polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Haziran 2018 Pazar | By: YeniAy M.

Kod 5


KÜNYE
Yazar: Haluk Özdil
Yayıncı: Truva Yayınları
Sayfa: 312
Baskı Yılı: 2016
TANITIM BÜLTENİ
30 Kasım 2007 Isparta Türbetepe… Saat: 02.05
Düşen Isparta Uçağının İçinde Altı Nükleer Fizikçi de Vardı...1830 rakımlı Türbetepe’ye düşen Atlasjet üç parçaya ayrılmış, uçağın gövdesi tepenin üzerinde kalırken, kuyruk ve ön kısmı yüz elli metre aşağıya savrulmuştu. Saatler 02.05’i gösterirken bir helikopterin ışığı aydınlattı Türbetepe’yi. Etraftaki kar kalıntılarını savurarak az ilerdeki küçük düzlüğe iniş yapan helikopterden hızla inen dört adam önce gövdenin olduğu bölüme yöneldiler. Kalın kar anorakları giyinmiş, başları kapüşonlu adamlar kuvvetli el lambalarıyla cesetlere bakarak ilerlemeye başladılar. En öndeki birden, durup bağırdı: “Bu yaşıyor!”Adam grubun liderine bakıyordu. Yanıt tek kelimeyle geldi: “Öldür.”…
Türkiye’ydi hedef: Mustafa Kemal’in Meksika’da araştırma yapmak için görevlendirdiği Tahsin Bey’in düzenlediği sır dolu defterle başlamıştı her şey. Mesaj 3000 yıl önceden gelmişti: Anadolu topraklarında öyle bir sır yatıyordu ki, açıklandığı gün dünyada tüm dengeler değişecekti… Ve 1936 yılında sessizlik yemini edilerek defterin üçüncü cildi, “Sır taşıyıcılarına,” teslim edildi.” Bir benzeri konulmuştu Türk Dil Kurumu arşivlerine, o da 1970 yılında ortadan yok oldu. Bu defterde yer alan sırlar uğruna görünmeyen kirli bir savaş başlamıştı Türkiye’de, hiç durmadan saldırdılar. 2000’li yılların ortasına doğru açıklanması beklenen bu sırrın açığa çıkamaması için, gerekirse tüm dünyayı yok etmeye de hazırlardı… KOD 5’i hayata geçirmeye karar veren Türkiye Cumhuriyeti’ni durdurmak amacıyla, bilim adamlarını öldürdüler, bombalar patlattılar, terör örgütlerini devreye soktular, darbe yaptırmaya kalktılar ve suikastlar düzenlediler… Bu savaş halen devam ediyor “Büyük sır,” açıklandığı gün dünya, Anadolu topraklarından doğan yeni bir güce tanıklık edecek…
Polisiye çok ilgimi çeken türler arasında değil ama Sherlock Holmes gibi iyi yazılmış polisiye okumak her daim okuyucuya bir şey katar. Bu kitap polisiye türünün casusluk alt kategorisine dahil edilebilir. Maceramız Atatürk zamanında Maya Tepek ile başlıyor ve 2016 yılına kadar sürüyor.

Oldukça uzun soluklu bir zaman diliminde geçiyor kurgu, KOD 5 ismi verilen bir maden türü hakkında bilgileri korumakla görevli Sır Taşıyıcılarının ve onları ele geçirmek isteyen istihbarat örgütlerinin savaşını okuyoruz. Kitap yarı kurgu yarı gerçek diyebilirim, bu açıdan genel kurguya büyük gerçekçilik kattığı bir gerçek. İçerik olarak kaliteli olduğunu düşünüyorum ve iyi bir konu/kurgu olmuş.

