uzay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
uzay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Haziran 2015 Pazar | By: YeniAy M.

Zülkarneyn: Kur'an'da Uzaya Seyahati Anlatılan İnsan




UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

"Hz. Zülkarneyn uzaya seyahat etmiş olabilir mi?"


KÜNYE

Yazar: İskender Türe
Yayıncı: Ötüken Yayınları
Sayfa: 288
Baskı Yılı: 1998(İlk Basım)

Bundan önce okuduğum ve tam bir hayal kırıklığı olan Zülkarneyn kitabımdan sonra, bu kitap, düşmüş çıtamı yükseltebilmek adına olumlu bir etkiye sahip. Yine de ilk yarısının bana sıkıcı geldiğini peşinen söylemek isterim. Asıl hareket bundan sonra başlıyor. Lakin yazarın ilk başta Zülkarneyn hakkındaki rivayetleri ve yorumları dillendirmesi çok uygun bir başlangıç noktası oluşturmuş. Yine de sıkıcı geldi zira beklentim gereği daha başka şekilde bir giriş bekliyordum. Neyse.

Yazarın en baştaki tezi; Zülkarneyn'in, Kur'anda bahsedilen batı ve doğu; Yecüc Mecüc olaylarının, kısacası Zülkarneyn'in yaşadığı maceranın Dünya'da değil, uzayda meydana geldiği şeklinde. İlk başta oldukça uçuk ve bilim kurgu havasında geldiğinin farkındayım ama sizi ikna etmesine izin verin. Ön yargılı davranırsanız hiçbir şey gelişmez ve gerçekler de asla bulunamaz. Ha kitabın sonunda ikna oldum mu? %100 değil. Lakin 'olasılık' çerçevesinde değerlendirdim. İmkansız değil, mantıklı savları var. Olabilir. Yine de en doğrusunu Allah bilir, elbette!

Zülkarneyn'in kim olduğu konusunda İskenderci takıntıları hiç anlamıyorum; kitapta bu konuya yer vermiş. Tüm destekleyici ve karşı görüşleri dillendirmiş. Yazarın kendisi ise bu şahsın Hz.İdris (Tevratta Hanok olarak bahsediliyormuş Hz.İdris'ten: )olabileceği yönünde farklı-daha önce hiç duymadığım- bir görüşü var. %100 demiyor ama olasılığın yüksek olduğu görüşünde.

Tevratta: Allah ile yürüdü ve gözden kayboldu. 
Kur'anda: Kitapta İdris'i de an. Çünkü o, çok doğru bir peygamberdi. Onu yüce bir yere yükseltmiştik.

İki kitap'da yazan bu ayetlere göre onun uzaya çıkmış olan Zülkarneyn olabileceğini düşünmektedir.

Daha sonra ise kitabın ikinci yarısından sonra neden Zülkarneyn'in macerasının uzaydaki gezegenlerde gerçekleşmiş olabileceği konusunda sebeplerini dillendiriyor. Bunun içinde ayetlerde geçen kelimelerin kelime anlamlarını ve Kur'an da daha önce geçen o kelimelerin ne manada kullanıldığı konusunda çözümlemeler yaparak görüşlerine ışık tutmakta. Zaten %100 olmasa da beni olasılıklar arasına almaya iten neden de yazarın böyle bir yöntemi kullanarak bu sonuca ulaşması. İlk bakışta oldukça mantıklı ve akla yatkın geliyor.

Bir eleştirim var. Bir konu gereği SUR'a üflenmesi ile ilgili bir kısım geçti. Orada Hz.İsrafil'in sur'a üç kere üfleyeceği yazılmış; başka yerde de böyle gördüm. Lakin Kur'an okuyunca orada her zaman iki kere üfleneceğine dair bir çıkarım yapıyorum. Ölüm ve dirilmeden önce meydana geleceği iddia edilen sur'a üfleme nereden geçmektedir? Bilen varsa beni de aydınlatsın.

“Sur’a üflenince, Allâh’ın diledikleri müstesnâ olmak üzere, göklerde ve yerde kim varsa hepsi düşüp ölmüş olacaktır. Sonra ona bir daha üflenince, hemen ayağa kalkıp bakakalacaklardır.”[Zümer sûresi, 39/68] 

Üçüncü bir üflemeye işaret eden ayete daha rastlamadım. Rastladım da ben mi göremedim acaba?

