ama Lale Devri döneminde zaten Türkler, çiçek aşısını keşfetmiş ve uygulamaya koymuştu. Hatta buna kaynak olarak İngiliz bir sefirin karısının (oldukça da ünlü biridir)  yazdıklarını gösterebiliyoruz. Kendi çocuğuna da yaptırmıştır ve bunu, İngiltere'ye götürmeye niyetlendiğini belirtmiştir. Diğer yandan Harvey'in kalp damar sistemini keşfettiği yazmış ama biz biliyoruz ki 1100'lerden kalma illustrasyonlar(ve 1400'lerden) mevcut ve orada kas, sinir ve kalp-damar sistemine kadar (hatta hamile bir kadının atardamar sistemine kadar) keşifler, çizimler mevcuttur. Kısacası batıdan çok önce Müslüman bilim insanları insan anatomisini çözmüş, bunu resmetmiş ve çalışmalar yapmıştır. Hatta göz anatomisi, nasıl gördüğümüze dair çalışmalar da buna dahildir ve elbette fazlası. Bunun için Fuat Sezgin'in TANINMAYAN BÜYÜK ÇAĞ kitabını okumanızı tavsiye ederim. Batılılar kendilerinden başka herkesi barbar görürken üstüne bütün keşifleri de kendilerinin yaptığına inanıyorlar, yazarımız da bu kafada... Gerçi onlara kızmamak gerek, biz kendi ecdadımıza sahip çıkmaz ise bizden çalarlar ve kendileri yapmış gibi kakalarlar.

Diğer muhalefet ettiğim bilgi ise romanda bolca göreceğimiz Lazarus Şövalyeleri'nin "kendini koruyamayanları koruruz. Kudüs'te (ve birkaç yer daha sayarak) bunu yaptık." demeleri... Bu tarikat Haçlı dönemlerinde kurulmuş bir tarikattır. Hayır, bir de yeni Haçlı Dönemi kitabı okudum, kimi kimden kurtarmış bu arkadaşlar, merak ettim. Haçlı savaşları başladığı andan itibaren Yahudiler, Hristiyanlar, Müslümanlara kadar önüne geleni öldürmüş, yağma edip, çalıp çırpmış insanların bilhassa Kudüs'te Müslüman ve Yahudilere soykırım yapmış bu insan görünümlü yaratıkların, kimi kimden kurtardığını merak ettim, yazarımız bize bu konuda bilgi verirse seviniriz. Romandır, çok tepki vermeye gerek yok diyen olabilir ama özür dilerim de Nazileri romanda "iyilik meleği" gibi göstermeye benziyor bu, katledilen onca masuma hakaret, haksızlık, adaletsizlik olmaz mı? Doğu Hristiyanlarına bile zulüm ettikleri düşünürsek yalanın dik alasını romanda kurgu adı altında bize satmasın. :)

İkinci kitap, 1500'lerde geçiyor; bakalım muhtemelen başka şeylere de muhalefet edeceğim. :D


 
                                                         (İnternet sitelerinde net fiyatı farklılık gösterebilir.)
27 Şubat 2016 Cumartesi | By: YeniAy M.

Gizli Çember - 2



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.


"Hayatta kalmak için çemberi terk edecek mi? Yoksa kalıp savaşmayı mı seçecek?"


KÜNYE

Yazar: L. J. Smith
Yayıncı: Artemis Yayınları
Sayfa: 410
Baskı Yılı: 2014

İyi ve kötü arasındaki savaşta hapsolmuştu.hayatta kalmak için çember'i feda edecek miydi? Cassie, insanın aklına gelebilecek en müthiş ve en ölümcül topluluğun üyesiydi artık: Gizli Çember'in. Ama gücün de bir bedeli vardı elbette ve bu bedel, genç kızın düşündüğünden çok daha tehlikeliydi. Gizli Çember'in iki liderinin çatışan istekleri arasında kapana kısılan Cassie bir seçim yapmak zorundaydı. Ya bütün New Salem'ı kurtarmayı seçecekti ya da büyüleyici Adam'a duyduğu aşkı. İyi ve kötü arasındaki amansız savaşta Cassie'nin doğaüstü güçleri Çember'i kurtarmaya yetecek miydi? Yoksa genç kız içindeki karanlık güçlere av mı olacaktı?Çember'i, aşkı ve sadakati sınayacak müthiş bir savaş başlıyor.
Dizisinin ilk çıktığı tarihe baktım da 2011-12 arasıymış. Demek ki 1. kitabı da 2012 senesi içerisinde okudum; 4. senesi dolmuş serinin. Sanırım 2 kitap daha var en az ama daha Artemis'ten bir hareket göremiyoruz.