Yine de böyle kurgularda beklenen heyecan kat sayısı ve gizemin üst seviyelere tırmanmasını bu romanda maalesef göremiyoruz. Kod 5'in ne olduğunu çok geçmeden ne olduğunu anladım misal, gerçi bahsi geçen konuya azcık ilgisi olan biri hemen anlar, olağan. Sanırım yazarlarımız karmaşık olay kurgularını üretebilmekten hala çok uzaklar; Sherlock Holmes gibi bir roman niye çıkmasın ki bizden? Çıkabilir, çıkmış olabilir de... şahsen dediğim gibi polisiye çok sık okumadığım için bu konuda bilgisizim. Tavsiyesi olanlar var ise çekinmeden yazsınlar. :)

Yazarımıza teşekkür ediyor ve nice güzel romanlar yazmasını diliyoruz.

 
(İnternet fiyatları, sitelere göre farklılık gösterebilir.)
25 Şubat 2018 Pazar | By: YeniAy M.

Sırtımızdaki Hedef




KÜNYE
Yazar:  J.M. Darhower
Yayıncı: Yabancı Yayınları
Sayfa: 384
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ


Sözünü tutmanın en iyi yolu asla söz vermemektir.


Pek de uzun olmayan bir zaman önce, Vegas’ta bir şapelde, hayatımın geri kalanı boyunca Karissa’yı seveceğime dair yemin ettim. Fakat kimseye sonsuz yarınlar bahşedilmemişti. Kimseye sonsuzluk sözü verilmemişti. Bazen elimizde tek kalan bugündür.


Carpe Diem
Ânı yaşa.


Şimdiye dek her şey bitmiş olmalıydı, biz mutlu olmalıydık fakat insanlar huzur içinde yaşamamı güçleştiriyordu. Ellerimde öyle çok kişinin kanı vardı ki temizlenmesi asla mümkün değildi ve orada bir yerlerde, birisi yaptıklarımı bana ödetmeye kararlı gibiydi. Sonsuza dek mutlu, her zaman bir bedel ile birlikte gelirdi; her adamın ödemeye hazır olduğu bir bedel. Ancak bu olacakları oturup bekleyeceğim anlamına gelmiyordu.


Çünkü söz konusu sevdiğim kadın olduğunda… uğruna savaştığım yaşam olduğunda…


Kimse güvende değildi.

Canavar Serisinin 3. ve son kitabı. Tahmin ediyorum ki bundan sonra serinin devamı gelmeyecek. Şahsen gelmemesinden de yanayım çünkü ötesi fazla zorlama olur, her şeyi tadından bırakmak güzeldir.

Uzun bir aradan sonra Karissa ve Naz geri döndü! En son onları evli ve mutlu bırakmıştık; öncesinde yaşanan olayları düşünür isek ne kadar mutlu olunabilirse o kadar aslında. Naz, sevdiği kadın için eski hayatına sünger çekmeye çalışırken eski hayatı onu tamamen terk etmek niyetinde değildir. Naz ve Karissa yeni tehditlerle uğraşırken Naz'ın geçmişinden çıkagelen biri ortalığı karıştıracaktır; Lorenzo dost mudur yoksa düşman mıdır? Naz'dan istediği nedir? Hepsi ve fazlası Sırtımızdaki Hedef kitabında. Hareketlilik kitabın yarısından sonra başlıyor diyebilirim.

Üçlemeye şöyle bir göz gezdirdiğimde ortalamanın bir tık üstünde bir seri olduğunu söyleyebilirim sanırım. Ne çok iyi ne de kötü; zaman geçirmek için fena bir seçenek olmaz. Yalnız erotik kısımları sırf okuyucu istiyor diye sağa sola sıkıştırdığı izleniminden hala kurtulamadım. Yalan yok bu tür romanları ilk başlarda seviyor, zevkle okuyordum ama artık itici buluyorum. Kurgunun önüne geçen ve zorlama eklemeler gibi geliyor.

Serinin ilk kitapları hep 'canavar' lı olunca bu seferkinin isminin böyle olması da üçleme ismini bozmuş gibi, siz ne dersiniz? Şahsen yazarın farklı bir kitabı olduğunu düşünebilirdim.

Serinin ilk iki kitabı:
1. Gözlerindeki Canavar
2. Ruhumdaki Canavar


(İnternet fiyatları, sitelere göre farklılık gösterebilir.)



