31 Ekim 2013 Perşembe | By: YeniAy M.

( Türklerin İslam Öncesi Dini İddiası ): Şamanizm

 
UYARI: Kitap hakkında bilgi içerdiğini unutmayınız.
 

Türkler'in İslam Öncesi Dini Şamanizm'i? Şamanizm bir din mi ki? Önce yazarın iddialarını ve sonra da benim karşı cevaplarımı okuyun.



Cemal Şener bu eserini ilk kez Ad Yayıncılık aracılığı ile bastırmış ki benim elimdeki kitap da bu. 1997 yılı. Yeni basım kitaplara belli ki yeni bir şeyler eklemiş. Açıkçası şimdi yeni basımdan haberim oldu, kapak ve fiyat öğrenmek için aradığımda. Çünkü bende ki fiyat 200. BİN TL :D Kitap da kütüphaneden çıktı. Kimin aldığı muamma.

Neyse konuya dönersek, yazarımızın iddiası şu; Şamanizm, Türkler'in İslam Öncesinde içinde bulundukları dindir. Bunun içinde kısa bir Şaman tarihi vermiş. Vermiş derken "Çin Kaynağı onlar hakkında şunu söylemiştir." şeklinde ama çoğunlukla söylenen bir iki cümlenin üzerine yorum yaparak kısa bir özet tarih sunmuş.

Sonra Şamanizm konusunda bilgilendirmelere geçmiş. ŞAMAN DİNİ DÜNYANIN EN ESKİ DİNLERİNDEN BİRİDİR iddiasını sunmuş. Şu, Ülgen, Erlik gibi sözde ilahlar, bu inancın ilahlarıymış.  Sonra ismin kökenine girmiş. Arkasından da "Nasıl Şaman Olunur?" konusunda bilgilendirme vermiş. Mesela Ohlmarks, Şamanizm'i Kutup Bölgesi'ne has bir özellik olarak görmekteymiş diyor yazar ama sonra ekleme yapıyor. "Şamanizimin yaygınlığını düşünürsek eğer sadece o özellikle açıklanmaz gibi görünüyor. (Kısacası) Asya'da ve yeryüzünün diğer bölgelerinde Şamanizme değişik biçimlerde rastlamak OLASIDIR."

Kitabın dikkatimi çeken bir bölgesinde yazar şöyle yazmış. "Arap Müslümanlığı Türk düşmanı" bu şekilde tüm Arap Müslümanları su götürmez bir düşmanlık atfetmiş.  Üstüne İslam, Türkler ile tanıştığında, oldukça farklılaştığını iddia etmekte. Yani o, saf, duru İslam yerine başka bir İslam geldiğini de iddiaları arasına katıyor.

Ayrıca garipsediğim bir cümlesi var. "Hz. Muhammed, İslamiyet'in ilk peygamber(!)...." Şimdi Hz.Muhammed sonrası başka bir İslam peygamberi mi gelmiş, yani? diye düşündürüyor. Oysa kitabımızda O'nun "Son Peygamber" olduğunu biliyoruz.  Sonra ise hemen hemen tüm kitaplarında olduğu gibi konuyu Hz.Ali ve Alevilik olayına bağlamış. (İleride Şamanizm ve Alevilik arasında da bağ kuracak kitabın.)

Diğer iddiası; Hz. Muhammed ölümünden sonra Hz.Ali'yi yerine düşündüğü ve bunu yakınındaki insanlara da açıkladığı ama ölümünün ardından düşündüğü gibi olmadığı yönünde. Hatta Hz.Ömer ve Hz.Osman'ı "Emevilerin temsilcileri" deyip, Hz.EbuBekir'i oldu bitti ile halife yaptıklarını, Hz.Ali ve Hz.Fatma'nın da bu durumdan son derece rahatsız olduklarını iddia ediyor.

Sonra ise tipik bir bilgi daha verir. "Türkler zorla İslamlaştırılmıştır."

Kitabın diğer bölümlerinde de Şaman duaları/ilahileri verir.

Kitap hakkındaki genel görüşüm: Açıkçası neresinden tutsam da yazsam, konuşsam bilemedim. Sırayla mı gidelim?