Neyse. Kitap, ilkinin seviyesinde hareket ediyor; eğlenceli, sıkmayan, akışkan bir dil ama çıta atlamayı başaramayan, öyle çok merak ettirmeyen bir devam kitabı. Bir tek Cassie'nin babası ile ilgili kısım merak edilecek bir şey ama ben dizi yüzünden o bilgiye vakıf olduğum için çok bir şey ifade etmedi. Kitabın sonunda kötü adamı bir anda hızlıca yenmişler gibi geldi, daha bir mücadele, hareket beklerdim.

Kurgudaki sabit seviyeyi saymaz isek yazarın anlatım becerisi sizde güzel bir tat bırakacak ve güzel vakit geçirmenize neden olacaktır; 2 günde bitirdim. Okurken zevk aldım yani. Yalnız ben Adam yerine Nick'i tercih etmesini isterdim. Adam'a tam anlamı ile kılım. :D Belki dizideki oğlan yüzündendir. :P



(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)
22 Şubat 2016 Pazartesi | By: YeniAy M.

Gizli Çember - 1



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.


"Çemberin gücü, onu gerçek yuvasına çağıracaktı."

KÜNYE

Yazar: L. J. Smith
Yayıncı: Artemis Yayınları
Sayfa: 448
Baskı Yılı: 2014 (yeni baskı)

Güneşli California'dan kasvetli New England'a taşınmak zorunda kalan Cassie eski hayatını çok özlüyordu. Bir yandan da yeni okulunda zorbalık yaparak herkesi korkutan bir grup gençle arasında tuhaf bir bağ olduğunu hissediyordu. Asırlardır New Salem'ın kontrolünü elinde tutan cadılar meclisini öğrendiğinde, Cassie'nin hayatı değişecek ve yolu Gizli Çember'le kesişecekti. Gizemli ve çekici bir genç olan Adam'a karşı birtakım hisler beslemeye başladığındaysa kendini içinden çıkılmaz bir durumun ortasında bulacaktı. Ya arzularına karşı koyacak, ya da istediğini elde etmek için karanlık güçleri harekete geçirecekti. Hem de en küçük, yanlış bir hareketin onu mahvedeceğini bile bile…
Aynı isimli dizisi ilk çıktığında alıp okumuştum. Hali ile aradan baya bir zaman geçtiği için ayrıntıları çok hatırlamıyorum maalesef. İkincisi elime ulaştığı için ilk önce birinci kitabı yazmam gerektiğini düşündüm.

Yine de tatlı bir tat bıraktığını hatırlıyorum, eğlenceli saatler yaşattı. Kitabının dizisinden daha iyi olduğunu belirtmeliyim, zaten bu yüzden dizisi iptal oldu ya :)

Cassie, ailesi ile ilgili bir çok gizem ile mücadele etmek zorundadır ki karanlık ve zehirli bir gizemden bahsediyoruz. Kitap, çemberin kuruluşunu anlattığı için bir çeşit 'giriş' kitabı niteliğinde ama hareketli bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Okurken zevk alacağınızı düşündüğüm bir seri, hele ki cadı ve büyü ile ilgili kitapları seviyorsanız, bu seri iyi bir örnek. Tamam, bir Harry Potter değil, elbette. :)

Bu arada yazar, Vampir Günlükleri serisinin de yazarıdır. Bu seriyi severek alıp okuyan ben, bir noktadan sonra almayı bıraktım zira yazar, tabir-i caiz ise kendi serisinden şutlandı! Nasıl bir dolambaca geldi de serisi üzerindeki hakları kaybetti, bilmiyorum ama belli bir noktadan sonra serinin kitapları, HAYALET YAZAR dediğimiz yazarlar tarafından yazılıyor ve onun ismi ile kitap basılıyor. Yazarın kendisinin yazmadığı için ve böyle bir durumun içine girmesinin de etkisi ile, seriyi almama kararı verdim!



(Soluk renkli fiyat, etiket fiyatıdır. Üstündeki ise internet fiyatıdır.)