27 Aralık 2015 Pazar | By: YeniAy M.

Hiç Bilinmeyenin Adıdır İhanet



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

"Ölürüm de silahımı vermem! Al canımı!"


KÜNYE

Yazar: Nihat Armutlu
Yayıncı: Kuzgun Yayınları
Sayfa: 184
Baskı Yılı: 2015

Çok şey anlatıldı yaşananlar için. Çok şey söylendi akan kan için. Herkes yaşananların sebebini bildiğini zannetse de, kimse görmedi ihaneti. Hiç bilinmeyenlerin adıydı ihanet ve daha önce anlatılmamış, kimsenin bilmediği yarım kalan bir hikayeydi. En son duyma yetisini kaybedermiş insan ölürken… Etrafta bağrışanları duyar gibiydi. Hakan çok kan kokusu duymuştu, ama bu sefer başkaydı. Kendi kanının kokusuydu içine dolan…

Kitap, Türkiye Cumhuriyeti Ordusuna mensup bir Türk askerinin, casus olarak terör örgütünün içine sızmasını ve başından geçenleri konu alıyor.

Her zamanki gibi ilk olarak kitabına artılarından başlayayım.Yazarın betimlemesi güzel. Seçtiği konu ayrı bir güzel. Dağdaki yaşamı, eğitimleri güzel vurgulamış, aktarmış bize.  Bir çeşit askeri casusluk hikayesi... Böyle konuların filmlerini dahi severiz. Ama daha önce terör örgütü içine sızma işlemini, kendi açımızdan ne okudum ne de izledim. Hep yabancıların olaylarını izleriz ya. :D Bir bordo berelinin eğitim aşamasından kısa bir kesit ve dağlardaki yaşamın zorluğu... Türk askerinin kendi canını hiçe sayarak vatanı, milleti, dini için her gün verdiği mücadele... Tüm bunları kitapta görüyoruz. Yazar, bu konularda bilgi sahibi, şüphesiz. Güzel aktarmalar var... Kurgu okuduğumuzu düşünüyoruz ama işin özünde bunlar gerçek hikayeler. Sonuçta onlar bizim çocuklarımız, kardeşlerimiz, eşlerimiz, babalarımız... Yani bizim içimizden çıkan, bizim büyüttüğümüz insanlar. Bu kitap vesilesi ile geçmişten bugüne; dini, vatanı, milleti için şehit düşmüş; gazi olmuş tüm ecdadımıza Yüce Allah'tan rahmet dilerim. Allah razı olsun hepsinden. Mekanları cennet olsun. Hepsine selam olsun!

Şimdi gelelim eksilere. Beni takip edenler bilirler. Takıntılı olduğum iki şey vardır: İlki imla,dil bilgisi; ikincisi de Türk yazar sıfatı ile başrollerin hangi kültürden seçildiğidir. Kitabın editör elinden geçmediği kesin. Zira imla hataları gibi bir çok eksiği var. Genelde editörün işi bunu düzeltmektir ama Kuzgun Yayınları bunu yapmamış. Parasını verince, insan iyi bir hizmet satın alacağını sanıyor belki ama bir numara yok. İlk kitabını çıkaran her yazarın yaşadığını yaşamış Nihat Bey. Kitabın gidişatında bazı konuları parantez açarak belirtmiş. Misal karakter konuşurken (sırıtarak) demiş. Roman okuyoruz, film ya da tiyatro senaryosu okumuyoruz. Bu yüzden bu şekilde kullanımın yanlış olduğunu belirtmem gerekir. Bilmediğimiz bir kelime konusunda bilgilendirmek istiyor ise metin alt bilgisi seçeneği ile yazması gerekir yazarların. Kitabın ilk yarısı biraz dağınık ve sıkıcıydı. Beni kitaba bağlamadı. Ama bitirmek adına kasıp okumaya devam ettim. Az kalsın bırakacaktım ki Hasan karakterin, dağa çıkması ile işler biraz renklendi. Kurgu ortalamanın bir gıdım altında. Biraz daha geliştirmesi gerekiyor. Açıkçası tüm kitap boyunca 'diğer casusları' göreceğimi falan umdum ama yoktu. Ama bu yazarın seçeneği. Yine de görse idik falan güzel olurdu. Misal hiç ummadığımız biri bir başka Türk casusu olsa idi falan. Kitap bilinmeyenler ile bizi dumur etsin ki heyecan yapalım. ;) Yine de genel olarak fena değildi. Okunmasını tavsiye ederim. Bu tarz konuları işleyen yazarlar pek yok. İşlenmesi gerekir. Bence Türk edebiyatında eksik bir dal.