  1. Şamanizm bir DİN DEĞİLDİR! Sadece yayıldığı yerde din etkisi göstermiş bir çeşit yaşam felsefesidir. Hali ile yazarın iddia ettiği gibi "en eski dinlerden biridir." maddesi külliyen yalanlanmış olmakta.
  2. Türkler'in İslam öncesi dini Şamanizm değil(zaten 1.madde de gördük ki Şamanizm din değil.), Tengriciliktir. Yani KÖK-TENGRİ dinidir ki tek bir ilah ve cismi şekli vs. yoktur. Göklerde yaşar ve onu göremeyiz mantığı hakimdir, aynı İslam'daki gibi. Eli göğe açıp dua etme geleneği buradan gelir. Ama Türkler'in Tengricilik haricinde de içine girdikleri dinler vardır. Unutmayalım ki Türkler tek bir boy halinde yaşamazlardı. Zaman içerisinde bu boylar Budizm, Musevilik ve Hristiyanlık gibi inançlara da girmiştir. Bugün Yakut Türkleri halen Hristiyan, Hazar Türkleri de Musevidir. Ve Türk boylarının büyük bölümü de Müslümandır. (Bugün ile dünü yer değiştirin. İslam'ı Tengricilik yapın. Durumu anlarsınız. :)  )
  3. Türkler'de Şaman diye bir şey yoktu. İsmine KAM dedikleri bir oluşumları vardır. Ayrıca yazar Çin kaynaklarını vermiş ama Çin, Bizans ve İslam kaynaklarının hiç birinde ŞAMAN kelimesi geçmez. Bu durumda yazar bilgileri kendince yorumlayıp "şaman" olarak atfetmiş.
  4. Şamanizm zamanında bir Rus tarihçinin iddiası üzerine dünyaya yayılmıştır ama kanıt? Bu yüzden zırtp pırt, eskiler hep bu iddiayı yenilemiştir. Oysa Fransız bir tarihçi Şamanizm diye bir din olmadığını ispat etmiştir.
  5. İlk verdiğim alıntı da "OLASIDIR" diyerek bile bize bilimsel konuşmadığını, tamamen kendi kanaatini yazdığını göstermekte yazar.
  6. İslam'ın değiştiğini, farklılaştığını iddia etmekte, Arapların aşırı bir Türk düşmanı olduğunu söylemekte. İlginçtir, bu lafa daha öncede rastladım. Ama kimse bu konuda KANITLARI ile SOMUT örnekler sunmamış. Muhakkak ki Araplar arasında, şimdi olduğu gibi, ırkçı denebilecek aşırılıklar ortaya çıkmıştır. Maalesef aynı durum bizim için bile bugün geçerli değil mi? Kaç tane Alevi karşıtı, Kürt karşıtı, Arap karşıtı hatta İslam karşıtı insan var, biliyor musunuz? Elbette biliyorsunuz! Ama bunları tüm bir kesime, toptan bir mezhebe, dine ya da ırka, devlete atfetmek ne hakkaniyete sığar, ne de bilimsel bir nitelik taşır.
  7. Yazar İslam hakkında ne kadar bilgi sahibi bilmiyorum. Hz. Muhammed için İslam'ın ilk peygamberi demiş. Ya burada hata yapmış ya da gerçekten bu şekilde düşünüyor ki hadi o hata yaptı, kitap basım aşamasına gelene kadar önce en az iki kişinin(özellikle editör'ün) elinden geçmiyor mu? İnsan bu kadar basit bir bilgiye vakıf iken "Cemal Bey, burada doğru yazdığınızdan emin misiniz?" dememiş midir? Ben olsam derim.
  8. Hz.Ali'nin halife yapılacağı iddiası ise ayrı bir iddia konusu. Bu konuda gene bir kaynak sunmamış. Ama tarih bize söyler ki Hz.Muhammed'in ölümünden sonra dört halife döneminde halifeler, ileri gelenlerin seçimleri ve mutabık olmaları ile seçilmiştir. Ondan sonra ise halifelik seçim düzeni değişikliğe uğramıştır. Hz. Ali makam delisi midir ki halife seçilmedi diye tavır yapacak, rahatsızlık duyacak? Hz. Ali'nin ilmi herkesçe bilinmektedir. İslam bilgini bir adamın, kalbi böyle şeylere karşı dayanıklıdır, merak etmesin yazar. Ayrıca Hz. Ebubekir'in herkesçe çok sevildiği, Hz.Muhammed'in en yakını olduğu, Sıddık lakabı verildiği ve yaşarken cennet ile müjdelenenlerden biri olduğu kesin olan bir insanın ilk halife olarak seçilmesi kadar doğal bir durum olamaz. Hz.Muhammed'in isteğine karşı çıkacak biri de değildir Hz.Ebubekir. Peygamber öyle demiş olsa idi o da ne olursa olsun Hz.Ali'yi halife yapardı. Ayrıca farz edelim ki Hz.Ali oldu olacaktı ama herkes Ebubekir dedi. Bence Hz.Ali hemen geri çekilir, "Ya Ebubekir sen halife ol." diyecek kadar nefsini ezmiş bir insandır. Zira benim gibi bir insan bile bunu yapacak karakterde ise Hz.Ali gibi büyük bir alim nasıl yapmaz? Ben Hz.Ali'ye kendime de bakarak böyle bir yakıştırma yapıyorum, siz ise kendinize bakıp aksi yönde yakıştırma yapabilirsiniz. Sonuçta kim ne derse desin tarih, değişmeden orada ve Allah her şeyi iyi biliyor.
  9. Tarihi kaynaklar (bir çok tarihçinin verdiği bilgi ile ki elimde bu kaynaklar bol bol var. Bir kısmını Türkler Niçin Müslüman Oldu? kitabının eleştirisinde yazdım.) Türklerin zorla İslamlaştırılmadığını aksine kendi inanç düzenlerine ve yaşamlarına uygun olduklarını gördükleri için kabul ettiğini yazar.
  10. Hz.Ömer ve Hz. Osman için yaptığı emevi temsilici iddiası da ilginçtir. Ne de olsa dört halife dönemi sonrasında Ebü Süfyan'ın oğlu tarafından kurulduğunu düşünürsek. Tipik bilmem ne bakışı işte.