Puan: 10/7

Kitap Fiyatı: 17,5 TL

Yazarın, kitabın konusuna değindiği iki program videosu. Gündem Ötesi videosu, 2016 yılında geçen daha güncel bir program.






1 Ekim 2014 Çarşamba | By: YeniAy M.

Direniş






UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

İNSANLIK VE LUXENLER ARASINDAKİ SAVAŞTA ARUMLARIN TARAFI NE OLACAK?

Vay canına! Köken kitabını okuduktan sonra ne kadar zaman geçti hatırımda değil, inanın! Sanırım aşağı yukarı bir sene olmuş! Eh, elbette ki Lux serisinin yeni kitabını sürekli gözleyenlerdendim. Fakat, ne yalan söyleyeyim, öyle internette ne zaman çıkacak diye özel bir takibim de olmadı. İnanın bana bu şekilde yapmak daha iyi olabiliyor, aksi halde sabırsızlıktan çatlar durursunuz. Elbette, bu kitap gündeliğini açmama vesile olan bu inanılmaz, harika serinin bitmesi çok üzücü. Yine de her güzel şeyin sonu vardır. Böylece yeni güzelliklere yelken açabilelim. ;)

Gelelim kitabımızın tanımına ve bol bol SPOILER dediğimiz OYUNBOZAN BİLGİLER'e! Biliyorsunuz, benim huyum böyledir. Ne var ne yok her şeyi yazarım. Tabii ki de ufak tefek ayrıntıları yazmamaya özen gösteriyorum. Tamam, tamam, bundan böyle çok daha az oyunbozan koyarak yazacağım tanıtımları. Haklısınız, sonra zevki kaçıyor, değil mi? ;) Ama bu, serilerin ilk kitaplar için geçerli olacak, şimdilik! :D :D :D

Bizim D kardeşleri ve Katy'i bir evde, saklanırken bırakmıştık. Hatırlarsanız eğer bir gece ansızın Luxenler gelmişti. D kardeşler, kendilerinden geçmiş bir şekilde yeni gelen Luxenlerin yanına koşmuşlar ve bizim Katy ile hamile Beth'i, Archer ve Luc ile baş başa bırakmış durumdalar. Katy ve Bethy, son derece sıkıntılı durumda. Zira uzunca süredir sevdiklerinden haber alamıyorlar. Hamile kızımızın da durumu çok belirsiz diyebiliriz. Yani, sonuçta hiç biri melez hamileliği konusunda uzman değil. Melezler hasta olmaz ama bu kız olağan hamile kadınların tüm belirtilerini gösteriyor; kusmak ve mide bulantısı gibi. Bu bir insan için olağan, ama melez için de öyle mi?

Katy, herkesin bildiği ama kendisinin bilmediği bu hamilelik konusunu ve hamile kızımızın kötü durumunu görünce gerekli bazı şeylerin alınması gerektiği konusunda kökenleri ikna edip, Arhcer ile markete gidiyorlar. Lakin, elbette, daha malzemeleri alamadan onlarca Luxen, markete dalıyor ve herkesi öldürüyor. Dahası DNA'ları olağandışı bir hızla asimile ederek insan formlarına kavuşuyorlar. Böyle yaptıkları her insan ölüyor. Archer, Katy'i de alıp kaçmak istese de Katy, Daemon'ı hissedince geri döner ve onu görür. Ama o, bir anda gözden kaybolur. Katy, Dawson ile burun buruna gelir ve onun tarafından kaynak ile vurularak kaçırılır. Aslında bunu yapmasa idi başka bir Luxen onu öldürecektir. Ve biliyoruz ki melezler ölür ise onu mutasyona uğratan Luxen de ölür!

Katy, kendine geldiğinde Daemon, Dawson ve Dee'nin kötü muamelesi ve düzinelerce Luxen'in soğukluğu ile yüz yüze gelmek zorunda kalır. Yine de bu kız, onlar için yenidir ve Daemon ile bağ yüzünden, komutanları, kızın, şimdilik, yaşamasına izin verir. Sadi ismindeki, Daemon'ın Sadist dediği, dişi bir Luxen de, sürekli onun ve Daemon'ın etrafında dolaşmaktadır. D kardeşler, ellerinde olmadan buraya gelmişlerdir, ama aslında fırsatını bulup gitmek niyetindedirler. Fakat Dee bir sorundur. Çünkü o, kendisini onlara kaptırmış, onlarla aşırı bir bağlantı kurmuştur. Aslında bu, Luxenlere has bir durumdur. Direniş zordur. Fakat Daemon ve Dawson gibi, insanlarla özel bağı olan, Luxenler bu direnişi sergileyebilmektedirler.