DİPÇE: Yazarın askeri geçmişi varmış zaten! Ben de diyorum askeriyeyi iyi biliyor. O bilmesin de ben mi bileyim. :D


Puan: 10/7

Kitap Fiyatı: 16 TL





12 Temmuz 2015 Pazar | By: YeniAy M.

Gözlerindeki Canavar






UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

Ya masaldaki yakışıklı prens, kötü adamın ta kendisiyse...?


KÜNYE

Yazar: J.M. Darhower
Yayıncı: Yabancı Yayınları
Sayfa: 443
Baskı Yılı: 2015(İlk Basım)

Çıktığı andan beri dikkatimi çeken bir kitaptı. Nasip kısmet oldu da okuduk; bir günde bitti. Ne ara bitti, anlamadım. :D

Kitap genel olarak Karissa ismindeki genç bir üniversiteli (18 yaşında) kızımızın Ignazio ismindeki bir adamla tanışmasıyla başlıyor. Kısaca Naz diyor kız buna. Komik, zira bizim dilde Naz iki manadadır; kız ismi ve nazlanmak. :D Neyse. Karissa bir anda bu yakışıklı ama kendisinden 20 yaş büyük çekici erkeğin dünyasına kapılır ve aşık olur. Annesi çok pimpirikli bir kadın olduğu için ona söylemez ama yakın arkadaşının haberi vardır(onların hep var zaten :D ). Lakin onun kendisini şımartması, kendisine bağlamasının neticesinde Ignazio'nun gerçek yüzünü de yavaş yavaş öğrenecektir.

Öğrendiği gerçekle nasıl başa çıkacağını ben de merak ediyorum. Zira tam da kitabın sonlarında öğrendi ve Naz öyle bir şey yaptı ki yani ben olsam ne yapardım, inanın bilmiyorum. Ha sanmayın ki adam bu kızı sevmiyor. Muhtemelen kızımızı hayatta tutan yegane şey de bu sevgi olacak diyerek bir ipucu da vermiş olayım. :D

Akıcılık ve kurgu güzel. Grinin Elli Ton'u serisinden esinlendiğini söylemek güç değil, karakterler ve olaylar zincirinde ufak da olsa onun etkisini görmek mümkün. Aksiyon, macera ancak sonlarda biraz ama sıkıcı bir tür değil. Bu yüzden rahat olun. Lakin devrik cümlelere sık rastlıyorsunuz; özneyi çok kez sona fırlatmış çevirmen. Türkçe dil bilgisini yeniden gözden geçirmesinden fayda var; İngilizceye çevirmiyorsunuz hanımefendi. Gerçi İngilizce'de de özne sonda değildir. :)

İşin özü ticari kitap sınıfına giren bir kitap. Elli Ton serisi ile başlayan bir furya; cinsel ağırlıklı kitaplar. Burada da esas oğlanın iç dünyası, yaşamı vs geride kalmış önde cinsellik var. Bu yüzden bir macera hareket anlamında heyecan falan yok. Cinsellik sattırır düsturu ile harekete geçen kitaplar iyi kurgulandığı ve akıcı olduğu sürece insana kendini okutturuyor ama bir noktadan sonra da "Yeter! Başka bir tür ile gelin karşıma!" diyorsunuz.

Öpüldünüz.

Puan: 10/6

Kitap Fiyatı: 23 TL
31 Mayıs 2015 Pazar | By: YeniAy M.

Sherlock Holmes - Tek Kitap



UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.