SON OLARAK:
1- Yazar'ın verdiği bilgilerin hiçbir TARİHSEL KAYNAK NİTELİĞİ YOK! Kaynak diye sunduğu "Çin kaynağı şöyle der.", "Tarihçimiz Şu Şu şöyle demiştir." diyerek verdiği bir ya da iki cümlelik alıntıların üzerine yaptığı yorumlardan ibaret bir kitap var elimizde. Çoğunda o "alıntı üzerine yorum" dahi yapmamış, doğrudan kendini kaynak göstererek bilgiler vermiş. Kaynak gösterdiği tek şey ise ŞAMAN DUA/İLAHİLERİ diye sunduğu bölüm. Hepsine baksak bir ya da iki tane Ülgen ismine benzer put isimlerini görürüz ama bunun dışında her zaman Tengri ismini görüyoruz. Bu bilinenin aksine cins değil ÖZEL isimdir.

2- Benim kanaatim, yazarın amacının pek de iyi yönde olmadığı yönünde. Burada Türkler, özellikle Alevi Türkler, İslam ile bağı kopartılıp, Şaman inancına yanaştırılmaya amaçlanıyormuş gibi. Zaten Şaman-Alevi bağları kurulmuş sık sık. Bu son dönemlerde çok yaygın olan bir uğraş, maalesef. Neyse arzu eden şaman olabilir. Bir kayıp yaşamış olmayacağız. Bir insan İslam'a antipati duyup, Şama ve Alevilik benzermiş ben Şaman olayım, daha mantılı derse zaten öncesinde bile bizden değildi ki şimdi kayıp yaşamış olalım, değil mi? Gerçi yazarın şaman ve Alevilik arasında bağ kurmasını yalanlamıyorum. Şaman demeyelim ki eski Türk adetleri diyelim. İran Şii'leri de o şekilde bağ kurup, fazla hoş gözle bakmıyorlar. Ama bence kitabımız bir, peygamberimiz bir, Allah'ımız bir olup, ibadetlerimizi yaptıktan sonra, semah dönmeleri vs. aykırı vs. değil ki. Abes bile değil. Benim Anneannem namazında niyazında, haccında bir Müslüman Alevisi idi. Alevi seması dönmüşlüğü var mıdır bilmem, muhtemelen yapmıştır ama baştan aşağı bir inançlı Müslüman kadınıydı, şaman değil!

Ama Alevi ayağına yatıp Ateist olanlar, Aleviliği bir din kabul edenler var(Bknz: Hüseyin Aygün. Din demiştir.). BAZI(bunlara karşı çıkan dernekler yok mu sanıyorsunuz?) Alevi dernekleri de "Biz de namaz oruç yok." diyerek aslında Hüseyin Aygün'ü desteklemiştir. Aman bu emperyalist oyunlarına dikkat edelim. Halkımızı İslam ile olan bağını kopartıp, sapkın inançlara sokup, dağıtmak istiyorlar. Çünkü bizim, halkımızın, en büyük gücü İSLAM İNANCIMIZDAN gelmektedir.

Böyle yazarlara, siyasetçilere, gazetecilere imkan vermeyelim. Bunlar hep emperyalist uşaklığı yaparak, kendi çıkarları için, insanımıza zarar vermeyi göze alıyorlar. Baksanız neler var. Açılışta Marmaray yıkılsın diye dua eden var. Böyle bir şey olur mu ya!

Kitap önerisi: Elinizi sürmeyi bırakın, gözünüz ile bile dokunmayın derim. Yine de siz bilirsiniz.
Puan: 10/ Eksi (-) 10


Kitap Fiyatı: 15 (Şu yeni basımın.)

TARİHÇİLERDEN ŞAMANİZM VE KÖK-TENGRİ İNANCI HAKKINDA AÇIKLAMA