Komutanları, D kardeşlere inanmış gibi görünse de aslında inanmamıştır ve kendi tertibi vardır. Oğlanların sakladıklarını, özellikle de Katy geldikten sonra, öğrenmeyi başaran Sadi, tüm bilgisini anlatmış, onları tertipleri için kullanma kararı almışlardır. Fakat Katy, hepsini uyarmayı başardıklarında çatışmaya girerler ama özel askeri timler gelince, aleyhlerine olan durum lehlerine çevrilir. Hepsi de AMETİS gözlülerdir, yani KÖKEN ASKERLER. Nancy'yi hatırlarsanız eğer, bizimkilere karşı büyük kin ve öfke içinde olduğunu tahmin ederiniz. Ne de köken kitabının sonlarında pek de hoş ayrılmamışlardı.

Askeri üsse gittiklerinde onları Luc ve Archer karşılar. Las Vegas'da olanlardan sonra üst yetkililer Diadolos'a ve deneylerine son verir. Yüksek rütbeli bir asker, onlara koruma sözü verir. Nancy ise Luc'un ellerindedir, zira köken bebeklerin yok edilmesi emredildiği halde bunu yapmamış, saklamıştır. Luc da çocukların nerede tutulduğunu öğrenmiş, onları yok etmekle tehdit ettiği için Nancy, Luc ne derse yapar olmuştur.

Hükümetin bir tertibi vardır. Özel bir bomba ile, Luxenlerin işgal ettikleri şehirleri, onlardan temizleyebilecektir. Fakat şöyle bir sorun vardır. Luxenler ile birlikte tüm köken ve melezler de ölçektir. Ayrıca kalp hastalığı gibi rahatsızlıkları olan kişilerde. Elektrik gibi ihtiyaçlar onlarca yıl karşılanamayacak, ilkel çağlara geri döndüreceklerdir. Yan etkiler, devletleri için yıkıcı, masumlar için ölümcül olacağı için, Katy ve diğerleri başka bir tertip yaparlar; Arumlar!

Arumlar, Luxenler ile nasıl savaşacaklarını çok iyi bilmektedir ve sayıları dünya da binlerle ifade edilmektedir. Fakat dünyaya gelen Luxenler bu bilgiye vakıf değillerdir. Varlıklarını bildikleri Arumlar ile nasıl savaşacaklarını bilmediklerinden dezavantajlı durumdadırlar. Fakat bir sorun vardır, Arumlar nerede? İstila başladığından beri hepsi ortalıktan kaybolmuştur. Luc, Hunter isimli bir Arum ile bağlantıya geçerek Katy, Daemon ve Archer'ın liderlerine gitmesini sağlar.

Arum liderlerini ikna etmek? Luxenler ile savaşmak? Dee'yi Luxenlerin içinden çıkartıp yeniden kazanmak? Hamile Beth? Luxenlere yardım eden Kökenler? Bir sürü sorun, yapılması gereken bir sürü iş! Bizimkiler DİRENİŞ ile hikayeye noktayı koyuyor ama sonunda kendi mutlu sonlarını yazmaya devam edebilecekler mi? İşte, hepsini Lux serisinin bu son kitabı ile öğreneceksiniz.
Jennifer L. Armentrout, sen harika bir yazarsın! Bize, böyle güzel bir seri yazdığın için teşekkür ederiz! Seviliyorsun! :)