Suç Ayrıntılar Gizli!


KÜNYE

Yazar: Sir Arthur Conan Doyle
Yayıncı: Martı
Sayfa: 1136
Baskı Yılı: 2014

Sherlock Holmes'un ilk beş kitabı, Martı Yayınları aracılığı ile tek bir kitapta biz okuyuculara sunuluyor.

Sherlock Holmes, müthiş dehası ve kendine has araştırma yöntemleri ile ün salmış bir dedektiftir.  O kendisini daha çok “Danışman Dedektif” olarak tanımlar.  Bu açıdan türünün ilk ve tek örneğidir. Sherlock bu şekilde belli bir yere bağlı olmadan, kısıtlayıcı kurallardan uzak bir şekilde özgürce yeteneklerini konuşturur ve en zorlu davaları bile çözebilir.  Gözlem yeteneği onun en önde gelen özelliğidir. Bu sayede hiçbir ipucunu kaçırmaz ve topladığı ipuçlarından anlamlı bir bütüne ulaşmaya çalışır. 

Sherlock, her ne kadar kiralayabileceğiniz bir dedektif gibi görünse de onun asıl derdi mevcut zekâsını ve becerisini kullanabileceği imkânlar bulabilmektir. Bu yüzden paranızın olup olmaması çok da önemli değildir; ilginç bir davanız olsun yeter. Davalar onun için birer bulmacadır ve bu bulmacalar ne kadar zor ve karmaşık ise o kadar zevkli, ilgi çekici ve uğraşmaya değerdir. Onun tabiri ile kendisi “yüksek nitelikli bir sosyapat”tır.  Eğer tüm bunları onu elinden alırsanız muhtemelen Sherlock sıkıntıdan ölür gider. Veya daha kötüsü de olabilir. Ve bu konuda mübalağa yapmadığımızdan emin olabilirsiniz.

Sherlock Holmes, 1880-1914 yılları arasında İskoçyalı bir yazar olan, Sir Arthur Conan Doyle tarafından kaleme alınmıştır. Yazar, bu ünlü dedektifi kaleme alırken üniversite yıllarından tanıdığı profesörü Dr. Joseph Bell’den ilham almıştır. Bunu da şu sözleri ile dillendirir: “Sherlock Holmes’u kesinlikle size borçluyum. Holmes’un analitik çalışmaları, sizin ayakta tedavi kliniğindeki gösterilerinizle karşılaştırıldığında kesinlikle bir abartı görünmüyor.”

Sherlock gerek ilk yayınlandığı döneminde gerekse günümüzde birçok kişiyi etkisi altına almış ve kendine hayran bırakmış bir karakterdir. Öyle ki çok yönlülüğü ile bilinen ve hafiyelik teşkilatına da çok değer verip Yıldız İstihbarat Teşkilatını kuran Sultan 2.Abdülhamit Han’ın sıkı bir Sherlock Holmes hayranı olduğu bilinmektedir. Yeni kitaplar çıkar çıkmaz Türkçeye çevirtip okuyan ilk kişidir. Ne dersiniz, acaba padişah hafiye teşkilatını kurarken ondan mı ilham almıştır?

Sherlock Holmes, sadece edebiyat tarihinde çığır açan bir karakter değildir. Onu basit bir kurgusal karakter olarak görmeyin zira suç biliminin gelişmesinde onun da katkısı var. 120 yıl sonra kullanılan teknikleri uygulayan ilk kişi Sherlock Holmes’du. Uzmanlar onun yöntemlerini, akıl yürütme mantığını kullanarak bugün davaları çözüyor. Kurgusal bir karakterin gerçek dünyaya, bilhassa bilim dünyasına, bu kadar etki yapması gerçekten de şaşırtıcıdır. Gelecekte onun kadar ünlü başka bir karakter doğar mı sizce?

Puan: 10/10

Kitap Fiyatı: 50 TL (İnternetten daha ucuza bulabilirsiniz. Benim kısmetime %50 indirimli almıştım. 30 tl'ye d&r'de satılıyor.)