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Öncelikle söylemem gerekir ki kitabı bitirdiğimde, bazı ayrıntıların öylesine geçiştirildiğini düşündüm. Örneğin, Köken kitabında Luc, adamlardan serumu almak için büyük risklere girdi. Neden? Bir insan kızın hayatını kurtarmak için mi? Kızın durumu ile ilgili kitabın sonunda şöyle bir bilgi verip geçmiş. Belki olay, Luc'u konuya dahil edip, desteğini bizimkilere sağlaması içindi ama zayıf bir durum olmamış mı böyle geçiştirip, önemsiz bir şeymiş gibi yazmak? Sanki, yazar, önce başka bir şey düşünmüş de kitabı yazarken fikrinden cayıp böyle küçük bir bilgi ile açıklama getirip, mantıksızlıktan kaçınmış gibi. Ama olmamış işte!
Hunter, aynı düşündüğüm gibi, bu kitapta bizlere katıldı. Sevindim. :) Luc ile ilgili de bağımsız bir roman bekliyorum, aynı Hunter gibi. Çünkü bu oğlanın yaşamı hakkında o kadar çok az bilgi ve kopukluk var ki! Örneğin, üsten nasıl kaçtı? Archer ile nasıl tanıştı etti falan?( Archer ikinci nesil köken olduğu için, onu kaçıran belki o dur.) Kitabın sonunda 11 aylık bir süre geçiyor, ve o da yeniden ortaya çıkıyor ama neler yaptı etti muamma? Sanırım yazar, onun hakkında bir şey yazacak, yoksa niye sır yapsın oğlanı kitaplarında? :) Bekleriz, bekler! ;)

Bu arada Blake ölmemiştir diye düşünüyordum, ölmüş be! Çıkmadı burada karşımıza. :D Ve maalesef, Beth'in durumu Katy'de tekrar etmedi, tüh be! Neyse :)

He, diğer kitaplarda olduğu gibi kahkahalara boğulmadım ama bir iki güldüğüm nokta oldu. Olsun abla, bu da iyi. :)

Sormadan geçemem! Kitap da Katy'e, gündeliğinde tanıtması için yayıncıların kitap gönderdiğini okuduk. Nerede böyle bir dünya? Bize de göndersenize! Nasıl da imrendim, bilebilirsiniz! ;)
Kitap Okuma Önerisi:  Serinin son kitabı, siz bilirsiniz. :)

Puan: 10/9
Kitap Fiyatı: 22
KARAKTERLER




 Lotho. Arumların lideri. Tam bir zır deli. Bedeninde opal işlenmiş bir şekilde geziyor. Gerçekten de son derece, ama son derece, güçlü bir Arum. Daemon bile, onunla savaşmaya kalksa, işlerin çok çirkin bir duruma gireceğini kabul ediyor. Hem de sadece küçük bir güç gösterisinden sonra! Tüm Arumlar bu adamın ağzına bakıyor, çok sadıklar. (Lee Pace geldi aklıma hemen! Gayet güzel! :) )


Sadi. Roland isimli komutan Luxenlinin sağ kolu. Daemon için onun ismi Sadist. Zira gerçekten de ismine göre hareket ediyor. Ömrü uzun olmayacak ama nefret edeceğiniz bir karakter olacak. Ama söylemedi demeyin, göründüğü kişi değil! ;)

13 Kasım 2013 Çarşamba | By: YeniAy M.

Köken (Origin)






UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

D kardeşler ve Katy yakın bir zamanda seçim yapmak zorunda kalacaklar. Ama açıkçası Luxen mi yoksa Daidolos mu deseler,  insanlık derim. Çünkü iki tarafta da masum değil. Masum olan insanlık.



Lux serisinin 4.kitabı olan "Köken" Kasım'ın ilk haftası raflarda yerini aldı(benim elime geçmesi için ise mağazaya gelmesini beklemek zorunda kaldım bir hafta). Ve biz, hayranları olarak şimdiden 5.kitabı iple çekiyoruz. Kitabı bitirmem 24 saati aldı (arada uyuduk elbette :D ).

"Opal" kitabında, Katy'i Diadolos'un eline düşmüş halde bıraktık. Daemon ise delice bir şey yapıp, Katy'yi şuursuzca kurtarma hareketine girmemesi için çığırından çıkmış Luxenleri kapattıkları bir kulübede tutulmaktadır. Ama Ash'in yardımı sayesinde kaçan Daemon doğruca, kendilerine ihanet eden tek kişinin Blake olmadığından şüphelenmiş şekilde, melez ergen Luc'un kulübüne gider. Görünüşe göre süper zeki ve tehlikeli olan Luc sadece Luxenler ile değil "Hunter" gibi Arumlar ile de iş yapmaktadır ama Luc'un ihanet ile ilgisi yoktur. Ama bir teklifi vardır. Luc, Diadolos'un elinde olan bir ilacı istemektedir. Eğer o ilacı ona getirirse, bağlantıları sayesinde onu ve Katy'yi nerede olursa olsun çıkartabileceğini söyler. Zaten adam akıllı bir tertibi olmayan Daemon için yapacak başka bir şey de yoktur. Teslim olacak, Katy'nin yanına götürülecek ve ilacı bulup, Luc'un casusları sayesinde oradan çıkıp, kurtulacaklardır. Damon Weather Dağına gidip Nancy'e teslim olur.

Diğer yandan ise Katy bazı gerçekler ile başa çıkmak zorundadır. Daha doğrusu kendisine anlatılanların gerçek mi yoksa yalan mı olduğu ile... Çünkü Dawson ve Beth'e yaptıklarına bakılırsa Daidalos hiç de masum ve iyi niyetli değildir. Zaten bir de kendisine yaptıklarına ve onu yapmaya zorladıkları şeyler de pek güzel sayılmazdı. Katy mutasyona kusursuz bir şekilde cevap vermiş ender örneklerden biri olduğu için bir asker ve hekim olan Dasher için çok değerlidir. Zaten onu dönüştüren Luxen de çok güçlü olduğu için Nancy için önem arz etmekteydi.

Dasher ona Luxenlerin sandığı kadar iyi olmadıklarını, Arumlar ile savaşın başlama sebebinin Luxenlerin varlığı olduğunu ve de Dünyayı ele geçirmek isteyen 9bin Luxenin hazırda beklediğini de ekler. Dahası uzaya dağılmış Luxenlere haber gönderdikleri anda istila için binlercesi gelecektir Diadalos'da bu ve buna benzer çeşitli durumlar hakkında araştırmalar yapmakta, önlemler almaktadır. Terörist bir Luxenle tanışana kadar, Katy hiçbirine doğruluk ihtimali vermez. Dasher onu stres sınavlarına tabi tutar ama hiçbir meleze zarar vermek istemeyen Katy karşılık vermez ve bunun sonucunda da eğitilmiş melezler tarafından dövülür. Tüm bunların karşısında kendisine iyi davranmaya yakın olan tek kişi ise Archer isminde bir askerdir.

Daemon, Katy'yi görme karşılığında her istediklerini yapacağını söylediği için Nancy oğlanı 51.bölgeye getirir ve onu hemen kızın yanındaki hücreye koyar. Ama şüphe çekici bir durum vardır. Ortak banyo paylaşıyorlardır. Buna yapmalarının sebebini de sonra anlarlar. B bölgesinde "Köken" dedikleri luxen ve melezden doğmuş çocuklar vardır. Bunlar son derece zeki ve güçlüdürler. Mükemmel mutasyonları yüzünden ikisinin de birlikte olup, çocuk yapabilecekleri ihtimaline karşı ortak bir alan sağlamışlar ve oraya kamera koymamışlardır. Elbette bu fikir çok rahatsız edici gelir. Zira Micah isimli karşılaştıkları köken çocuk ürkütücü derecede zeki ve güçlüdür. Ama ellerinde yüz tane kadar bu çocuklardan vardır.

Daemon'ın iyileştirme yeteneğini görmek için Katy'ye akıl almaz yaralar açarlar. Dahası başka insanları da mutasyona uğratması için uğraşırlar. Bunlara da Promethous dedikleri bir ilaç veriyorlardır. Ama etkisi iyi olmaz. Ayrıca bu, Luc'un istediği şeydir de. Archer hakkında da bir gerçek açıklanır. Kendisi de bir kökendir. Ama ilk nesillerden olduğu için o 5 yaşlarındaki kökenler kadar güçlü değildir. Zira onlara da bu ilaçtan verilmiştir.  Bu sırada anlarız ki kökenler düşünce okuyabilmekte ve Archer da Luc'un (gözlerdeki benzer bir özelliği görünce Luc'un da köken olduğu anlaşılır.) içeride ki casusudur. O da bu yerden kaçıp gitmek istemektedir. Nitekim köken çocuklardan birinin yardım teklifi ile bir tertip düzenlerler ve Katy ilacı almayıp başarıp, kökenleri serbest bırakıp, kargaşadan yararlanarak Archer sayesinde kaçarlar.

Saklandıkları bir motelde Archer ile buluşan Daemon ve Katy, yanında Luc ve Paris'i de getirdiğini görmüştür. Luc ilacı alır, onlara da süprizi vardır. Las Vegas'a giderler ve orada ailesi ile buluşurlar. Onu kurtarmak için uğraşmışlar ve ilk önce Luc'un peşine düşmüşlerdir. Matthew'un bir arkadaşının evidir. Bazı noktaları geçiyorum ki eğlenceli ve sürpriz olsun. :P

Dee Archer'dan hoşlanmış gibidir. Bizim asker de ondan. Hatta yeminle ben o kısımları okumadan önce hayal ettiğim bir sahne vardı. Aynen gerçek oldu. Ahahhaha. Demek yazar ile aynı kafada ilerliyoruz. Ah bu arada yukarıda yazmayı unuttum. Bizim Kat, motivasyon olup dövüşsün diye Blake karşısına çıktı. Baya da gıcık oluyor zaten, biliyorsunuz. Evet, oğlan orada idi. Aslında hiç kaçma ihtiyacı yokmuş sevdiği kızın. Dahası Blake bizim Kat tarafından öldürüldü. Evet, ya! Atlamışım işte. Önemli değil. Açıkçası bence yazar onu öldürmedi. Öyleymiş gibi gösterdi ki Archer bile onu öldü sanıyor ve herkes herkese öyle dedi. Ama madem yazar ile kafam aynı işliyor, yazın kenara bu oğlan ölmedi! Ayrıca Matt aynen şüphe ettiğim gibi çıktı. İnan birindi kitaptan beri şüphe ediyordum. Ahan da yazarla aynı kafada çıktığım bir yer daha ve kitabın sonlarına doğru "tahmin ettiğim" bir şey daha ortaya çıktı ve ben inanıyorum ki benzer bir şeyi 5.kitapda da göreceğiz. :P

Bizimkiler baskına uğrarlar(ihanet yüzünden) ve kaçarlar elbette ama kaçmak için de kendilerini insanlara karşı açığa çıkartırlar. Elbette bu pek iyi sonuçlanmaz. Daidalos karşı saldırıya geçer. Sonuç ise; Ash, Andrew ve Paris ölür. Aslında yazar haklı. Artık onlar bu saatten sonra yük olurlar. Çünkü işler kızıştı ve Daidalos da haklı çıkmıştır. Uzaya dağılmış Luxenler gelmeye başlarlar. Artık savaş başlayacaktır. Kim hangi tarafta olacak ve savaşın gidişatını göreceğiz. Bu üç karakteri ise bu kargaşa da bir yerlere sokuşturup sürekli varlıklarını belirtmeye çalışması çok yorucu olacaktır. Onlar önemli karakterler değiller zira.

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Yazarımız o güzel anlatımına ve beni güldürmeyi başarmaya devam ediyor, tebrikler! Nasıl başarıyorsun bunu? :) Kadına hasta oldum yani, neredeyse! Sevdim seni Jennifer abla!

Kitap doyurucu, sıkıcı tek nokta ise Daemon'ın bitmek bilmez "pişmanım, suçluluk duyuyorum" kısmını her fırsatta kitabın her noktasına işlemeye çalışması. Biraz fazla kaçmış. Bunun dışında genel olarak her şey tahmin edilebilir şekilde(en azından benim için) ilerlese de kitap beni sıkmadı ve hızlıca bitirebildim. Bu kitap da beklediğimi bir başkasının başına getirdi ama eminim 5.kitap da istediğimi alacağım! :P

DİPÇE: Bu sefer kitap kapağını beğenmedim.

Kitap Okuma Önerisi:  Almamak olmaz.

Puan: 10/9 (Bahsettiğim olumsuz durum için kitabın puanını 1 basamak düşürmek zorundayım.)


Kitap Fiyatı: 21


KARAKTERLER



Archer. 20'lerin başı-ortası arası diyelim. Uzun boylu, iri yarı, hoş mavi gözleri olan yakışıklı ve acayippppp seksiiiiii(Dee öyle diyor.) köken asker. Daidalos'un elinde olduğu süre zarfında elinden geldiğince Kat'e yardım etti. Luc'un 51.bölgedeki casusu. Kendine ait bir yaşam istiyor. Bu yüzden de bizimkilere kaçmasında yardım etti. Dee bu oğlanı görünce hasta oldu(ki Dee'yi kendim olarak hayal edip, aşkım Ewan'i ekledim Archer olarak. Gerçi benimkisi 40 yaşında ama olsun. :D ).


Luc. 15 yaşındaki ergen köken çocuk. Her köken gibi zeki ve tehlikeli. Yakışıklı bir çocuk olarak tanımlanıyor. Hükümetin elinden kaçmayı başarıp, kendine bir hayat kurar ve açtığı clupden baya para kazanır. Sürekli kafasında bir şeyler var bu oğlanın. Bizimkilere oradan getirmelerini istedikleri bir ilaç karşılığında kaçmaya yardım sözü veriyor. Bu kitap da bolca göreceğiz ve inanıyorum ki 5.kitap da daha fazla bilgi edineceğiniz bu oğlan hakkında. Örneği o ilaç ile ne yapacak? Amacı nedir? gibi.... :)



21 Ağustos 2013 Çarşamba | By: YeniAy M.

Türklerin Kültürel ve Kozmik Kökenleri


UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.

Türklerin Kökenleri Kayıp Kıta Mu'ya mı Uzanıyor?



Kitap, Mu-Atlantis, Agarta-Şamballa ve Sirius görüşlerinin temelinde şekillenmiş durumda. Sirius deyince aklıma mini dizi "Gelenler" geliyor. Orada da Sirius yıldızının "kötücül" amaçlarla paganistlerin kullandığını görmüştüm. O yüzden hiç olumlu bir izlenim edinmedim bu yıldızla ilgili ama "Tarık" derseniz durum başka. Bildiğiniz gibi Tarık yıldızı, Kuran-ı Kerim'de, Yüce Rabb'imiz tarafından dillendirilen yıldızdır. Hatta sadece ayet değil, bulunduğu surenin ismi de Tarık ve Sirius'a denk geliyor. Hatırlatma yapalım ayeti: TARIK SURESİ

1. Göğe ve târıka andolsun.    
2. Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin?    
3. O, (ışığıyla karanlığı) delen yıldızdır.

Sirius'un "karanlığı" temsil eden bir görüntüsü olmasına rağmen (bahsettiğim dizide), Tarık, karanlıkları ışığı ile delen bir yıldız olarak bahsedilmiş. Bu açıdan bakarsak belki de ikisi iki farklı yıldız da olabilir. Sonuçta her şey bu yaşamda "çift" yaratılmıştır. Aslında bu tarz parapsikoloji konuları üzerine kafa yormaya bayılırım çünkü yaşamın, gördüğümüz maddi dünyanın ötesinde de bilinmeyen bir alem olduğuna inanırım. Sorun; biz görmek istemiyor, yok sayıyoruz. Bizden saklandığı yok.

Kitapta anlatılan ve sunulan "dı-dı-dı"ların bir belge niteliği taşımadığı için güvenilir bir kitap olduğunu söyleyemem ama fantastik bir kitap yazacak veya hayal gücünüzü genişletecekseniz, tamamdır. Bu kitap size bunu sağlıyor bence ki benim amacım da buydu alırken.

Genel olarak kitap hakkındaki görüşüm:Burhan Yılmaz, bize parapsikoloji kitabı hazırlamış arkadaşlar. Muhakkak ki bilim dünyasında bu ve benzeri bilgilere şu an da rağbet edilmiyor ama ben her anlatılanlarda az da olsa bir gerçeklik payı olduğuna hep inanan biriyimdir. Kitabın az biraz Türklük gazı verdiğini az biraz da insanı geçmiş insanlar ve gelişmişlikleri hakkında düşündürdüğü kesin. Yani, sonuçta biz geçmiştekileri "ilkel" biliriz ama asıl ilkel biz olmayalım? Biz gelişmişliği "teknolojik" ilerleme olarak bakıyoruz ama gerçekten de öyle mi? Neyse. Konuya dönersek eğer kitabın bir kısmına katılıp bir kısmına katılmama durumuna rağmen sakın ola ki hepsini kesin, %100 doğru kabul etmeyin!

Kitap Okuma Önerisi:  Almasanız da olur. İlgi meselesi.

Puan: 10/3


Kitap Fiyatı: 10



Kitaptan bazı alıntılar